12 Eylül 1980 darbecilerinin hukuksuz kanunlarına göre sürülen bir arkadaşım gittiği ilçede Pazartesi günü derslere başlar, Cuma günü halka vaaz verir.

Bir ay sonra bütün lisede onun sözü geçer olur.

İki kız hariç bütün kız öğrenciler başlarını örtmeye karar verirler.

Cuma vaazında lisede kızı olanlar bugün evlerine bir başörtüsüyle gitmelerini ve kızlarına hediye etmelerini söyler.

Pazartesi günü Bayram merasiminde iki kız hariç hepsi örtülüdür.

Öğretmenin, müdürle olan macerasını anlatmayacağım.

Öğretmeni, kaymakam çağırır ve “İlçeler arasında folklor yarışması yapılacak. Bu çalışmaya katılan kız öğrencilerin başörtüsüne karışma gerisine istersen çarşaf giydir” der.

Kaymakam, öğretmeni daha öncesinden tanıdığı ve onunla başa çıkamayacağını bildiği için bu ricada bulunur.

Öğretmen, “Kaymakam bey, çocukluğumda okuduğum hikayelerden birinde bir dev sene de bir defa köye gelir bir kızı alır götürür ve yermiş. Köylüler de o gelmeden kızlar arasında kura çeker ve kime isabet ederse onu verirlermiş. Ben bu hikayedeki kızlar için çok gözyaşı döktüm. O olay hikayeydi ama cehennem gerçektir. Bu kızlar benim sözümü tuttukları sürece ben bir tanesini cehennem devine vermemek için çalışırım” diye cevap verir ve başarılı da olur.

Öğretmene hiç bir şey olmadı mı

Olan, korkaklara olur.

Korktuğu başına gelir.

Öğretmenin korktuğu yok ki başına gelsin.

Ankara Milli Eğitim Bakanlığı’nda yetkili biri, öğretmeni hiç tanımadığı halde korumaya alır.

Kılına zarar vermeye çalışanı hiç tanımadığı halde icabına bakar.

Konferans vermeye gittiğim il ve ilçelerde salona toplu halde gelen ve toplu halde oturan öğrencileri görürüm.

Sorduğum zaman İmam-Hatip öğrencileri olduğunu haber verirler.

Bir çok İmam-hatip okuluna konferans vermeye çağırıldığım halde bir kaç lisenin dışında çağırılmadım.

Çalışkan bir din dersi öğretmeni İmam-Hatipte görevli ise davet ediyor, düz lisede ise davet etmiyor.

İmam-Hatip öğrencilerini sınıfça alıp konferansa götürüyor, lisede çalışıyorsa onları konferansa götürmek aklına gelmiyor.

Bunların hepsi aynı yaşta. Kanları deli deli akıyor.

Biz, yedi milyarın gönlüne Kur’an’ın tarif ettiği imanın girmesi ve cehenneme bir tek insanın kaptırılmaması için çalışırsak kendimizi kurtarmış oluruz.