İçinde bulunduğumuz ortam ve durum hiç de sağlıklı

görünmüyor. Her geçen gün tırmanan bir gerilim var. Taraflar oluştu. Bunlar

giderek keskinleşiyor. Birbirine hınç duyuyor, diş biliyor. Kurtarılmış

mahalleler, kentler ve bölgeler, kampüsler giderek ağırlık kazanıyor. Gerilimde

kimin ne yaptığı belli değil. Sosyal medya hayatın içinde. Bu alan öfke ateşini

harlandırmak için sorumsuzca kullanılıyor. Tarafları birbirine düşürmenin

alanı.

Kaynağı ve gerçekliği belli olmayan paylaşımlar, yalan

yanlış bilgiler taraflara arasında yaygınlaştırılıyor. İnsanlar sokağa

dökülüyor. Bu da önü alınamaz bir uçuruma sürüklüyor. Uçurum büyüdükçe büyüyor.

Gencecik insanlar ne uğruna olduğu belli olmayan nedenlerden ötürü ölüyor.

Kimileri bunu araç olarak, alabildiğine ateşi körüklemek için kullanıyor.

Başta iktidar ve güçler daha sağlıklı olayları

değerlendirmeli. Gerekirse özür dilenmeli, insanların gönlü alınmalı. Bu,

büyüklüğe ve devlet gücüne zarar vermez. Şefkatli olmak, müşfik davranmak bir

erdem. Daha soğukkanlı olunmalı. Keskin duruşlar her zaman için zarar verir.

Geleceğe öfke bırakır. Bazen bir muziplik, bir şaka bir espri bütün gerilimi

azaltır. İktidarda kalma uğruna dik durma düşüncesi her zaman için sağlıklı bir

durum değil. Katı olmak, sert davranmak öfke ve nefreti arttırır. Bu, geleceğe

uzanan bir sürecin başlangıcı olur.

Muhalefettekiler de sakin ve temkinli olmalı. Öfke yüklü

demeçlerden uzak durulmalı. Alan kapma, meydanları ele geçirme düşüncesiyle

gerilim tırmandırılmamalı. Gerilim ateşi harlandıkça insanımız birbirine

düştükçe söz konusu alanlar, bölgeler kimseye kalmaz. Bu ateş topu

iktidardakileri de muhalefettekileri de sarar, herkes zarar görür.

Aydınlar bir araya gelmeli. Aynı ortamlarda birlikte

konuşmalı, gerilimi yüksek olmayan sohbet alanları oluşturulmalı. Panellerde,

toplantılarda, televizyon kanallarındaki programlarda kardeşlik duyguları ile

söyleşmeli. Acılar varsa birlikte paylaşılmalı.

Köşe yazarları kalemlerini keskin sirkeye batırmadan

yumuşak bir üslup ile karşılıklı tatlı tatlı atışmalı. İroni yapmalı. Bazen

sevgiyle birbirine karşılık vermeli.

Edebiyat dergileri birbirilerine kapılarını açmalı. Edebi

nitelikte tartışmalarda bulunulmalı.

Hoşsohbet bir ortam sağlanmalı. Evlerinde oturan militan

ruhlu insanlara çok da kanmamalı. Uzaktan işin içine girmeden ateşi

körükleyenlere itibar edilmemeli. Onlar evlerinde keyif çatarken genç enerjiler

sokaklarda canhıraş bir direniş ve çarpışma içindedirler.

Akrabalar arasında de bu gerilim var ne yazık ki. Onlar

da birbirlerine gidip gelmeyi sıklaştırmalı. Tartışmalardan uzak, kimi zaman

anılar, kimi zaman sevgi dolu sohbetler yakınlaşmayı sağlar. O zaman daha çok

birbirine bağlanılır. Acılı ve sevinçli günlerde yardıma koşulmalı. Sık sık hâl

hatır sorulmalı. Akrabalık, komşuluk, arkadaşlık, dostluk bağları

güçlendirilmeli.

Köy derneklerinde, hemşeri toplantılarında bir araya sık

gelinmeli.

Siyasal partiler, sivil toplum örgütleri, dernek

yöneticileri, öğrenci dernekleri karşılıklı sık ziyaretlerde bulunmalı.

Öfke doğuracak nedenlerden uzak durulmalı. Ateşin üzerine

ateşle gidilmemeli. Birbirimizin kusurlarını görmezlikten gelmeli. İyi ve güzel

yanlara bakılmalı. Sık sık selamlaşılmalı, hâl hatır sorulmalı. Telefonlarda

sevgi dolu bir ileti çok şeyi değiştirebilir. Birilerinin iktidar olması için

verilen mücadelede sonu gelmez bir uçurum görünüyor. Bizi kuşatan emperyalizmin

bu kadar belası varken onların ateşlerine biz de ateş taşımayalım. Mezhep

gerilimlerinden uzak duralım. Bir araya gelmenin yollarına bakalım. Kimse

kimseye üstünlük sağlama çabasında olmamalıyız. Hâl ve davranışlarımız ve

sevgimiz ile birbirimizi anlamalıyız. Daha soğukkanlı, daha sevecen, daha

anlayışlı, daha içten ve samimi yaklaşımlar bizi yakınlaştırır. Olaylara taraf

olmayalım. Zor bir dönemden geçiyoruz. Birbirimize ihtiyacımız var. Bundan

sonra da olacak. Birbirimizi boğazlamakla bir yere varamayız. Ölen her genç bir

büyük kayıp. Bu ağır sorumluluk hepimizin omuzlarında. Sorumluluğumuzu bilerek

hayatı sürdürelim. Yoksa çok geç olacak.