Dostluklar üzerine birçok şarkılar vardır. Kimisi düşündürücü, kimisi üzücü şarkılardır. Bazı dostluklar kumar masalarında kaybedilmiştir. Bazı dostluklar ise çıkarları uğruna satılmıştır. Günümüzün dostlukları sanal âlemlere taşınmış, oradan da gerçek hayata evirilmiş vaziyette. Benim kuşağım hâlâ o gerçek can dostlukları yaşamaktadır ve ben öyle can dostlara sahibim. Menfaatsiz, yalansız, riyasız bir yarenlik bizimkisi. Dünya globalleştikçe, ilişkiler değişime uğramaktadır. Günümüzün gençlikleri sanal medya üzerinden ilişki kurmaya çalışmaktadır. Oysa sosyal medya iletişim kurar ama ilişki kuramaz. Gerçek dostluklar yüz yüze kurulan ilişkilerdir. Dünyanın her yerinde öfke ve kin var. Bu ülkemize de yansımış durumdadır. Siyasetçiler koltuklarını korumak adına ortamı germekte, hatları keskinleştirmektedir. Bu topraklarda insanın insana asla güveni sorgulanmaz ve insanlar tam teslimiyetle birbirlerine güvenirlerdi. Mahalle mağazasından taksitli mal aldığınızda senet bile yapmazlardı. Günümüzde güven kalmadığı için dostluklar yara almıştır. Siyasi ve mezhebi ayrılıklar dostluklara darbe vurmuştur. Birileri gelip, bu görüşleri keskinleştirmiş ve dostlukları bitirerek, bizi yıllarca birbirimize kırdırmış ve idare etmiştir. Durum böyle gözükmektedir. Artık toplumları ayakta tutan dostluklar değil, algı yönetimidir. Kitleler algılarla sürüklenmektedir. Çocukluk dönemimde milli ve dini bayramlar büyük dostluklar içinde yaşanırdı. Komşu komşuya koşulsuz, şartsız ve menfaat düşünmeden yardıma koşardı. Şimdi komşum öfkesini, kinini kusmak için penceresine parti bayrağını asarak, taciz yapmakta ve hatları keskinleştirmektedir. Yapması gereken saygı duymak ve komşuluk, dostluk ilişkisini en üst düzeyde tutmak değil midir Gönüllerde dostlara duyulan sevgi yerini kine ve nefrete bıraktı. İslam bize sevmeyi, şefkatle davranmayı öğretmedi mi o zaman nedir bu şiddet bu celal

Allah diyen, milletim diyen, siyasi lider toplumu keskinleştiriyor ve kamplara bölüyorsa, orada durup düşünmek gerekmektedir. Son on yılda, din zayıflatılmış, ılımlaştırılmış, cemaatlere bölünmüş, dostluklar yara almıştır. Yetmemiş insanlarımız kamplara bölünmüş ve kapitalizme köle yapılmıştır. Bunun yanı sıra birde yandaş medya türedi ve bir yandaş diğer yandaşa hem savcı hem de hâkim konumuna geldi. Bizim yumuşak dil kullanan, kibar siyasetçilere ihtiyacımız var. Keskinleştiren değil, birleştiren, dostluklara hitap eden, milli ve manevi değerlere vurgu yapan siyasetçiler gelmelidir.

Sustuklarımızda Saklıyız

İnsanoğlunun en büyük özelliği konuşarak iletişimi sağlamaktır. Bazen karşılıklı konuşuruz, bazen de iç dünyamızda kendimizle konuşuruz. Kendimizle konuşmalarımız, içe kapanışımız, susmak olarak algılanmaktadır. “Neden konuşmuyorsunuz Susuyorsunuz” sorusuna muhatap olmanıza neden olur. Oysa susmuyor belki o an haykırıyorsunuzdur… Ama bilemezler, anlayamazlar sustuklarımızda saklı olduğumuzu.  Susmak; ruhun Rabbine zikri, sevdasına hasretidir. Hep konuşmalar üzerinde değerlendiririz karşımızdakini, oysa kişi sustuklarında saklıdır. Kırmamak için susuyordur. Fitne çıkartmamak için susuyordur. Haykırmak için susuyordur. Bunu bazen siyasetçiler de yapmalıdır. Susmalıdırlar. Halkın keskinleşip, bölünmemesi için. Heyhat! Gelin görün ki, koltuk tatlı, makam güzel ve imtihan ağır. Ya birleştirici, gönül yapıcı bir dil kullanmalı, ya da ebedi susmalı insan. Susmak, bazen gönüllere akan bir zehir, bazen de abı-ı hayattır.

TRT ne zaman adaletli olacaktır

TRT; AKP, CHP, MHP ve BDP’nin dışındaki hiçbir partiye yer vermemektedir. Onları görmemekte ve yok saymaktadır. Yok, saydıkları bu partilerin üyelerinin ödediği faturalardan TRT’ye vergi akmıyor mu “Siz TRT vergisini ödemiyorsunuz, biz de sizlere bu ekranlarda yer vermiyorum” mu diyorsunuz Nerede kaldı adaletiniz TRT halkın televizyonu değil mi Bir zümreye ait olabilir mi siz ekranda yer vermediniz diye bu partiler yok mu oluyorlar Gönüllerinde Allah korkusunu duyanlar ve beş vakit Rabbimin huzuruna çıkanlardan daha fazla adil ve tarafsız olmasını beklemek bizim hakkımız değil mi TRT’den sorumlu Sayın Bakan Bülent Arıç’ın bu konularda daha hassas olduğunu düşünüyordum. Yanılmış olabilir miyim Bilmiyorum ama adaletin gereği, diğer partilere de aynı oranda yer vermeyi gerektirir. Sayın bakandan adil ve adaletli olmasını bekliyoruz.