Güney Amerika ülkelerinden Brezilya’da 4 Ekim Pazar günü yapılan başkanlık seçimlerinin birinci turunda beklenmedik bir sonuç ortaya çıktı. Görev süresi boyunca İsrail ve ABD emperyalizmine karşı cesur ve ilkeli bir duruş ortaya koyan Luiz Inácio Lula da Silva, sağcı rakibi Flávio Bolsonaro’nun gerisinde kaldı. İki aday 25 Ekim’deki ikinci tur seçimlerinde bir kez daha yarışacak. Üzücü olan şu, bir lider düşününki halkının malını ve ülkesinin ekonomik kazanımlarını ABD’ye İsrail’e peşkeş çektirmemek için bir irade ortaya koyuyor ve icraatlarıyla bunu destekliyor. Ama halkın çoğunluğu bu liderin yerine İsrail ve ABD tarafından desteklenen başka bir ismi sandıktan birinci çıkarıyor. Belayı kendi elleriyle ülkelerine çağırmak gibi bir durum, aynı Kolombiya örneğinde olduğu gibi.

İlk turda sandıktan birinci çıkan Flávio Bolsonaro’nun babası, Brezilya’nın eski Cumhurbaşkanı ve şu an hapiste bulunan koyu bir Siyonizm destekçisi olan Jair Bolsonaro. Brezilya seçimlerinin ikinci turunda Lula da Silva sarsıcı bir çıkış ortaya koyamazsa, İsrail ve ABD şer ittifakı Güney Amerika’da çok önemli bir kaleyi daha ele geçirmiş olacak.

Brezilya seçimlerinde ABD ve İsrail’in inkâr edilemez müdahalesi seçim süreci boyunca kendisini hissettirdi. Bir yandan ABD Başkanı Donald Trump diğer yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Flávio Bolsonaro'nun kazanması için bütün imkânlarını seferber ettiler. Lula da Silva’ya dişini geçiremeyen Trump, kendisi gibi bozgun ittifakının bir üyesi olan sağcı aday Flávio Bolsonaro'yu Beyaz Saray'da ağırladı ve başkan seçilmesi için ona açık desteklerini sundu. Bu görüşme Brezilya’nın geleceğine dair birçok ipucunu da ortaya koymaktaydı. Bolsonaro kendisini destekleyen Trump'a, Brezilya'nın “Amerika Kalkanı” projesine dâhil olacağını ve Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei ile El Salvador Cumhurbaşkanı Nayib Bukele gibi sağcı liderlerle birlikte Güney Amerika’da Amerikancı bir cephe oluşturacağını vaat etti. Trump zaten yıllardır, hiç anlaşamadığı Lula da Silva’ya karşı sürekli bir ayak kaydırma operasyonu içerisindeydi ve bu seçimle birlikte eline geçirdiği bu fırsatı, kendince en iyi şekilde değerlendirmeye çalıştı.

Bir diğer yanda da soykırımcı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, seçim kampanyasında Flávio Bolsonaro’yu desteklemekten geri durmadı. Bolsonaro’yu, “Brezilya'nın büyük şampiyonu” sözleriyle öven Siyonist katil, birinci tur sonuçlarını büyük bir keyifle kutladı ve yeni dönemde “İsrail ile Brezilya arasındaki olağanüstü dostluğu" yeniden sağlamayı umduğunu açıkladı. Flávio da Siyonizm’e bir teşekkür mahiyetinde, başkan seçilmesi durumunda İsrail'e önemli jestler yapacağı vaadinde bulundu. Haziran ayında Kolombiya’da Filistin destekçisi yönetime karşı seçimi az farkla kazanan Abelardo de la Espriella’nın yaptığı gibi Brezilya’nın Tel Aviv’deki büyükelçiliğini Kudüs'e taşıma sözü veren Flávio, ayrıca Arjantin’in Siyonist başkanı Milei'nin öncülüğünde sürdürülen "İshak İttifakı"na katılma taahhüdünde bulundu.

Nihayetinde Brezilya seçimlerinin ilk turu, ABD- İsrail ve yerli iş birlikçilerinin kazançlı çıktığı kötü bir tecrübe oldu. Umarım, 25 Ekim’de yapılacak ikinci turda Brezilya seçmeni, Filistin destekçisi Amerikan karşıtı adayla yani Lula da Silva ile devam kararı alır. 25 Ekim’de İsrail-ABD ve Siyonizm iş birlikçisi bozguncular ittifakının kaybettiği, yeniden Filistin destekçilerinin kazandığı bir Brezilya’yı görebilmek umuduyla…