Suriye sınırları içinde yer alan ve ağırlıklı olarak Kürtlerin bulunduğu Kobani, Işid’in eline geçiyor diye Türkiye’de yaklaşık bir haftadır neredeyse taş taşın üstünde kalmadı.
Gösteriler, gösterileri izledi.
Onlarca kişi hayatını kaybetti.
Trilyonlarca liralık zarar var.
Emniyet görevlileri şehit oldu.
Eski bildik fotoğraflar hortladı.
Hatta ve hatta benim de yıllardan beri takip ettiğim bir yazar “askeri darbe olabilir”den bile dem vurdu!
Tamam, Kobani elbette düşmesin…
Halklar yerinden, yurdundan edilmesin…
Emperyalistler bu bölgelerden elini tamamen çeksin…
***
Tamam da;
* Yolsuzluk aldı başını gidiyor… Bana sakın kızmayın ama, gelin bu gerekçeyle gösteri yapın sizinle kol kola yürüyelim…
* Yolsuzluğun etik açıdan büyüğü küçüğü yoktur, her durumda yolsuzluğun yaygınlaşması kişilerde ve toplumda yozlaşmayı ifade eder. Bana sakın kızmayın ama, gelin bu gerekçeyle gösteri yapın sizinle kol kola yürüyelim…
* Kamu yönetiminin önündeki en büyük engellerden biri olan yolsuzluk genel bir tanım olarak rüşvet, zimmet, irtikâp, sahtecilik, kayırmacılık, yetkiyi kötüye kullanma gibi birçok usulsüz faaliyeti kapsar. Bunların hepsi günümüz Türkiyesi’nde var. Bana sakın kızmayın ama, gelin bu gerekçeyle gösteri yapın sizinle kol kola yürüyelim…
* Küçük esnaf tamamen yok olmayla karşı karşıya… Ülkemizde çalışan kesimin çoğunlukla asgari ücret düzeyinde veya düşük ücretle asgari geçim şartlarında yaşam sürdürüyor olması da esnaf ve sanatkârların satışlarını olumsuz etkilemekte. Bana sakın kızmayın ama, gelin bu gerekçeyle gösteri yapın sizinle kol kola yürüyelim…
* Ekonomik ve sosyal dengeler ile tüketicilerin korunması, trafik ve çevre sorunlarının önlenmesi bakımından Büyük Mağazaların faaliyetlerinin bir kurala bağlanması gerekli. Nedir bu pıtrak gibi biten AVM’ler sahi Bana sakın kızmayın ama, gelin bu gerekçeyle gösteri yapın sizinle kol kola yürüyelim…
* Bilim ve ilim bitti neredeyse!.. Günümüzde önde gelen birkaç üniversitemiz dışında ileri düzeyde bilgi ve teknoloji üretilmemekte. Yeterli akademik kadro ve donanım imkânı sağlamadan açılan üniversitelerde, ekonomik ve sosyal imkânsızlıklar içinde düşük yaşam standartlarına mahkûm edilmiş akademisyenlerle hedef eğitim kalitesine ulaşılamamakta. Bana sakın kızmayın ama, gelin bu gerekçeyle gösteri yapın sizinle kol kola yürüyelim…
* Tamam… Genç nüfusa sahip olmak bir ülke için umut ve övünç vesilesidir. Ancak genç nüfusun yeterli nitelikli eğitim imkânlarıyla donatılmış olması, ülke geleceği açısından daha da umut ve övünç vesilesi olmakla beraber aynı zamanda ülkenin geleceği açısından güven artırıcı bir unsurdur. Var mı böyle `yozlaştırılmış, yabancılaştırılmış’ bir eğitim, Allah aşkına! Bana sakın kızmayın ama, gelin bu gerekçeyle gösteri yapın sizinle kol kola yürüyelim…
