Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, İslam ı bir hayat nizam olarak gönderen,

hesap gününün hâkimi, Allah (c.c) a hamd ederim. Salât ve selâm, peygamberimiz

Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) ya, âline ve sahabelerine olsun.

İnsan, Allah ın kendisine teklif ettiği emaneti yüklenmeyi

kabul ettiği için sorumludur. İnsanın bu sorumluluğu Allah adır. Bu

sorumluluğun bir gereği olarak Allah, yaşanılan dünya hayatında insanı imtihan

etmektedir. Dünya hayatı mükâfat ve cezalandırma yeri değil, imtihan yeridir.

Mükâfatlandırma ve cezalandırma ise, hesap günü olan ahiret âleminde olacaktır.

O günün hâkimi Allah tır. Allah, insanları, söz defterinden değil amel

defterinden hesaba çekecektir. Sözü doğru ameli bozuk olanlar, yoldan çıkmış

kimselerdir ve kendilerine itibar edilmez, arkalarından gidilmez. Söylediği

sözün adamı olmayanlar kınanmıştır. SAF SURESİ 2-3: Ey iman edenler!

Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz,

Allah katında büyük bir nefretle karşılanır. Yapmadığı şeyleri söyleyen

kimseler, Allah ın nefretine muhatap kimselerdir. Sözü bizi, ameli İslam

düşmanlarını sevindiren kimseler hakkında Kur an da şu beyan vardır. BAKARA 14:

(Sözü bizi, ameli İslam düşmanlarını sevindirenler) müminlerle karşılaştıkları

vakit Biz de iman ettik derler. (İşbirliği içinde oldukları) şeytanları ile

baş başa kaldıklarında ise: Biz sizinle beraberiz, biz onlarla (müminlerle)

sadece alay ediyoruz, derler. Bir toplum için, bu karaktere sahip olan

insanlardan daha tehlikeli bir şey yoktur. Peygamberimizin şu hadisini

dikkatlice okuyalım: Siz, insanları madenler (gibi cins cins) bulursunuz.

Onların cahiliye  döneminde hayırlı ve

değerli olanları, şayet dini hükümleri iyice hazmederlerse İslâmiyet devrinde

de hayırlıdırlar. Siz, yine en hayırlı kişileri, yöneticilik işinden hiç

hoşlanmayanlar olarak bulursunuz. Siz, en kötü kişileri de ikiyüzlüler olarak

bulursunuz ki onlar, birilerine bir yüzle diğerlerine bir başka yüzle gider

gelirler. (Buhari ve Müslim) Şeklen haktan yana, gerçekten batıl ile birlikte

olanlar, bu durumlarını akıllı olmanın gereği sayarlar. Ancak bu akıllılık

değil, sahibini cehenneme götürecek bir akılsızlıktır. Zira Allah ikiyüzlü

kimseleri asla sevmez. 

BİR KONUŞMA

Eskiden ona sevenleri REİS diye hitap ederdi, şimdilerde

UZUN ADAM diyorlar. Biz Milli Görüşçüler olarak kendisine sevgi ve şefkat

besleriz, ancak yolu yanlış olduğu için arkasından gitmeyiz. Kendisine dünya ve

ahiret saadetine ziyan işlerinde nasihatler ederiz, gittiğin yol yanlıştır, bu

yoldan dön deriz. TC Başbakanı ve Cumhurbaşkanı adayı R. Tayyip Erdoğan ın,

aday tanıtım toplantısında yaptığı balkon konuşması, anlamlı ve bir o kadar da

düşündürücüdür. Erdoğan, konuşmasına şöyle başlıyor: Âlemlerin Rabbi Allah a

hamd olsun. Zaferin sahibi sadece ve sadece Allah tır. Bu davayı bu hareketi,

bu mücadeleyi işte bugünlere eriştiren Rabbime sonsuz hamdüsenalar olsun. Bu

davanın bayraktarlığını, sancaktarlığını, hizmetkârlığını yapmış ve ahirete

intikal etmiş her bir kardeşime, Rabbim rahmet etsin, onlardan razı olsun.

Çıktığımız bu kutlu yolculukta, Rabbim ayaklarımızı doğruluk üzere sabit

kılsın   Yaptığı bu duaya gönülden âmin

diyoruz. Ancak bilelim ki dava dediği şey Milli Görüş davası değildir.

Erdoğan konuşmasını ise şöyle tamamlıyor: Bu dava

uğruna canlarını feda etmiş herkese Allah tan rahmet diliyorum. Beni bu kutlu

vazifeye layık gören arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bu bir veda değildir. Bu

bir bitiş değil, Fatiha dır. Rahman ve rahim olan Allah ın adıyla. Hamd, (övme

ve övülme), âlemlerin Rabbi Allah a mahsustur. O, Rahmandır ve Rahimdir. Ceza

gününün malikidir. (Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet

umarız. Bize doğru yolu göster. Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun

kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil!

Erdoğan ın konuşmasının kapanışında okuduğu Fatiha

sürresinde beyan edilen bütün hakikatlere gönülden iman ediyoruz. Biz Saadet

Partililer, Fatiha ya ve ahkâmına gerçekten itikat ettiğimiz için Milli

Görüşçüyüz.

Erdoğan konuşmasının başlangıç ve sonuç kısmının arasında

bir yerinde şunları söylüyor: Biz, halkız Gazi Mustafa Kemal in, Adnan

Menderes in, Turgut Özal ın, Necmettin Erbakan ın hatırasını muhafaza

edenlerdeniz. Gazi Mustafa Kemal ile Necmettin Erbakan ı aynı ipliğe dizerek

kendisi için buradan bir istikbal arıyor olmasında bir tuhaflık vardır.

