İKTİDAR partisi içinde baş gösteren anlaşmazlık o hale geldi ki “hiçbir örtü” bu anlaşmazlığı “örtmeye” yetmiyor!

Ne Başbakan’ın çektiği rest, ne akil insanların uyarısı iktidar partisi içindeki anlaşmazlığı örtemiyor!

Anlaşmazlığın ayakucu örtülse, başucu açılıyor! Başucu örtülse, ayakucu açılıyor! Biri susturulsa, öteki konuşmaya başlıyor!

Ötekisi etkisiz hale getirilse berikisi açıyor ağzını, yumuyor gözünü!

Arınç-Gökçek arasındaki laf dalaşını değerlendiren AKP Genel Başkan Başdanışmanı Hüseyin Çelik bakın neler diyor:

“Cumhurbaşkanı bize kendi meselemizi medyada, çarşıda pazarda konuşmayacağız dedi ama son hadisede Cumhurbaşkanı hadiseyi başlatan kişi oldu!

Dünyanın en büyük tepesi Everest tepesidir. Everest tepesi oradaki varlığı ve duruşunu Himalayalar’a borçludur. Himalayalar olmasa Everest olmaz. Sayın Erdoğan’ın parti içindeki duruşu Everest’tir ama o Himalayalar üzerinde duruyor.

Gömleğin üst düğmesini yanlış iliklerseniz aşağıya kadar yanlış gelir!”

AKP Genel Başkan Başdanışmanı Hüseyin Çelik bu sözlerle ne demek istiyor Demek istiyor ki:

Biz olmazsak Erdoğan da olmaz! Ya da, “Biz varsak Erdoğan da vardır” diyor! Bu tespitler, “Haklı mı ” diye sorarsanız cevabımız, “Yerden göğe haklı” olur!

Şayet Erdoğan bugün bir başarıyı yakalamışsa bunu elbette tek başına yapmamıştır! Yanındakilerle birlikte yapmıştır!

Bugün onları, “Ben konu mankeni değilim” diyerek görmezden gelirse bu bir bakıma, “Asıl konu mankeni onlardır” demekten başka anlama gelmez!

Siz eğer, “Kendi meselemizi medyada, çarşıda, pazarda konuşmayacağız” dedikten sonra cümle âlemin içinde meselelerinizi tartışmaya açıyorsanız mücadeleyi baştan kaybetmişsiniz demektir!

Ve Hüseyin Çelik tarafından yapılan benzetmeler türü eleştirileri hak etmiş olursunuz!

Gömleğin üst düğmesini yanlış iliklemişseniz aşağıya kadar tüm iliklemelerin yanlış olacağına kim itiraz edebilir

Kimse itiraz edemez tabii! Bize kalırsa Erdoğan da bu açıklamaları böyle okumalı ve giderek yalnızlaştığını görmelidir!