Suriye’de yaşanan gerginliği sona erdirebilmek için Türk heyeti ile görüşmelerde bulunan Rus heyeti tarafından yapılan, “Bölgede tansiyonu düşürme kararı aldık” şeklindeki açıklamayı “galiba bundan sonra gerilimi tırmandıracak adım atmayacaklar” diye algılamıştık.

Ama yanılmışız!

Rus heyeti “tansiyonu düşürmekten” söz ediyor ama Rusya kaynaklı açıklamalar bunun tam aksini ortaya koyuyor.

Bir bakıyoruz “Rusya haricindeki tüm ülkelerin Suriye’de uluslararası hukuka aykırı olarak bulunduğunu” iddia ediyorlar.

Yani bugün Suriye topraklarında bulunan ülkelerin daha önce varmış oldukları (Soçi mutabakatı gibi) mutabakatları yok sayıyorlar. 

Böyle bir açıklama ile Türkiye’nin nasırına basmaları yetmiyormuş gibi bir de “Suriye’de Türk uçaklarının güvenliğini sağlama garantisi veremeyiz” diye bastırıyorlar.

Yani İdlib’de onlarca askerimizi şehit ettikleri gibi yeni saldırılara hazır olduklarını ifade ediyorlar.

Böyle tansiyon nasıl düşer?

Ya da tansiyon bu tür açıklamalar ve uygulamalar devam edecek olursa tavan yapmaz mı?

Rusya’dan, Türkiye sanki hiçbir tehdit altında değilmiş de Suriye’yi keyfi olarak işgal etmeye kalkışmış gibi açıklamalar yapılması tansiyon düşürme ifadesinin hiçbir anlamının olmadığını ortaya koymuyor mu?

Şimdi anlaşılıyor ki bu sözler laf ola söylenmiş sözlerden başka bir şey değilmiş. Bölgede gerilimin artması hiç kuşkusuz sadece Türkiye’nin aleyhine olmayacaktır.

Bu gerilim Rusya’nın da aleyhine olacaktır.

Rusya şimdi bunu görmezden gelmeye devam ediyor.

Türkiye’yi köşeye sıkıştırarak sonuç almaya çalışıyor.

Rusya bir yandan yaptığı açıklamalar ile çözümü yokuşa sürerken bir yandan da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Putin arasında yapılacak görüşmelere atıfta bulunarak tarafların bölgenin istikrara kavuşturulmasına odaklandığını açıklıyor.

Yani Putin’in bölgede istikrarın sağlanması için gayret göstereceğini ima ediyorlar.

Bu açıklamaya da inanmak isterdik ama “tansiyonu düşürme kararı aldık” açıklamasında olduğu gibi sonunda yanılmış olmaktan kaygı duyuyoruz. Çünkü Rusya’nın bir açıklaması diğerini tutmuyor. Lafları ile icraatları birbirine uymuyor.