İktidar sözcülerinin dillerinden düşürmedikleri bir söylem var!

İktidarları boyunca hep “başarıdan başarıya” koştuklarını iddia ediyorlar!

Neymiş bu başarılar diye merak edenlere TÜİK tarafından açıklanan verilere bakmalarını salık veririz.

TÜİK verilerine göre mutlu olanların sayısı azalıyor!

Ve yine TÜİK verilerine göre mutsuzların sayısı çoğalıyor!

Bir ülkede yaşayan insanlardan mutlu olanların sayısı azalırken mutsuzların sayısının artmasından daha doğal ne olabilir?

Şayet bu başarıysa iktidar sözcülerinin dediği gibi başarıdan başarıya koşulmuştur.

Ve mutlu insan sayısı azalmış, mutsuz insan sayısı çoğalmıştır.

İktidar sözcüleri bu sonuç ile ne kadar övünseler azdır.

Sokakta karşınıza çıkan herhangi bir vatandaşa mikrofon uzatsanız hemen hayat pahalılığından yakınmaya başladığını görüyorsunuz.

Hayat pahalılığından yakınmayı yoksulluktan şikâyet izliyor.

Böyle bir ortamda iktidar sözcüleri devr-i iktidarlarında başarıdan başarıya koşulduğunu ne kadar rahat söyleyebiliyorlar!

Hayat pahalılığı ve yoksulluk yakınmaları ayyuka çıkarken iktidar sözcüleri bu durumun “farkında olduklarını” ifade etme ihtiyacını duyuyorlar.

Farkında olduklarını iddia ettikleri bu vahim durumu düzeltmek için acaba ne yapıyorlar?

Bu soruya verdikleri cevap, hep yıllar sonrasına randevu vermek oluyor!

Bir sene ya da iki sene sonra durumun düzeleceği söyleniyor!

Sokaktaki vatandaşlardan, dişlerini sıkmaları isteniyor.

“Hele biraz daha sabredin” deniliyor.

2025’i bir geçiştirelim, 2026 durun bambaşka olacak deniliyor.

İktidar sözcülerinin bu tür açıklamalarına inanan pek çıkmıyor.

Zira yıllardır aynı metotla sokaktaki vatandaş oyalanıyor.

Eğer bugün mutlu olan insan sayısı azalıyor ve mutsuz olan insan sayısı artıyor ise bunun en önemli nedeni, iktidar sözcülerinin ileriye dönük vaatlerinin aslının astarının çıkmamasıdır.

Vatandaşlara ha karşılıksız çek vermişsiniz ha karşılığı olmayan vaatlerde bulunmuşsunuz fark etmiyor!

Önü alınamayan hayat pahalılığının sıkıntılarını sokaktaki vatandaş çekiyor.

Kalıcı hale gelen yoksulluğun beraberinde getirdiği yükü sokaktaki vatandaş omuzluyor.

Bu insanlar nasıl mutlu olur?