Bir başkadır benim insanım!
Kendisinden neyin yapılmaması istenirse onu yapar ve sonunda arzulanmayan tablolar ortaya çıkar!
Ondan sonra başlar ağlamaya!
Mesela denilir ki:
Direksiyona geçince aşırı sürat yapma!
Benim insanım bu tavsiyeyi hiç iplemez!
Direksiyonun başına geçince adeta bir canavar kesilir ve gaza alabildiğine basar!
Sonuç malum!
Denilir ki:
Hatalı solama yapma!
Benim insanım bu tavsiyeyi de hiç iplemez!
Önündeki aracı sollarken hiçbir kaide onu bağlamaz!
Sonuç yine malum!
Bir başkadır benim insanım!
Denilir ki:
Alkollü araç kullanma!
Benim insanım bu uyarıya da kulak vermez!
“Bir kadehle bana bir şey olmaz” diyerek şişeleri devirir ve direksiyona geçer!
Sonuç yine malum!
Denilir ki:
Düğünlerde, kutlamalarda gelişi güzel silaha sarılma! Silahla kutlama olmaz!
Bir kulağından girer, ötekinden çıkar gider bu uyarı!
Ve her kutlamada aşka gelip silaha sarılır!
Sonuç yine malum!
Denilir ki:
Arkadaş bu sene Taksim alanında inşaat çalışmaları var.
Alan kazı alanları ile dolu.
Bu sene kutlamanı başka alanda yap!
Kimsenin burnu kanamasın!
Benim insanım hiç oralı olmaz!
Hiç oralı olmamak bir yana bir de “Biz bu barikatları yıkarız” diye ortalığı savaş alanına çevirir!
Sonuç yine malum!
Bir başkadır benim insanım!
Niye böyledir benim insanım
Beslenmesinde mi bir hata vardır yoksa eğitiminde mi
Atalarımız “Bir musibet bin nasihatten evlâdır” demişler ama benim insanım bin nasihatten bile bir ibret çıkaramaz!
Şu kutlamaları Taksim alanı yerine başka bir alanda yapmış olsalardı ne kaybederlerdi
Ortalık böyle savaş yerine dönmese fena mı olurdu
İş işten geçtikten sonra “Taksim de kutlama yapmaktan vazgeçtik” demek nasıl bir zekânın eseridir ve ne büyük bir basiretsizliktir!