Erdoğan, seçilmesi halinde yapacaklarını ise şöyle

sıralıyor: Eğer seçilirsek inşallah farklı bir cumhurbaşkanlığını ülkemizde

ortaya koyacağız. Ekonomiyi büyütmek, demokrasiyi daha ileri standartlara

kavuşturmak, Avrupa Birliği ne tam üye olmak, kardeşliği yüceltmek için çok

daha fazla çalışacağız. Erdoğan, ekonomiyi büyütmekten, Avrupa Birliği ne tam

üye olmaktan, kardeşliği yüceltmekten, demokrasinin kalitesini artırmaktan söz

ediyor.

Erdoğan ın konuşmasının tamamı içinde dikkate alınacak

kısım bu kısımdır. Erdoğan, Cumhurbaşkanı seçilirsem adil düzeni değil, faizci

kapitalist zulüm düzenini yürüteceğim, İslam Birliğine değil, Avrupa Birliğine

bağlanacağım diyor. Erdoğan, bu konuşmasında, sözünün İslam ca, icraatının da

batıca olacağını ilan ediyor. Anlaşılan Erdoğan, sözleri ile bizi, icraatları

ile de ABD, AB ve İsrail i memnun etmeye devam edecektir. Bir Milli Görüşçü

olarak Erdoğan ın konuşmasını böyle okuyorum. Bütün Milli Görüşçüler de bu

konuşmayı böyle okuyorlar. 

FATİHA VE AHKÂMI

Erdoğan ın konuşmasının sonunda mealini okuduğu Fatiha

Suresinde ne var

Her şeyden önce Fatiha, tevhid ile başlıyor, övmenin ve

övülmenin ancak âlemlerin Rabbi olan Allah a mahsus olduğu ilan ediliyor.

Allah ın Rahman, Rahim, ceza gününün maliki olduğu bildiriliyor. Tevhide iman

edenler ise Allah a yönelerek: Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet

umarız ikrarında bulunuyorlar. Ve yine inananlar: Bize doğru yolu göster.

Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların

ve sapmışların yolunu değil! duasıyla Allah tan, Yahudi ve Hıristiyanların

yolunu değil, hidayete erenlerin yolu olan İslam yolunu istiyorlar.  Fatiha ve ahkâmına bağlı olan bir kimsenin ABD

ve AB ci ve Irkçı Emperyalizmin işbirlikçisi olması düşünülemez. Allah

inananlara emrediyor: BAKARA 172: Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların

temiz olanlarından yiyin, eğer siz yalnız Allah a kulluk ediyorsanız O na

şükredin. BAKARA 178: Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz

kılındı BAKARA 208: Ey iman edenler! Hep birden İslam a girin. Sakın

şeytanın peşinden gitmeyin. Çünkü o, apaçık düşmanınızdır. BAKARA 254: Ey iman

edenler! Kendisinde artık alış-veriş, dostluk ve kayırma bulunmayan gün

(kıyamet) gelmeden önce, size verdiğimiz rızıktan hayır yolunda infak edin

BAKARA 278: Ey iman edenler! Allah tan korkun. Eğer gerçekten inanıyorsanız

mevcut faiz alacaklarınızı terk edin.  ALİ İMRAN 130: Ey iman edenler! Kat kat arttırılmış olarak faiz

yemeyin NİSA 29: Ey iman edenler! Karşılıklı rızaya dayanan ticaret olması

hali müstesna, mallarınızı, batıl (haksız ve haram yollar) ile aranızda (alıp

vererek) yemeyin   NİSA 71: Ey iman

edenler! Tedbirinizi alın; bölük bölük savaşa çıkın yahut (gerektiğinde)

topyekûn savaşın. NİSA 144: Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da kâfirleri

veli edinmeyin; (bunu yaparak) Allah a, aleyhinizde apaçık bir delil mi vermek

istiyorsunuz MAİDE 8: Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan,

adaletle şahitlik eden kimseler olun MAİDE 35: Ey iman edenler! Allah tan

korkun. O na yaklaşmaya yol arayın ve yolunda cihad edin ki kurtuluşa

eresiniz. MAİDE 51: Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları veli

edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar (birbirinin tarafını tutarlar).

İçinizden onları dost tutanlar, onlardandır MAİDE 90: Ey iman edenler!

Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi

pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz. ENFAL 27: Ey iman

edenler! Allah a ve Peygambere hainlik etmeyin; (sonra) bile bile kendi

emanetlerinize hainlik etmiş olursunuz. İSRA 32: Zinaya yaklaşmayın. Zira o,

bir hayasızlıktır ve çok kötü bir yoldur. TEVBE 23: Ey iman edenler! Eğer

küfrü imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi (bile) veli

edinmeyin. Sizden kim onları veli edinirse, işte onlar zalimlerin

kendileridir. TEVBE 119: Ey iman edenler! Allah tan korkun ve sadıklarla

beraber olun. MUHAMMED 7: Ey iman edenler! Eğer siz Allah a (İslam a) yardım

ederseniz O da size yardım eder, ayaklarınızı kaydırmaz. SAF 14: Ey iman

edenler! Allah ın (dininin) yardımcıları olun. Fatiha ya ve ahkâmına inanmak,

bu emirleri yerine getirmeyi gerektirir.

HATİME

Aynası işidir kişinin lafına bakılmaz. Allah insanları

laf ve söz defterinden değil amel defterinden hesaba çekecektir. Biz ABD, AB ve

Irkçı Emperyalizmin işbirlikçisi olan kimselerin günahlarına ortak olamayız.

Biz sözü doğru ameli bozuk olanlarla da beraber olmayız. Biz Milli Görüş ün

olmadığı hiçbir yerde olamayız vesselam.