Zorunlu eğitim, bir başka adıyla 4+4+4, son dönemin en çok konuşulan konusu... 
 
Hemen her gittiğim yerde karşıma çıkan bir konu, zorunlu eğitim! 
 

Kiminle konuşsam, "Artık 4+4+4 eğitim sisteminden vazgeçilmeli!" diyor! 

Peki ama neden? Rahatsızlık nereden kaynaklanıyor? Şunlar dile getirilmekte;  

* "Çocuklar 6-7 yaşlarında okula başlıyorlar, 17-18 yaşlarına kadar zorunlu eğitim görüyorlar. Ama bu arada ara eleman ihtiyacı büyüdükçe büyüyor. Nasıl olacak; 17-18 yaşına gelen genç bir delikanlı nasıl tamirci çırağı, terzi çırağı, marangoz çırağı, aşçı çırağı olacak? Buna mutlaka ama mutlaka bir çözüm bulunmalı!" 

*** 

Dile getirmiştim, tekrarında fayda var; İstanbul/Çağlayan Hürriyet Mahallesi'nde 50 yılı aşkın süredir esnaf lokantacılığı yapan Ziya Sezgin de sohbetimiz sırasında aynı dertten muzdarip olarak şunları ifade etmişti;  

* "Bu meslekte de eleman sıkıntısı var! Çekirdekten yetişen neredeyse kalmadı! Eğitim sisteminin değişmesi şart. 4+4+4 eğitim sistemini bırakmak lazım. 18 yaşına kadar zorunlu eğitim gördükten sonra çocuk nasıl çıraklık yapacak?" 

Sadece Ziya Sezgin'in görüşü değil; bu tespitleri, meselenin içinde yaşayan bütün esnaf yapıyor! Haklılar mı, haklılar! 

Aynı sancıyı yaşayan hemen her meslekten esnaf var!  

Nereye gitsek, kiminle konuşsak benzer cümleler kuruyorlar. 

Uzun lafın kısası, vakit geçirmeden, ülkemizin hayrına, geleceğimizin hayrına bu adım atılmalı! 

Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu ve Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere, eğitim camiası, iş dünyası, sendikalar, esnaf el ele vererek 4+4+4 meselesini sıfırdan masaya yatırmalıdır. 

*** 

Elbette bu tartışmada, müzakerede odak nokta Millî Eğitim Bakanlığı! 

Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin ne düşünüyor, 4+4+4 zorunlu eğitim konusunda? 

Bakan Tekin, "Zorunlu eğitim konusunda bir çalışma yapacak mısınız?" sorusuna şu cevabı verdi: 

* "Tartışmaları izliyoruz, raporları okuyoruz. Raporlardaki ifadeleri bilim insanları, akademisyenler, öğretmen arkadaşlarımız, ilgili birimler değerlendiriyorlar. Kanun değişikliği gerektirdiğinden Meclis’in takdirinde olan bir husustur." 

Bakan Bey, irade beyanında bulunmak istemiyor, anlaşılan! 

Evet de demiyor, hayır da! 

Herhalde tartışmaların, taleplerin, müzakerelerin biraz daha olgunlaşmasını bekliyor.  

En azından ben böyle anladım. Haydi hayırlısı... 

 

ERHAN AFYONCU: ZORUNLU EĞİTİM 8 YIL OLMALI!  

Mevcut zorunlu eğitimin uzunluğu nedeniyle öğrencilerin mesleki beceri kazanma şansının sınırlı kaldığını belirten Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, “Eğitim sistemi, öğrencileri erken yaşta mesleki eğitime yönlendirmeli” dedi. 

Prof. Erhan Afyoncu'nun eğitime ilişkin görüşleri şöyle; 

Zorunlu eğitim süresi 8 yıla indirilmeli: Prof. Dr. Afyoncu, mevcut 12 yıllık zorunlu eğitim süresinin, çağın ihtiyaçlarına uygun şekilde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. 8 yıllık bir zorunlu eğitim modelinin, öğrencilerin temel bilgi ve becerileri daha hızlı edinmesini sağlayacağını savunan Afyoncu, bu değişikliğin eğitim sistemini daha esnek ve etkili hale getireceğini belirtti. Afyoncu, “Uzun süren zorunlu eğitim, bazen öğrencilerin potansiyelini köreltebiliyor. Daha kısa, ancak yoğun ve nitelikli bir eğitim modeliyle gençlerimizi hayata daha erken hazırlayabiliriz” dedi. 

