Hani faziletli gün ve geceler vardır; kadir gecesi, Mirac gecesi, Cuma günü (Üzerine güneş doğan günlerin en hayırlısı Cum’a günüdür) ve arefe günü gibi.
Mukaddes zaman dilimleri vardır; üç aylar, Duha vakti (Kuşluk vaktine andolsun) gibi.
Kutsal mekânlar vardır; Hac/Kâbe, Medine ve Kudüs. “Allah elçisine hangi amelin daha faziletli olduğu sorulunca şöyle buyurdu: Allaha ve Resulüne iman’. Sonra hangisi denildi. Allah yolunda cihad’, buyurdu. Sonra hangisi sorusuna ise; “mebrûr hac”, cevabını verdi” (Buhârî)
Birde kutsal bir taş; Hacerü’l-Esved (siyah taş). Onu değerli kılan, haccın menâsikinden (kurallarından) olması ve Rasûlullah’ın onu öpmesi nedeniyledir. Hac’da tavâfa Hacerü’l-Esved’den başlanır ve yine onunla bitirilir. Tavâf esnasında Hacerü’l-Esved öpülür, bu imkân olmadığı takdirde elle dokunulur, bu da mümkün olmazsa uzaktan “ Bismillah-i Allah-u Ekber” diyerek selâmlanır.
Kâbe’yi ziyaret edenlerin Hacerü’l-Esved tarafından kayıt edildiğine inanılır hatta onu öpen dokunan ve selam verenlerin resimlerini çekildiğine de… Hacerü’l-Esved’in böyle bir rolü olup olmaması bir yana ama kişinin yaptığı tüm davranışların; Kiramen ve Kâtibin melekleri tarafından yazıldığı/not edildiği ayetlerle sabittir.
Hac veya Umre yapmak diğer bir ifade ile Kâbe’de (Mescid ül-Haram) bulunmak; içtimada yoklamada bulunmak gibidir. Çünkü oraya gidenler evlerinden itibaren özellikle Kâbe’ye yaklaşırken; denizler mürekkep olsa ve ağaçlar kalem olsa anlamını yazmakta tükenecekleri şu ilahi sözleri haykırırlar;
“Lebbeyke Allahumme Lebbeyk, Lebbeyke Lâ şerîke Leke Lebbeyk. Inne’l-hamde ve’n-ni’mete leke ve’l-mülke, Lâ şerîke leke.” Anlamı; Buyur Allah’ım buyur, buyur Senin ortağın/şerikin yok buyur, hamd Sanadır, nimet Sanadır, mülk Senindir, Senin ortağın/şerikin yoktur.
Evet, Hacc; hali vakti ve sağlığı yerinde olanlar için yıllık bir içtima vaktidir. Oraya gidenlerin adları okunur ve onlarda “burada” diye cevap verirler. Tavaf esnasında Hacerü’l-Esved’e uzanan dudaklar, sürülen eller ve uzaktan selamlamalar; kulluk içtimaında/toplantısında hazır bulunanların; ben buradayım demesidir.
Ama içtima vakti ya da alanı yalnızca hac vakti ve Kâbe’nin etrafı değildir. Asıl içtima vakti ve alanı; namaz vakitleri ve camiler/mescidler ile seccade alanlarıdır. Her ezan bir çağrıdır ilahi içtimaa. Her namaz vakti bir ilahi içtima vaktidir. Ve her mescit/cami içtima alanıdır; ilahi yoklama alanıdır.
Ezanla birlikte ilahi içtimaa hazır olan kadın/erkek Müslümanlar; (sanki Hacerü’l-Esved’in önünde) bulundukları yerden Kâbe’ye yönelmiş olarak tekbir için ellerini kaldırarak “Lebbeyke Allahumme Lebbeyk” buyur Allah’ım buyur diyerek; içtimada hazır olduklarını dile getirmektedirler.
Her ezan sesine karşılık “Burada” demek Müslüman olmanın ve Allah’a itaat etmenin bir göstergesidir. Meleklerde “Burada” demişlerdi… Ancak şeytan demedi. Çünkü o secde edenlerden değildi.
Burada…