Tasarruf tedbirlerinin acı reçetesi yoksulun, fakirin, engellinin canını yakarken; saraylarda şatafat, ihtişam içinde zevk-ü sefa edenlere hiç dokunmuyor. Devleti idare edenlerin bu durumları olağan sayması ve de normal görmesi insanlık adına utanç verici, düşündürücü ve de vahim sayılacak kadar vicdanlara tesir edicidir. TBMM Başkanı, “Öyle vekil arkadaşlarımız var ki, bir tek maaşları var” diyor. Anlaşılan bunu da üzülerek söylüyor. Şimdi sormak gerekmez mi, “Kaç tane maaşı olması lazım?” Emekliye gelince bütçe açıklarını bahane ediyorsunuz. Engelliye verilen sadaka niteliğindeki yardımları çeşitli bahanelerle, dolaylı yollardan kesmeye çalışıyorsunuz. Sağlık Kurulu Rapor Yönetmeliğini değiştirerek binlerce engellinin rapor derecesini %40’ın altına düşürerek engelli haklarından mahrum ediyorsunuz. Sonra da tek bir maaş alan milletvekilinin durumunu yadırgıyorsunuz. Milletvekillerinin haklarını bu derece savunan başkandan biraz da mazlumların, garibanların, sadakaya muhtaç edilen engellilerin haklarını da koruyup kollama basiretini ve hassasiyetini gösterse keşke…
Hak, hukuk, adalet duygusunu içinde taşıyan, hesap gününe inanan ve bu minval üzerine yaşayan ya da yaşadığını iddia eden devlet adamı da veyahut sıradan vatandaş da olsa toplum önünde dürüst olması gerekir.
Ekonominin bu kötü tablosu terör çeşitlerini de artırdı. Birincisi kadın cinayetleri, aile terörü. Trafik magandaları terörü, uyuşturucular terörü, dahası ev sahibi-kiracı terörü... İktidarın marifetleriyle oluşan terör çeşitleri… Eylem ve söylem birbirine uymayınca demek ki sonuç bu oluyor, maalesef.
Yine bugünlerde bizi derinden üzen bir husus da 28 Şubat sanıklarının affedilmesi… Biz inanıyoruz ki, 28 Şubat post-modern darbe olmasaydı, 54. Hükümet bir yıl daha görevine devam etseydi ne yukarıda saydığımız terör çeşitleri meydana gelecekti, ne de ekonomik tablo böyle kötü olacaktı. Fakirlik ve yoksulluk da olmayacaktı. Bütün bu saydığımız kötülüklere sebep olan 28 Şubat post-modern darbe sanıklarının Cumhurbaşkanı tarafından affedilmesi; yoksulun, dar gelirlilerin ve engellilerin bağrına saplanmış bir hançer gibidir. Anlaşılıyor ki, adaleti savcılar, hakimler tayin etmiyor. Cumhur İttifakı’nın yetkilileri dizayn ediyor. Saadet Partisi’nin iki müşahidini öldüren katil maalesef affedildi. Kul hakkına giren bu canileri Allah affetmezken, Sayın Cumhurbaşkanımızın affetmesi hangi adaletin tecellisidir? Bu adalet Nuşirevan adaleti de değil... Hz. Ömer adaleti de asla değil... Olsa olsa kapitalist, laik ve dünyevileşmenin getirdiği bir sonuçtur.
Bu arada İran Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı’nın elim bir helikopter kazasında hayatlarını kaybetmesinden dolayı derin bir üzüntü duyduk. Kendilerine Allah’tan rahmet, İran halkına da başsağlığı diliyoruz. Umarız ki bu olayda Siyonistlerin eli yoktur, vesselam...
Caniler affediliyor, mazlumlar içeride...
İsrafil Bayrakçı
Yorumlar (1)
En Çok Okunanlar
Süreçte tansiyon yükseldi: Bayık'tan Öcalan şartı
1 dakika bile oynamadan gitti! Fenerbahçe'de şok ayrılık
Fenerbahçe Çağlar Söyüncü'nün sözleşmesini feshetti: Milli stoper Süper Lig ekibine transfer oluyor
Mazlum Abdi'den ''Türkiye'ye gelecek misiniz?'' sorusuna yanıt
Adliyede sakız krizi: Gökçek'lerden ve Ağırel'den açıklama geldi
İŞKUR TYP kura sonuçları 2026 TAM LİSTE TÜM İLLER! Hangi iller yayımlandı, isim listeleri nereden bakılır, asil ve yedek liste nasıl öğrenilir?
Marmara'da Batan Geminin enkazına ulaşıldı! Yeri tespit edildi
Şiddet görüntüleri sızdı: CHP'de beklenen istifa geldi
Melih Gökçek adliyede: Sakız çiğneyerek ifadeye girmesi dikkat çekti
Recep Çevik kimdir, nereli, kaç yaşında, hangi görevlerde bulundu, Sayıştay Başsavcısı olarak nereye atandı?