* Kırsal alanlar tamamen boşaldı. Şeker pancarı, çay hâlâ `kota’lı… Domateslerimiz bile artık kırmızı değil. Hatta ve hatta tohumları dahi İsrail’den… Bana sakın kızmayın ama, gelin bu gerekçeyle gösteri yapın sizinle kol kola yürüyelim…
* Miras yoluyla tarım alanları daraldı, topraksız köylü oranı arttı, tarım alanları ve sulama imkânları yetersiz. Bana sakın kızmayın ama, gelin bu gerekçeyle gösteri yapın sizinle kol kola yürüyelim…
* Tarımda makineleşmenin artması ve buna bağlı olarak tarımsal işgücüne ihtiyacın azalması başlı başına problem. Ama buna ses çıkaran yok. Bana sakın kızmayın ama, gelin bu gerekçeyle gösteri yapın sizinle kol kola yürüyelim…
* Terör baskısı had safhada. Türkiye’nin belli bölgelerinde akşam belli bir saatten sonra dışarı çıkamıyorsunuz… Bana sakın kızmayın ama, gelin bu gerekçeyle gösteri yapın sizinle kol kola yürüyelim…
* Kırsal alanlarda eğitim ve sağlık hizmetleri yetersiz. Bana sakın kızmayın ama, gelin bu gerekçeyle gösteri yapın sizinle kol kola yürüyelim…
* Yüksek gelir beklentisiyle daha iyi sosyo ekonomik düzeye yükselme arzusu özellikle gençleri çıldırtıyor. Bana sakın kızmayın ama, gelin bu gerekçeyle gösteri yapın sizinle kol kola yürüyelim…
* Gençler, gençlik demişken ne olacak bu uyuşturucu bağımlılığı Bonzai’ye yönelik ne gibi ciddi önlemler alındı Bana sakın kızmayın ama, gelin bu gerekçeyle gösteri yapın sizinle kol kola yürüyelim…
* Yatırım dengesi bozuldu. Gelir dengesi tamamen yok oldu. Milli Gelirin büyük bölümü belli bir azınlığın cebine iniyor. Zengin-fakir arasındaki uçurum her gün biraz daha büyüyor. Bana sakın kızmayın ama, gelin bu gerekçeyle gösteri yapın sizinle kol kola yürüyelim…
* Alt yapı hizmetleri yetersiz. Kaç çocuk açılan çukurlara düşerek hayatını kaybetti! Bana sakın kızmayın ama, gelin bu gerekçeyle gösteri yapın sizinle kol kola yürüyelim…
* Kentlerde işsizlik oranı artıyor ve gençler daha düşük ücretlerle çalışmak zorunda kalıyor. Başta çocuk ve gençlerde olmak üzere kültürel farklar uyum sorunları oluşturuyor. Yerel kültürlerden uzaklaşıldı, akraba bağları ve aile yapıları zedelendi. Asayiş sorunları arttı. Bana sakın kızmayın ama, gelin bu gerekçeyle gösteri yapın sizinle kol kola yürüyelim…
* Eski meslekler neredeyse öldü. Bir küçük örnek; Kalaycılık mesela bitti. Bakır kaplardan naylon tabaklara dönüşüm yaptık, hastaneler “kanser’den geçilmiyor… Üretimde ileri teknoloji kullanılmaya başlanılmasıyla geleneksel yöntemlerle yapılan ve daha çok kişisel becerilere dayanan üretim, günümüzde yüksek teknolojinin kullanıldığı fabrikasyon yöntemlerle yapılmaktadır. Bana sakın kızmayın ama, gelin bu gerekçeyle gösteri yapın sizinle kol kola yürüyelim…
* Emekli, asgari ücretli hâlâ sürünüyor. Medya baskısı had safhada. Madenler çarçur ediliyor. Bana sakın kızmayın ama, gelin bu gerekçeyle gösteri yapın sizinle kol kola yürüyelim…
Bilmem, haksız mıyım…
NOT: Bugün 13 Ekim 2014, Pazartesi… 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!