Ülke ekonomisini yönlendirenler almış oldukları önlemler ile enflasyonun düşeceğini iddia ediyorlar.

Daha doğrusu almış oldukları önlemlerin enflasyonu düşüreceğini sanıyorlar!

Ama ekonomi dünyasından gelen haberler bunu doğrulamıyor! Yüzlerce malın fiyatı geçen aya göre bu ay ya daha da artmış durumda ya da yerinde sayıyor!

Çok az bir miktarında ise düşüş yaşanıyor.

Bu düşüşler mevsimlik!

Bu anlayışla enflasyonun düşmesini beklemek aşırı iyimserlikten öte bir anlam ifade etmiyor.

Zira ekonomi yönetimi birtakım ürünlerin fiyatlarına oldukça okkalı zam yapmayı sürdürüyor.

Yapılan bu zamlar sadece o ürünün fiyatını artırmakla kalmıyor tabir caizse domino taşları etkisi gibi birçok ürünün fiyatının artmasına neden oluyor.

Yani piyasayı kontrol altına almak mümkün olmuyor.

Zaten sokaktaki halkın aklına enflasyon denildiği zaman ilk gelen “fiyat artışları” oluyor ve fiyat artışları tam gaz devam ettiği için enflasyonun düşmesini beklemek hayal oluyor.

Ekonomi dünyasındaki fiyat artışları elbette sebepsiz değil. Mevduat faizleri bu kadar yüksek seyrettiği sürece kimse fiyatlarda düşüş ummamalıdır.

Ne fiyatlar düşer!

Ne kiralar geriler!

Ne de zamlar durur!

Siz üç dört milyonu faize yatıran adamı ihya ederken aynı paraya ev alıp kiraya vererek gelir temin etmeye çalışanı kiraya sürekli zam yapıyor diye nasıl kınarsınız!

Öyle anlaşılıyor ki ekonomi dünyasında ipin ucu fena halde kaçmış ve bir türlü yakalanamıyor.

Alınan önlemler de yeterli olmuyor.

Peki, sokaktaki vatandaşların bundan yakınmaya hakları var mı? Bir kısmının var, bir kısmının yok!

Yıllardır bu kadroları iktidarda tutanların elbette yakınmaya hiç hakları yok.

Karşı çıkanların yakınma hakları var.

Ancak kurunun yanında yaş da yanıyor.

Neye layık isek öyle idare ediliyoruz.

Önce kendimizi düzeltmekle yükümlüyüz.

Kendimizi düzeltelim ki hakkımızda hüküm değiştirilsin!