Dünyamıza giren yeni kavramlarla yüzleşince kendimize nasıl bir yer tayin edeceğimiz hususunda endişeler yaşıyoruz. Biz nereye aitiz, nerede olmalıyız, ne yapmalıyız

İki ayrı kültürün, daha açık bir deyimle iki ayrı ruhun çatışmasından doğan gerilimler sonucu ortaya atılan kimi kavramlar iyice akıllları karıştırdı. Bu karışıklıkta ve kavram bodoslamasında, biz de; neyiz, ne yapmalıyızı iyice düşündük taşındık. Önceleri yeşil sermaye adı altında yapılan operasyonlar, devre dışı bırakılan, denetim altına alınan ve hatta çökertilen sermaye gruplarıyla, biraz daha açık bir deyimle yerli sermaye ile ilgili bir yakıştırmada bulunulmuştu. Yeşil sermaye. Tabiî yeşil sermayenin karşısındakinin sıfatı neydi, bunun adı konulamadı. Eğer yerli sermayeyi temsil edenlerin sermayesi yeşil idiyse diğerlerinin rengi neydi Pembe mı, mor mu, kara mı, kırmızı mı Böyle bir sıfatlandırmada  kırmızı sermaye -nasıl bir şeyse- komünist kesimi temsil etmeliydi. 28 Şubat tan sonra tanımlanan yeşil sermaye grubunun ne denli tehlikeli olduğunu imlemek için bulunmuş bir sıfattı.

Pek tabiî Türkiye de Yahudi Sermaye karışımlı gruplar, sayısal olarak çok fazla değil. Değil de en etkin güç konumundadırlar. Bu grubun toplam sayısı sanıyorum 500 ü geçmiyor. Son zamanlarda dışardan gelenleri de buna dahil etsek de 500 rakamını bulmayacak.

Yahudi karışımlı sermaye gruplarının rengi nedir, bunu ben de merak ediyorum.

Yahudilerin en çok sevdiği renk nedir Başlarındaki kipanın rengi siyahtır. Ağlama duvarı önünde ağlayan ve kavak ağaçları gibi sallanan hahamların, fundemental Yahudilerin giysileri de genelde siyahtır. Öyle ise biz de Yahudi sermaye gruplarına kara mı desek Peki o zaman, şöyle bir soru daha sorma hakkı doğmaz mı Yahudi karışımlı sermaye gruplarının rengi nedir Örneğin TÜSİAD cıların. Genelde Yahudi sermaye karışımlı olduklarından ortak bir renk özelliklerinin olması gerekmez mi Doğal olanı da bu değil midir TÜSİAD cılar; İmam Hatip okulları, din iman bahisleri geçince adamların nevri dönüyor. Kendilerine karşı gördükleri grupların sermayelerine sıfat takanlar da onlar. Yani onların medya grupları. Bu sermaye gruplarına da kirli gri mi desek acaba Siyah rengi bir başka renge karıştırınca ortaya ne çıkar, işte o renk çıkar değil mi O rengin adı nedir ben de bilmiyorum. Bilen varsa bir renk beri gelsin.

Bu konu da nereden çıktı

İsrailli iş adamı Yahudi Sami Ofer, Türkiye deki gönül ortaklarıyla büyük işler başardı, başarmaya da devam ediyor. TÜPRAŞ tan naçizane küçük bir hisse aldı, eh iyi bir fiyatla da aldı, bir yıla yakın bir zaman içinde parası üçe, dörde katlandı ve tam 1 milyar $ ı cebine indirdi. Bu işler tatlı kârlar -öyle anasının ak sütü, ya da yağan karlar gibi bembeyaz- değil tatlı kârlar getiriyor. Galataport işletmesi de bu işin çerezi olacak anlaşılan. Gazeteci dostların hesabıyla sadece otoprak işletmesinden ihalenin bedelini çıkaracak. Şimdi peşinde limanlar vs. de var. Bu işin sonu ne olacak İşte asıl soru bu Nasıl mı Yeni işadamımız, kara sermaye temsilcisi Yahudi Sami Ofer imiz bakın neler yapıyor. O nun küçük bir eylemini aktararak konuyu kapatalım. Ofer kalın siyah çerçeveli, pembe camlı gözlüklerinin arkasından keyifle bakıyor gözlerimizin içine. Nanik yaparcasına. Birileri de oradan gürlüyor, gözlerimizin içine baka baka "sermaye ırkçılığı yapmayın!" diyor. Biz de inat olsun için yapıyoruz.

"Tel Aviv Belediye Meclisi aldığı kararla, müzenin adının değiştirilmesine, karar verdi. Ofer, 45 milyon dolara malolacak müzeyi genişletme projesine 20 milyon dolar bağışlayınca, Belediye Meclisi de 4 e karşı 16 oyla karar aldı. Böylelikle müzenin isminin "Sami-Aviva Ofer Tel Aviv Müzesi olarak" değiştirilmesine karar verildi. (Milliyet Ekonomi servisinin) bir haberi.

Ofer konusu çok tepki alınca, dostlar alışverişte görsün diye, apar topar, abede iğfalli ve ruhlu Duabili bir iş adamı Türkiye ye getirilerek, İstanbul u sağlam kazığa bağlamak üzere iki büyük kule yapılmaya karar verildi. Malum, İstanbul u büyük bir deprem bekliyor. Bu iki büyük kazık sayesinde, beşik gibi sallanacak olan İstanbul bu kazıklara bağlanıyor.

Ne iş ama İsrail e yatırım yapsın, müze kursun, kurşun olup Müslümanların üstüne yağsın diye sermaye ırkçılığı bile yapamıyoruz.