Kış geldi, geliyor. Kışlık ayakkabıları şöyle bir tamirden geçirmek lazım… Yeni bir ayakkabı almaya kalksanız bilmem kaç TL!
Geçenlerde bu amaçla uğradığım bir ayakkabı tamircisi anlattı;
* “Biz artık bu mesleğin son jenerasyonuyuz. Yetişen eleman yok! Yanımızda çalışmak isteyen, yetişmek isteyen çırak yok. Her ay 500 TL denetim elemanına veriyoruz… Her ay 1.500 TL muhasebeciye veriyoruz… Kiramız 10.000 liradan 20 bin liraya çıkıyor… Bir elemanın maliyeti 20 bin liraya çıktı. Asgari ücret bile verseniz... Malzemelerin fiyatları uçtu gitti! Biz bu işin altından nasıl çıkacağız?”
İnsan ister istemez üzülüyor. Sordum;
- “Peki, sizin bütün bu dertlerinizi, sorunlarınızı anlatacağınız, çözüm yolları bulacağınız bir esnaf odanız, derneğiniz yok mu?”
- “Var! Ancak sadece aidat almasını biliyorlar. Seçimden seçime gelip hediye veriyorlar! Otelde bir de yemek... Hepsi oy almak için ve bu kadar…”
***
Ayakkabı tamircisi şu acı gerçekleri de bir bir sıraladı;
- “Milletvekilleri, siyasetçiler, belediye başkanları geliyorlar. Onlara da anlatıyoruz bu gerçekleri. Ama tık yok! Mahalli seçimler yaklaştı, yine gelip oy isteyecekler, yine anlatacağız ama değişen bir şey olacak mı? Hiç umudumuz yok!”
- “AK Parti hükümetleri döneminde esnaf tamamen bitirildi. Bizi en çok zorlayan vergiler…”
- “AK Parti hükümetlerinden önceki hükümetler bizim gibi küçük esnaftan fazla vergi almazdı. Ama şimdi bu vergiler sebebiyle bitme noktasına geldik.”
- “Ben her ay 1.500 TL muhasebeciye neden defter parası vereyim! Söylesin Maliye Bakanlığı 'senin yıllık vergin şu kadar' diye, ben de 3 taksitte yatırayım devlete bu vergiyi.”
- “Vergide de çok büyük adaletsizlikler var. Adam benden 5 kat fazla para kazanıyor ama aylık vergisi 150 TL. Bunun nedeni de kirasının düşük olmasıymış. Böyle adalet olur mu? Çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi almak esas olmalı!”
- “Biz artık son jenerasyonuz. Artık ayakkabı tamircisi de yetişmiyor. Çıraklık, kalfalık ve ustalık dönemleri olurdu bizim yanımızda yetişen çocukların. Şimdi çırak bile bulamıyoruz.”
- “Bakkallar marketlere yenik düştü. Küçük esnaf ne yapacağını şaşırmış durumda...”
***
Ayakkabı tamircisini dinledikten sonra şunu düşündüm; dert bir değil, elvan elvan!
MUHAMMED MÜCAHİT TALHA KÖSEOĞLU’NA RAHMETLE…
Saadet Partisi İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi Şahin Köseoğlu’nun mahdumu Muhammed Mücahit Talha Köseoğlu, geçtiğimiz günlerde rahmet-i Rahman’a kavuştu.
Muhammed Mücahit Talha Köseoğlu’nun vefatından dolayı Fatih’te Mesih Ali Paşa Camii’nde düzenlenen Kur’an ve taziye programına iştirak ettik. Köseoğlu ailesinin acılarını paylaştık. Zira acılar paylaşarak azalır, mutluluklar, sevinçler paylaşarak artar.
Muhammed Mücahit Talha Köseoğlu’na Allah’tan rahmet diliyorum. Acılı aileye sabr-ı cemil niyaz ediyorum.
O SORUNUN CEVABINI BOŞUNA ARAMIŞIM!
Soru net; ülkemizde gelir uçurumu ve gelir dağılımı nasıl düzeltilecek?
