Yerel seçimler öncesinde Beştepe’ye yani Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’a “rahat oturması için neler yapması” gerektiğini hatırlatanlar var.
Beştepe’de rahat oturmak için nelerin yapılması ya da nelerin yapılmaması gerektiği gayet net bir şekilde sıralanıyor.
İlk uyarı olarak “biz kimi koyarsak kazanır” denilmemesi gerektiğinin altı çiziliyor.
Hemen ardında da “merkezde belirledik bu ismi seçeceksiniz” diye bir dayatma yapılmaması gerektiği belirtiliyor.
Bu hatırlatmaların ardından geçmişte yapılan büyük hatalar tek tek sıralanıyor. Halktan kopuk yaşanmaması ve halkın gerçek sorunları ile ilgilenilmesi isteniyor.
Mesela “restoranlar tıka basa dolu” diyerek halkın içinde bulunduğu ekonomik durumun iyi olduğunun sanılmaması gerektiği ifade ediliyor.
Aynı şekilde “şu kadar cep telefonu satılıyor” diye halkın refah içinde olduğunun düşünülmemesi gerektiği söyleniyor.
Ya da “bu kadar daire satıldı” diye kimsenin havalara girmemesi gerektiği hatırlatılıyor.
Böyle hatalar yapmak yerine “Bu daireleri kimler alabiliyor” ya da “bu kadar telefonu kimler alabiliyor diye araştırma yapılması gerekir” deniliyor.
İstanbul’un çevresinde yaşayan milyonlarca insanın birkaç ilçede yaşayanlar gibi refah içinde yüzmedikleri ifade edildikten sonra bu sıkıntılar görmezden gelinirse 31 Mart sonrasında yani 1 Nisan sabahında erken seçimin konuşulmaya başlanacağı dile getiriliyor.
Bu değerlendirmeleri yapanlar kim?
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bizler gibi müzmin muhalifleri mi? Hayır!
Dış güçler mi? Hayır!
Gerçi şimdi kalmadı ama Cumhur İttifakı’nın karşısındaki onların zillet ittifakı dedikleri Millet İttifakı’nın mensupları mı? Hayır!
Ya da yanlış yola düşenler olarak tarif edilmeye çalışılan Altılı Masa sakinleri mi? Yine hayır!
Bu değerlendirmeler Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çok yakın isimler.
Bize göre AKP’yi bekleyen müstakbel akıbeti görüyor ve “tarihi bir uyarıda” bulunuyorlar.
Beştepe’de rahat oturmanın yolunu yordamını gösteriyorlar.
Bakalım yakın çevreden Beştepe’ye yapılan bu tür hatırlatmalar işe yarayacak mı?