Erzurum İslami İlimler Fakültesi hocalarından oluşan bir grup, otobüsle Irak üzerinden umreye gidiyor. Tabii giderken gerek namaz kılmak için ve gerekse büyük âlimleri ziyaret etmek için çeşitli yerlerde cami ve medreselere uğruyorlar. Her uğradıkları yerde daha sonra aralarında bir değerlendirme yapıyorlar. Değerlendirmelerin hemen hemen hepsi hocaların kendi uzmanlık alanları ile ilgili oluyor. Sanat tarihçisi yapıların fiziki durumundan, hat hocası içerisindeki hat yazılarından, fıkıh hocası ziyaret yerlerinde karşılaştığı fakihlerden bahsediyor. Kısacası her bir hoca daha çok kendi ilgi alanına giren şeyleri görmüş ve onlar hakkında konuşmuş. İşte bu misalde olduğu gibi ben de her gittiğim yerde gözüm ilk olarak kitaplıklara takılır. Özellikle de camilerdeki kitaplıklar.

Öncelikle bu konuda Diyanet İleri Başkanlığı’nın 2015 yılında yayımladığı çok güzel bir genelge olduğunu hatırlatmak isterim. Bu genelgede şöyle denilmektedir:

“Kadim geleneğimizde olduğu gibi günümüzde de camileri kitaplarla buluşturmak, her bir camimize mütevazi de olsa bir kitaplık/kütüphane kazandırmak, var olan kitaplıkları/kütüphaneleri zenginleştirmek, kitaplar vasıtasıyla toplumu dini konularda aydınlatmak, okuma alışkanlığı kazandırmak, camilerimizi ilim ve irfan mektebine dönüştürmek amacıyla cami kitaplıkları/kütüphanelerinin kurulması, var olanların yeniden düzenlenmesi ve zenginleştirilmesi bağlamında ülke genelinde bir çalışma başlatılacaktır.

Bu çerçevede:

• Kitaplığı veya kütüphanesi olmayan cami ve mescitlerde kitaplık/kütüphane oluşturulacaktır.

•  Cami ve mescitlerdeki mevcut kitaplık veya kütüphanelerde ise, cami veya mescidin iç estetiği dikkate alınarak fiziki açıdan iyileştirme ve içerik olarak zenginleştirme çalışmaları yapılacaktır.

• İbadet huşuunu bozmaması için cami veya mescit kitaplıkları kıble istikameti dışında caminin/mescidin yan kısımlarında uygun bir yerde konumlandırılacaktır.

• Kitaplık/kütüphane cami müştemilatında özel bir mekânda oluşturulacak ise, kitaplık/kütüphane için gerekli tüm tefrişat yapılacak; bilgisayar, yazıcı, fotokopi makinesi, internet bağlantısı vb. ihtiyaçlar karşılanmaya çalışılacaktır.

• Cami görevlileri, okuma saatleri planlamak ve teşvik etmek suretiyle cemaatine okuma alışkanlığı kazandırmaya yönelik çalışmalar yapacak, cemaatinin cami kitaplığından/kütüphanesinden daha etkin bir şekilde istifade etmesi için rehberlik edecektir.

Onbir maddeden oluşan bu genelgeye göre hareket edilse gerçekten cami kütüphaneleri çok aktif hale gelecektir. Bunun İstanbul’da nadir de olsa çok iyi örnekleri vardır. Bağcılar’da İstoç Camii, Topkapı’da Oto Tamirciler Sitesi Camii, Sultangazi’de Yeni Camii gibi. Buralarda kitaplıklar tam da genelgede yayınlandığı gibi cami yan ve arka taraflarına yapılmış ve kitaplar güncellenmiş durumda. Ama benim görebildiğim kadar bu birkaç örnek dışında camilerdeki kitaplıkların hali felaket kötü. Birkaç gün evvel Fatih’te her şeyiyle yenilenmiş tarihi bir camide namaz kıldım. Kıble tarafına bir kitaplık konmuş. Kitaplığın kendisi de yeni. Ama içerisine tümüyle eski kitaplar doldurulmuş. Birçoğu da gazetelerin dağıttığı takım eserlerin muhtelif ciltleri. Yine Beylikdüzü’nde E-5 kenarında çifte minareli yeni yapılmış çok güzel bir cami var. Burada bir Cuma namazı kıldım. Cami de içerisindeki kitaplık da yeni yapılmış. Ama kitaplar her yerdeki gibi eski püskü. Ayrıca takım kitapların muhtelif ciltleri...  Gazete promosyonları...

Bizim insanımızda ne hikmetse camilerin inşaatına milyonlarca lira harcıyorlar ama birkaç bin lira harcayarak cemaatin özellikle de gençlerin okuyacakları kitapları alma yoluna gitmek yerine, evlerindeki eskimiş, kendilerinin dahi okumadıkları kitaplarla cami kitaplıklarını dolduruyorlar. Öyle anlaşılıyor ki yayınlanmasının üzerinden altı sene geçmiş ama hiçbir şey değişmemiş. Camiler için aynı zamanda bir kirlilik oluşturan, köhnelik  hissi veren bu duruma son vermek için mutlaka denetimler yapılmalı ve camilerin ibadet merkezi olmasının yanında aynı zamanda ilim ve irfan merkezi olmalarının şartları hazırlanmalıdır. Bu manada en azından imamlara özellikle ikindi-akşam veya akşam-yatsı arası camilerde bulunmaları da sağlanarak tüm mahallelinin dini eğitimine katkı sunmaları sağlanmalıdır.