Kimilerince ülkemizin ‘şişman kedileri’ olarak da tanımlanan, bir zamanlar hükümetler yıkıp hükümetler kuran Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), ‘refah ve bölüşüm’ konusunda ne düşünüyor?
Yukarıda yer alan soruların cevabını, TÜSİAD tarafından yıl boyunca düzenlenen, “Cumhuriyet’in İkinci Yüzyılına Girerken” ana temalı çalıştay dizisinin ‘Refah ve Bölüşüm’ başlıklı çıktılarında aradım.
Zira söz konusu çalıştay sonuçları geçen gün açıklandı.
Ama boşuna aramışım!
Niye böyle düşünüyorum?
Çalışmanın ‘refah ve bölüşüm’ kısmından bazı tespitleri ve kanaatlerimi aktarmak isterim;
* Tespit: “Emekli gelirleri gelir dağılımındaki eşitsizliği azaltmada önemli bir rol oynuyor.”
Soru: Emekli gelirleri gelir dağılımındaki eşitsizliği nasıl gideriyor, acaba? Emeklinin geliri ne ki, gelir dağılımındaki eşitsizliği de azaltsın! Trajikomik!
* Tespit: “Türkiye'deki vergi politikalarının eşitsizlikleri artırdığı, özellikle asgari ücret üzerinden alınan vergi istisnasının eşitsizlikleri daha da artırdığı belirtildi.”
Soru: Çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınması tespitine yer verilmesini herhalde bu raporda beklemiyorduk ama en azından asgari ücretin vergiden istisna tutulması net biçimde talep edilemez miydi?
* Tespit: “Asgari ücrette vergi istisnası bulunmasına rağmen, Gelir Vergisi Kanunu’nun belirli maddelerinin eşitsizliği artırdığı…”
Soru: Bu mu olmalıydı koca çalıştayın sonucu? ‘Refah ve bölüşüm’ derken bunlar mı anlaşılmalı, Allah aşkına!
ASIL MESELEYE NEREDEYSE HİÇ DEĞİNİLMİYOR!
TÜSİAD’ın çalıştay notlarında, Türkiye'de bölgesel gelir dağılımının bozuk olduğu, iş gücü piyasasındaki bölgeler arası eşitsizlikler bulunduğu, Doğu ve Güneydoğu’da işsizliğin ve imkânsızlıkların yoğun olarak yaşandığı, genç nüfusun işsizlikle mücadele ettiği, iş imkânlarının ve iş alanlarının yetersiz olduğu, bölgenin hizmetlerden eşit şekilde faydalanması gerektiği dile getiriliyor ama asıl meseleye neredeyse hiç değinilmiyor: Bölgesel kalkınma.
* Yani, fabrikaların, iş sahalarının sadece belli bölgelere değil, ülkenin her noktasına adil bir şekilde dağıtılması. İnsanların doğduğu yerde doyması gerektiği… Bu hususlara hiç yer verilmeyen bir çalıştay sonucu… İlginç… Bunlar yerine LGBTİ’den ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden bahsedilmesi de başlı başına ele alınması gereken bir başka sayfa…
***
TÜSİAD çalıştayından bazı tespitler de şöyle;
* “Tabii refah devleti özel bir dönemin ürünü. Bir mücadelenin ürünü. O yüzden tekrar gelir mi, gelmez mi büyük bir tartışma. Ama asıl devlet nasıl bir işlev üstlenmeli? Bugünkü devlet bir A.Ş.’dir.”
* “Eşitsizliklerin temel sonuçlarından biri Türkiye’de ciddi bir düzeyde olan yoksulluk olgusu.”
* “Toplum kutuplaşmış durumda ve tüm kesimlerin kamu kaynaklarına erişim imkânları eşit değil. Bu ortamda gelirin adil dağılımından bahsedilemez.”
***
Nasıl tespitler ama!..
Hülasa; Türkiye’nin en bilinen STK’sı olan ve patronların kümelendiği TÜSİAD’ın ‘refah ve bölüşüm’ konulu çalıştayı, bir gayretle yapılan çalışma olmasına karşılık, çıkan sonuçlar kanaatimce hayal kırıklığıdır ve beklentiyi karşılayamamıştır.