Geçtiğimiz ay yirminci yaşımı doldurdum. Arkadaşlarım

telefonla aradılar ve sen ne kadar büyüdüğünü iddia edersen et annen bunu

kabul etmeyecektir dediler. Utandım, çünkü biz gençler birbirimizi hem çok

severiz hem çok rencide eder yerden yere vururuz. Anne sen beni küçük bir bebek

gibi görüp kendimi geliştirmeme izin vermiyorsun. Son günlerde lakabım

muhallebi çocuğu oldu ama bunu sana anlatamıyorum.Arkadaşlarımla bir araya

geldiğimde burada bağımsız bir bireyim, kendi irademle hareket edebilirim diyorum,

tam da o sırada kapıda bitiveriyorsun. O da yetmiyormuş gibi elindeki

çikolatayı uzatıp zihnini açar diye başlıyorsun nasihat etmeye.

Sen gittikten sonra arkadaşlarım gülüyor ve sen daha

bebeksin diyorlar. Büyükannemi ziyarete gidiyorum, sayısız kere arıyor ve

yemeğini yedin mi, çayını içtin mi, yatarken üzerini örtmeyi unutma diyor ve

bana bebek muamelesi yapıyorsun. Büyümek istiyorum ama bana fırsat

vermiyorsun.Sabahları yatağımı düzeltmek için yarım saat erken kalkıyorum.

Yüzümü yıkamak için lavaboya geçiyorum geldiğimde odamın toparlanmış olduğunu

görüyorum.

Bir kere de olsun, ütümü kendim yapmak, yemeğimi kendim

hazırlamak, okuyacağım kitabı, alacağım giysileri ve arkadaşlarımı kendim

seçmek istiyorum. Hem bu senin için de iyi olabilir. Ama ne zaman harekete

geçsem dur sen yapamazsın diyor ve müdahale ediyorsun. O yüzden

arkadaşlarımla bir araya geldiğimde komik duruma düşüyorum. Onlar her şeyi

biliyorlar ben ise üç yaşında bir çocuk gibiyim. Seni çok seviyorum ama lütfen

büyümeme izin ver. Geçenlerde arkadaşım hak vaki olur da annenden ayrı kalırsan

ne yapacaksın dedi irkildim. Evlendiğinde de ben seni bırakmam hep yanında

olurum diyorsun ama hayatın içinde hastalık var ölüm var ayrılık var. Ama ben

senden uzaklaştığım anda sudan çıkmış balığa dönüyorum.

Bana yapamazsın dedikçe kendimi yetersiz hissediyor ve

her şeyi bırakıyorum. Eğer bana fırsat verirsen arkadaşlarım gibi ben de

ayaklarımın üzerinde durabilirim. Bana inan, bana güven ve bana fırsat ver.

Büyüklerimiz her şeyin fazlası zarar demişler, beni sevgi

ve ilginle boğuyorsun anne, beni kendine bağımlı kılıyor ve alanımı

kısıtlıyorsun. Bu vaziyette hiçbir şey yapamam, lütfen beni anla!

Bana yapabilirsin, başarabilirsin sana güveniyorum, odanı

kendin topla, yemeğini kendin hazırla ihtiyacın olan her şeyi kendi çabanla

elde et de. Aksi takdirde, ileriki yıllarda hep senin himayene ihtiyaç duyacak

ve direncimi iyice kaybedeceğim.