* Üniversite kontenjanlarında azaltmaya gidilmeli: Afyoncu, üniversitelerdeki kalabalık kontenjanların azaltılması ve eğitimin niteliğinin artırılması gerektiğini söyledi. “Kalabalık bölümler yerine, nitelikli ve verimli eğitim öncelikli olmalı” diye ekledi. 

* Öğretim yerine eğitime odaklanılmalı:İlkokul seviyesinde sadece akademik bilginin değil, karakter gelişimi ve temel değerlerin de ön planda tutulması gerektiğini savunan Afyoncu, çocukların iyi bireyler olarak yetiştirilmelerinin eğitimdeki en önemli amaçlardan biri olması gerektiğini ifade etti. 

* Meslek eğitimi öncelik kazanmalı: Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünü artırmanın yolunun meslek eğitiminden geçtiğine dikkat çeken Afyoncu, özellikle sanayinin teknik personel ihtiyacının karşılanması için mesleki eğitimin desteklenmesi gerektiğini belirtti. 

* Nüfus artışına göre eğitim sistemi güncellenmeli: Afyoncu ayrıca, nüfus artış hızının eğitim sistemine yansıtılması gerektiğini belirterek, mevcut sistemin genç nüfusa yeterince hizmet veremediğine işaret etti. 

*** 

Önemli görüşler ve teklifler... 

Bence dikkate alınmalı... 

MEMUR-SEN VE EĞİTİM-BİR-SEN DE ZORUNLU EĞİTİMİN KISALTILMASINDAN YANA! 

"4+4+4" zorunlu eğitim sistemine yönelik 36 binden fazla katılımcıyla yapılan araştırmada, liselerde "2+2" olarak adlandırılan 2 yıl zorunlu, 2 yıl isteğe bağlı eğitim modeli önerisinin ağırlıklı görüş olarak ön plana çıktı... 

Araştırmayı yaptıran Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen... 

Genel Başkanı Ali Yalçın, "4+4+4" zorunlu eğitim sistemine yönelik öğretmen, öğrenci ve velilerin bulunduğu 36 binden fazla katılımcıyla yapılan araştırmada, liselerde "2+2" olarak adlandırılan 2 yıl zorunlu, 2 yıl isteğe bağlı eğitim modeli önerisinin ağırlıklı görüş olarak ön plana çıktığını bildirdi. 

Şu cümleler Ali Yalçın'a ait; 

* "Son 4 yılın 2+2 şeklinde, yani 2 yıl zorunlu, 2 yıl isteğe bağlı ya da 3 yıl zorunlu, 1 yıl isteğe bağlı olmak üzere özellikle lise eğitimi kısmında seçenekler gündeme geldi ve burada katılımcıların 2+2 kısmında biraz daha ağırlık ortaya koyduğu gözüküyor." 

* "Onun için eğitim otoritelerinin, sosyal paydaşların, Millî Eğitim Bakanlığının, dolayısıyla tüm paydaşların bu konuyu yeniden ele almasına ihtiyaç olduğunu görüyoruz." 

* "Türkiye genelinde 430 bine yakın eğitim çalışanının yer aldığı bir örgütüz. Bu nedenle lise eğitimine ilişkin saha çalışmamızı kamuoyuyla paylaşıyoruz. Millî Eğitim Bakanlığı da bu konuda benzer açıklamalarda bulundu." 

* "Artık bu alanda kapsamlı bir mutfak çalışmasına ihtiyaç var. Biz de bu nedenle araştırmamızı duyurarak eğitimin tüm paydaşlarının sürece dâhil olmasını sağlıyoruz. Bundan sonraki aşamada herkesin görüşünü ifade etmesiyle süreç şekillenecektir." 

 

"TARLADA 8 TL, ZARARIMIZ 12 TL" 

Tam yazıyı tamamlamıştım ki bir okurumuz aradı... 

Zaman zaman konuştuğumuz bir sadık okurumuz... 

Tarımla uğraşıyor... Dedi ki; 

* "Adnan Bey, şimdi seradan geldim. Tarlada salatalığı 8 TL'den satıyoruz. Hâlbuki en az 20 TL'den satmamız lazım! Daha şimdiden kilo başına 12 TL zararımız var! Yüzde 300 zarar. Nasıl yapacağımızı, ne yapacağımızı bilemiyoruz..." 

Biz de ne diyeceğimizi bilemedik!