Hava soğuktu bir çocuk morarmış parmaklarını açmış

yalvarmaklı bir yüz ifadesi ile bakıyor ve dileniyordu. Başını okşadım ve adını

sordum. Musa dedi. Bir kaç soru daha sormaya çalıştım fakat cevap vermek

istemedi. Belli ki, dışarıda nasıl davranması, nasıl yaşaması gerektiği

konusuna özel telkinler almıştı. Aynı cümleleri tekrar ediyor ve gözüne

kestirdiği kişilerin peşini bırakmıyordu. Musa nın oyuncakları, oynayacağı

arkadaşları, sevgi dolu yuvası yoktu. Onun çocukluğu çalınmıştı. Kaybettiğiniz

eşyaları telafi edebiler yerine koyabilirsiniz. Ama çalınan çocukluğunuzu kimse

size geri getiremez. Bu en büyük kayıptır. Musa çalınmış çocukluğunu sokaklarda

arıyordu.

Çevrenizde geçmişten keşke diye söz eden ve kaybolmuş

çocukluğunu arayan erişkinler görürsünüz. Sizinle aynı toprak parçasında yaşar

aynı havayı solurlar. Ama gözlerinde bir hüzün, yüreklerinde bir burukluk

vardır. Her şeye sahibim ama mutlu olamıyorum derler. Biraz konuştuğunuzda bu

insanların çalınmış çocukluğun acısı taşıdıklarını görürsünüz. Söze ben

oynayamadım, çok baskı ile büyüdüm, annem beni hiç anlamadı, babam sevgisini

gösteremezdi diye başlarlar. Siz onların ilerlemiş yaşlarına rağmen hala

geçmişte takılıp kaldıklarını ve bir adım dahi gidemediklerini görürsünüz.

Çocukluğunu geri istercesine yüzünüze bakar ve hüzünlenirler.

Çocukluğu çalınmış gençler görürüz Sokaklarda kalır,

ekmeksiz aşsız sevgisiz yaşar ve suç odağı olarak görülür. Biz o çocuklardan

adamca davranmalarını bekleriz ama boşuna. Çünkü vermediğimiz şeyi alamayız,

onlara böyle bir beklenti yükleyemeyiz. Tamam, onların çocukluğunu geri

getirmemiz mümkün değil Fakat en azında şefkatle yaklaşıp anlamaya

çalışabiliriz.

Çocukluğu çalınmış insanların ortak özellikleri vardır.

Mesela insanlara güvenmezler, kuşkucu ve tedirgindirler, sevgi açlığını yoğun

şekilde yaşarlar ve kendilerine sevgi gösteren kimselere bağımlı kalırlar. Bir

arayış içindedirler, o günlerden kalan sevgisizliği bir şekilde giderip

hayatlarına devam etmek isterler. Ama bu pek te kolay iş değildir. O yüzden bizler

bu kimseleri anlayamaz ve peşinen yargılarız. Oysa istedikleri sadece bir nebze

anlayış ve bir yudum sevgidir. Ama bunu onlardan esirgeriz.