Seçim telaşı sona erdi. Sonuçlar ortada. Seçmen iradesi sandığa böyle yansıdı. Oy dağılımı, -AK Parti ve yandaşları dâhil- herkes için sürpriz oldu. Bu arada en çok yanılan anket firmaları oldu.

“Seçmen ne dedi” diye başlayan cümleler seçim sonrası sıkça kurulur. Şayet biz de bu soruya cevap bulacaksak, özellikle Meclis’te bulunan partiler için şunları söyleyebiliriz.

Seçmen;

AK Parti’ye ev ödevi verdi,

CHP’ye “yerinde say” dedi,

Milliyetçiliğe prim vermedi.

AK Parti’nin alacağı oy herkes tarafından merak ediliyordu. Tahminler en fazla yüzde 45-46’ları gösterirken, yüzde 50’ye yakın oy aldılar. AK Parti adeta küllerinden yeniden doğdu. Bu partiyi bir defa daha tek başına iktidara taşıyan sebeplerin başında; istikrar ve güvenlik meselelerinin geldiği bir gerçektir. 7 Haziran’da karşı çıktıklarını 1 Kasım’da kendi elleriyle vaat listesine yerleştirdiler. Gene kendilerinin sebep olduğu birçok sorun daha sıralamak mümkün. Sonuçta halkın iradesi bu şekilde tecelli etmiştir. Her parti sandıktan çıkan sonucu yetkili kurullarında değerlendirir, verilmek istenen mesajı yorumlar ve gereğini yerine getirir.

Seçim sonuçları her bakımdan önemli bir göstergedir. Elde edilen netice, sonrası için oldukça anlamlıdır. Sonuçları iyi okuyan, mesajı alan, kendisini gözden geçiren yapılar ancak kalıcı olabilirler. Türkiye’nin siyasi tarihi bu manada yaşanmış örneklerle doludur.

Şu gerçek asla göz ardı edilmemeli: Birçok kişi, AK Parti’nin miadını doldurduğuna inanırdı. Kurucularının da farklı düşündüğünü sanmıyorum. Üç dönem kuralını muhtemelen onun için koydular. Bu, kendileri için 10 yıllık bir ömür biçtikleri anlamına gelir. 7 Haziran’da elde ettikleri netice de zaten inişe geçtiklerine işaret etmekteydi. Hatta içeride yeni parti kurma hazırlıkları da neredeyse sonuçlanmak üzereydi. Sayın Erdoğan ve ekibinin hamleleri etkili oldu; hem arzu ettikleri sonucu elde ettiler, hem de iç muhalefeti biraz daha ötelediler. Şu soruya mantıklı cevap bulunamazsa nakısa olur: AK Parti ne yaptı da tamamen aleyhine işleyen süreci tersine çevirdi

Biz, bir yandan bu anlamlı soruya cevap ararken diğer yandan tespitlerimize devam edelim.

AK Parti’nin bir defa daha tek başına iktidara gelmesinde oluşturulan şu algıların etkisi göz ardı edilmemeli:

AK Parti olmadan güven ve istikrar sağlanamaz.

AK Parti yedi düvele karşı savaşıyor; İsrail, AB, ABD... Hepsini karşısına almış.

AK Parti stratejik ürünleri yerli ve milli kaynaklardan temin ediyor.

AK Parti İslam Birliği’ni kuruyor.

(...)

Hayal kurmakta sınır yok at atabildiğin kadar...

Hepimiz bilmekteyiz ki; seçim sonuçları her şey demek değildir; bu, geçici bir durumdur. Herkes için ancak çalıştığının karşılığı vardır. Yeter ki geç kalınmasın ve süreçler iyi yönetilsin. Seçim sonuçları dikkate alınarak yeni dönem kurgusu doğru yapılabilsin.

Geniş çaplı istişareler, plan-program ve yeni stratejiler çok işe yarayacaktır.