Bilmem farkında mısınız?
Skandal açıklamaları ile ün salan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Nijer’de ülkesinin çıkarlarına yönelik herhangi bir saldırıya müsamaha göstermeyeceğini belirtti.
Macron, Fransa’nın çıkarlarına veya vatandaşlarına yönelik herhangi bir saldırıya derhal ve sert bir şekilde karşılık verileceğini açıkladı.
Bu cümleler ne anlama geliyor?
Fransa’nın bir başka ülkedeki çıkarları ne olabilir ki!
Fransa açıkça Nijer’e askeri bir müdahaleden söz ediyor!
Fransa neree, Nijer nere diyebilirsiniz!
Ancak, Macron’un ne demek istediğini anlamak, sarfettiği cümlelerin şifresini çözmek için biraz -esasen biraz değil, epeyce- gerilere gitmekte yarar var…
Zira Fransa’nın günümüzdeki gelişmişliğinin, sanayileşmesinin ve bunların getirdiği refahının önemli bir kısmı, Asya’dan Afrika’ya dünyanın dört bir tarafında sömürdüğü ülkelerin, toplumların, insanların kan ve gözyaşından geliyor. Nasıl mı? Haydi bakalım;
* Afrika Sömürgeleri: Benin (1894-1960), Burkina Faso (1896-1960), Cezayir 1830-1962, Chagos Takımadaları, Cibuti (1862-1977), Çad (1912-1960), Fas 1912-1956 (Protektora), Fransız Kamerunu (1918-1960), Fildişi Sahilleri (1843-1960), Gabon (1885-1960), Gine (1895-1958), Komorlar (1841-1975), Kongo Cumhuriyeti (1875-1960), Madagaskar (1895-1960), Mali (1883-1960), Mauritius (1715-1810), Moritanya (1902-1960), Nijer (1890-1960), Orta Afrika Cumhuriyeti (1905-1960), Senegal (1677-1960), Seyşeller (1756-1810), Togo (1918-1960), Tunus (1881-1956).
* Asya Sömürgeleri: Fransız Hindistan’ı (Pondichery) (1693-1954), Guangzhouwan (Çin’de) (1898-1945), Kamboçya (Protektora) (1863-1953), Laos (Protektora) (1887-1954), Lübnan (1920-1946), Suriye: (1920-1946), Vietnam (1884-1954).
***
* Fransa demek sömürü demek…
* Fransa demek işgal demek…
* Fransa demek fiili işgal sona erse de ülkeleri çeşitli metotlarla sömürmeye devam etmek demek…
* Fransa’nın hâlâ dünyanın dört bir yanında fiilen işgali altında olan sömürgeleri var! Bu ülkelerin yeraltı yer üstü kaynaklarını çalmaya devam ediyor!
* Fransa, 16. yüzyıldan itibaren dünyanın farklı bölgelerini fiilen işgal etti. Fransa’nın yüzölçümü 632 bin kilometrekare. 20. yüzyılda kendi ülkesinin 17 misli büyüklüğünde yaklaşık 11 milyon kilometrekareye yakın toprağı sömürüyordu, Fransa.
* Fransa işgal ettiği ülkelerde bir taraftan insanları katledip sömürürken bir taraftan da Fransızcayı ve Katolikliği yaydı. Düşünmek lazım; Osmanlı İmparatorluğu bu zihniyette bir süper devlet olsaydı, hâkimiyetinde olan toprakları sömürseydi günümüzde nasıl bir tablo olurdu?
* Ama ne yaptı Fransa? “Medeniyet götürüyoruz!” kandırmacasıyla, işgal ettiği ülkelerin yeraltı, yer üstü kaynaklarını, insan kaynaklarını sömürdü de sömürdü!
* Hatırlayalım lütfen; 19. yüzyıl Fransa Başbakanlarından Jules Ferry ne demişti; “Üstün ırkların aşağı ırklar üzerinde bir hakkı vardır! Alt ırkları medenileştirmekle yükümlüdürler!”
Peh, peh, peh! Batsın sizin bu üst ırk anlayışınız!
* Sadece Fransa mı? ABD ve Avrupa Birliği ülkelerinin neredeyse tümü de işgalci, sömürgeci değil mi? Bunlara Rusya, Çin gibi ülkeleri de eklemek lazım…
***
Şimdi anladınız mı Macron neden Nijer’e müdahale etmek istiyor?
MEHMET GÜNDÜZ TAM BİR KANAAT ÖNDERİYDİ!
