İstiyorlar ki Türkiye hemen bir savaşa girsin, Suriyeye haddini bildirsin. İyi de Akçakaleye atılan topların daha nereden, nasıl, ne şekilde atıldıkları bile tam olarak net değil. Aynen Türk jetinin düşürülmesi olayında olduğu gibi olayla ilgili çok sayıda soru işaretleri var. Öncelikle diplomatik yolların sonuna kadar işletilmesi şart.

* Suriye Enformasyon Bakanı Umran el Zuabi, Türkiyenin Akçakale ilçesine atılan, beş kişinin ölümüne, 9 kişinin de yaralanmasına neden olan top mermileri ile ilgili devlet televizyonuna yaptığı açıklamada olaydan sınır kazası olarak behsetti ve devletlerin akıllıca, rasyonelce ve sorumluca hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi. Bu açıklama bile başlı başına olayda soru işaretlerini bünyesinde barındırmıyor mu

* 10 yıl süren İran-Irak savaşından sonra düşman bilinen ülkelerin konu silah satışına gelince nasıl da dost oldukları belgeleri ile açıklandı. 10 yıl boyunca yıkılan, annelerin dul, çocukların yetim kaldığı, her açıdan yıllarca geriye giden iki Ortadoğu ülkesi oldu. Kazanan ve avuçlarını ovuşturan ise hep silah satıcıları...

* Türkiyenin şu aşamada önünde duran iki önemli hedef; ekonomik açıdan güçlenmesi ve demokratik açılımlarını gerçekleştirmesidir. Yeni ve sivil anayasa da en büyük hedeflerinden biri olmalıdır.

* Sosyal medyada paylaşılan şu espri çok hoştu; Türkiyenin hep A.B.D. Planları oldu. Bir de C Planı olması lazım. Zekice ve üzerinde durulması gereken bir öngörü.

* Türkiyenin tek başına ya da başkaları ile Suriye ile savaşa girmesi pusuda bekleyen karanlık güçlerin en büyük beklentisi. Savaş senaryoları arasında bu karanlık güçlerin avuçlarının kaşındığını söylemek kehanet olmaz.

GÜLÜN KONUŞMASININ ŞİFRELERİ

Sırayla gidelim:

1) Tayip Erdoğanın yanından biran bile ayrılmayan AK Parti milletvekili Yalçın Akdoğan, bir süre önce dedi ki; "Tayyip Erdoğan Başbakanlığı ve AK Parti Genel Başkanlığını bırakırsa bu yapı parçalanır."

2) Birkaç ay önce idi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Erdoğan sonrasına hazırlanıyor. AK Partinin başına geçecek. Zaten öngörüler de bu yönde. Becayiş yapacaklar. spekülasyonlarından sonra Gül kalktı dedi ki; "Yok böyle bir şey. Siyasete dönmek gibi bir çabanın içinde değilim."

3) Başbakan Recep Tayip Erdoğan son Kongre konuşmasında net olarak şunu ifade etti: "3 yıl Genel Başkanım. Sonrasında partim ne görev verirse onu yaparım."

4) Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMMnin açılışındaki konuşmasında, Süleyman Demirelin 1991 seçimleri öncesindeki taktiği izledi ve özellikle sol kesimin desteğini almayı başardı. Gülün tutuklu vekil çıkışı takdir gördü bu kesimden.

Tüm bunlardan sonra şunu söylemek sizce de mümkün değil mi

- Evet, Erdoğan Köşke çıkmayı çok istiyor ama şimdilik bunu açıkça telaffuz etmek istemiyor ya da vazgeçti. 2014 Planları revizyona uğradı. Seçildiği takdirde Abdullah Gül yeniden Cumhurbaşkanı, Erdoğan da Başbakan ya da başka pozisyonlarda devam edecek...

ERBİL TUŞALP NEREDE BİTTİ

1 Ekim itibari ile günlük yayınlanmaya başlanan Yeni Sol Gazetesinde Erbil Tuşalpin de yazdığını görünce o sahne gözlerimin önüne geldi.

Neydi o sahne

Yer; Ali Kırcanın Siyaset Meydanı...

Tartışmacılar arasında daha sonra AKP milletvekili ve Bakan olacak Prof. Mehmet Aydın ve Erbil Tuşalp de var.

Tuşalp, İslama ilişkin sallayıp, atıp tutarken Mehmet Aydın ünlü yazara döndü ve şu soruyu sordu:

-Bu kadar atıp tuttuğunuz İslamın Şartları nedir, sayar mısınız

Tuşalp kızardı, bozardı, bocaladı, sustu ve pıtsı...

Bence Tuşalp orada bitti....

2071 HEDEFİ!

Başbakan Recep Tayip Erdoğan Kongre konuşmasında 2023ten sonra bir de 2071i hedef gösterdi, ya!

Bende şu izlenimler uyandı:

* 2071 Malazgirt Meydan Muharebesi ile Türklere Anadolunun kapısı sonuna kadar açıldı. 2071de acaba hangi kapıları hangi atraksiyonla açacağız

* Sultan Alparslan mezarından çıksa gelse 2071 Hedefi için nasıl bir konferans verirdi, acaba

* 2071de camiler hâlâ irticanın yuvalandığı yerler olarak değerlendirilir mi

* 2071de kamusal alanların kapsamına nereleri girer acaba

* 2071: 2 7 1= 10 eder. Bahçeli bu rakamı nasıl yorumlar acaba Buradan bir piskevüt çıkar mı

* Ya da şöyle bir hesaplama yapmak mümkün mü: Şu anda 2012 yılındayız. Hedef 2071. 2071den 2012yi çıkardığınız zaman kalır 59. 2071 2012 59; rakamları toplarsanız kaç eder 29. 29 rakamı İstanbulun Fethine işaret ediyor. Erdoğan bunu mu kastetti acaba

* 2071de bir tek köy kalacak mı

* 2071e kadar kurulacak hidroelektrik santrallerinden sonra halen akarsu kalacak mı

* 2071de emekliye yüzde 300 zam veren bir babayiğit çıkar mı

* 2071de milletvekilleri yine liderlerin iki dudağından çıkan isimlerden mi oluşur

* 2071de Hakça bir düzen gelir mi Gelir uçurumu azalır mı dersiniz

* 2071de Cumartesi Annelerinin durumu ne olur

* 2071de Kars-İstanbul hızlı treninin durumu ne olur

* Aklım 2071de kaldı...

Sizce 2071de Türkiyenin durumu ne olur

NOT:  Bugün 05 Ekim 2012 Cuma... Uyan da balığa gidelim... İktidarın 2012 yılında yeni Anayasa vaadini sıcak tutmak adına... 2012den 9 ay 5 gün daha eksildi. Yeni sivil anayasanın yazımına başlandı, ilk cümleler ortaya çıktı... Ama bugünlerde tık yok... Takipçisiyiz...