Merhum Mehmet Gündüz…
Millî Görüş davasının yılmaz savunucularından ve neferlerindendi. Başından bu yana Millî Gazete’nin abonelerindendi… Her sabah hiç sektirmeden evinde gazetesini okuyor, daha sonra geldiği şirkette de detaylarını bir bir inceliyordu… Her gün birkaç tane Milli Gazete alır ve dağıtırdı. Reklâmlarına, en ince ayrıntılarına varıncaya kadar okurdu…
Katışıksız bir Milli Görüş neferi ve eriydi.
Kısa bir süre önce Rahmet-i Rahman’a kavuştu. Memleketi Rize’de dualarla, tekbirlerle defnedildi.
Hacı Mehmet Gündüz amcamızın mahdumlarına, işlettikleri Gündüzler Otomotiv ve İnşaat şirketinde, Ertuğrul Köse ile taziye ziyaretinde bulunduk.
Sohbet esnasında Recep Gündüz, Mehmet amcamızın önemli bir özelliğini anlattı:
* “Rahmetli babamız davasına öyle bir inançla bağlıydı ki, Milli Görüş’ü, Erbakan Hoca’mızı her platformda yüksek sesle anlatırdı. Konuşurken hangi partiden olursa olsun herkes dinlerdi kendisini. Adeta kanaat önderiydi…”
Mehmet Gündüz amcamıza Allah’tan (C.C.) rahmet diliyorum. Mekânı cennet, makamı âli olsun.
İSPARK KARARI GÖZDEN GEÇİRİLMELİ!
İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketi İSPARK...
İSPARK, 2023 yılı ücretsiz ve indirimli kullanım hakkı tanınan araçlarla ilgili şartları güncelledi.
Yeni karar gereğince, basın kartı sahipleri; basın kartlarını İSPARK görevlilerine bizzat ibraz ederek, yol üstü otoparklardan günde 3 saat, katlı ve açık otoparklardan günde 8 saat ücretsiz yararlanabilecek.
İSPARK sistemine kayıtlı basın mensubu araç plakaları, alınan karar gereğince 31.07.2023,saat: 23:59 itibariyle pasif edildi.
***
Peki, ama böyle bir karar neden alındı, anlamak zor!
Zira zaten basın mensuplarına ait araçların plakaları sisteme kaydedilirken de basın kartları ibraz ediliyor.
Buradaki amaç, aracı aileden birileri kullanırken İSPARK imkânından yoksun bırakmak ise şunu söylemek lazım; bu şekilde kaç araç olur ki!
Oradan gelecek 3-5 kuruşa mı ihtiyacı var koca İSPARK’ın?
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bu karardan bilgisi var mıdır bilmem ama bence bu kararın bir kez daha gözden geçirilmeye ihtiyacı var!
Geçtiğimiz yıl olduğu gibi, basın mensuplarının plakalarının kaydı yeterli olmalı!
Bilmem yanlış mı düşünüyorum?
MERHUM ZEKERİYA PANZEHİR’İN ARDINDAN
Merhum Zekeriya Panzehir…
Saadet Partisi Başakşehir İlçe Başkanlığı’nda uzun yıllar çeşitli görevlerde bulundu…
Azmi ve mücadelesiyle gençlere örnek oldu.
***
Geçtiğimiz gün vefatının sene-i devriyesiydi.
Yakın arkadaşlarından, araştırmacı yazar ve şair Hayati Otyakmaz, merhum Panzehir’le ilgili duygularını dile getirdi. Okuyalım;
* “Merhum Zekeriya Panzehir ağabeyimiz; inançlı, imanlı, merhametli, cömert, yardımsever, kadirşinas, vefalı, cana yakın, şen-şakrak, esprili, şakacı, güler yüzlü, tatlı sözlü, vicdanlı, duygulu, dost, paylaşımcı, gönlü insan, hayvan ve özellikle çocuk ve gençlik sevgisiyle dopdoluydu.”
* “Merhum Zekeriya Panzehir ağabeyimizin yıllarca ve gece gündüz; Rızâenli’llah, fî-Sebîlillah hizmet, irşat, cihat, mazlum ve mağdur Müslümanlar için her türlü iyilik ve yardım faaliyetlerine şahitlik ettim.”
* “Allah (C.C.), ona rahmet eylesin, günahlarını setreylesin (örtsün, affetsin). Yattığı yer nurla dolsun, makamı Cennetü’l-Firdevs olsun. (Âmin).”


