Küçük düşünüyoruz hep. Cebimiz kadar, evimiz kadar,

sözümüz kadar, derdimiz kadar. Derdimiz dediğime bakmayın. Çok dertli değiliz.

Kötüden halliceyiz. Faturalar, evin borcu arabanın harcı, çocuğun okulu, yaz

geliyor tatilin derdi. Ümmet mi O dert değil. Mesele ümmet olunca lafla

doyuyoruz artık!

Söyleyecek söz tükendi aslında bende. Haklı çıkmaktan da

yoruldum. Dün yanlışına süslü elbiseler biçen zevatlar, bugün hatalarına timsah

gözyaşı dökmeye çalışıyor. Her ikisinde de onları alkışlayan var. Mesele Mısır,

Kudüs, Gazze olunca cümle kuran çok. Farkına varamadığımız ise şu. Bu

kelimeleri cümlede kullananlar kendilerini özne sayıyor. Dertlenmemiz gereken

kelimeler hep dolaylı tümleç!

Bugünün sihirli cümleleri de alıştık yüklemine teslim.

Bu yüklemi kullanmak bile kabullenmek anlamına geliyor aslında. Bilmiyorlar.

İşin edebiyatı hissiyatı geçince ruhuna Fatiha okuyacak kimse de kalmıyor.

Garip hep garip mazlum hep mazlum bizim tavrımız yüzünden de zalim inadına

zalimliğine devam ediyor!

Yanlış okumadınız. Suç bizim. İnancımızın sınırları

ortadan kaldıralı asırlar olmuş. Biz ahmakça sınırlar koyup, kendi elimizle

koyduğumuz bu sınırlara inanıp, kişisel dertlerimizin çözümünü bu dünyanın yükü

saydığımızdan beri vebalimiz birikiyor. Koyacak yerimiz kalmadı artık.

Yapılanları unutmaya devam edersek eğer bizim de başımıza gelmesini ne

engelleyecek. Siyasi hırslarınız mı kurtaracak sizi

Bu seçim de vaad olarak şunu da duyar mıyız dersiniz;

Başkanlık sistemi olsaydı Mursi ye idam kararı çıkmazdı

Acıyla gülüyorum artık. İhvan seçimi kazandığında onlara

laiklik tavsiye eden, darbenin ardından Diren diye gaz veren, seçim

meydanlarında dörde kadar saymayı ezber geçen, bugün darbecilerle Yemen

meselesinde mutabık kalan ama Amerika da vampirlerle aynı salonda olmasına

rağmen Sisi nin masasına oturmayan muhterem

İnanma ihtiyacını yalanlarla gidermeyi tercih eden

mübarekler

Yere batasıca reel politiği amentü belleyen abiler..

Bu yalanlara dantelli cümleler biçen kalemşorlar

Şiirini Esma ya diye yazıp, Ayşe ye, Fatma ya boy

gösterenler

Profil resmini dört parmak yapıp gidip darbecilerle reel

politik içkisi içenlere oy verenler

Gerçeği kendine bile söylemekten korkanlar

Arsızlar, pervasızlar

Hatadan dönmenin erdem sayıldığı devirleri tarih öncesine

öteleyenler, yok sayanlar

Mursi ye idam kararı çıktı. Müftüye gönderildi. Çıkar ya

da çıkmaz önemi yok. Müslümanlar sınıfta kaldı. İşin özeti ve acısı bu!

Utanacak yüzünüz kaldı mı Yoksa siyaset

üretebileceğiniz, Müslümanı kandırabileceğiniz yeni bir malzeme mi sayacaksınız

idam kararını Eminim ki ben daha bu yazıyı bitirmeden, siz okumadan çoktan

siyasete malzeme yapılacak bu mesele. Avrupa yı suçlayacaklardır muhtemelen.

Avrupa istedi diye darbeciye destek verdiğini gizleyecektir yine malum zevat.

Bu mesele vicdan meselesidir. Bana Ortadoğu uzmanı ağzı

yapanın kalbini kırarım. Duygusala yatanın, basın açıklamaları yapıp ertesi gün

ikiyüzlü politiklerin mitinginde bayrak sallayanın, biz devlet olarak ne işe

yarıyoruz sorusuna cahil, Allah ın vaadine itimadınız yok mu Hepsini dümdüz

edecek salyangoz sepeti taşıyan geri zekalı dindarın, haberi okuduktan üç

dakika sonra online oyunlarda boy gösterenlerin, sosyal medya da popüler olmak

için iyi bir fırsat fırsatçılığı yapmaya kalkacak tüm asalakların bilgisine

Bende size güzellikle bu mevzuları anlatacak gramer

kalmadı!

Ahmaklık fıtrattan değildir. Bir tercihtir. Bizim Deli

Dumrul bir arkadaş var. Hüseyin. Hakiki dertlilerden. Eski bir yazımı

hatırlattı bana. Aradan geçen onca zamana karşın bugün bile güncel olarak

kullanabileceğimden bahsetti. Seni mi kıracağım Hüseyin. İşte 10 Nisan 2014

tarihli yazımızın finali. Silsileye Kamaruzzaman ı ve Mursi yi de siz ekleyin

Darağacı bile ağaçtır en nihayetinde. Kanımızla sularız.

Darağacı bile yeşerir emin olun. Meyvesi Ömer Muhtar olur. Seyyid Kutup olur.

Abdulkadir Molla olur. İsimlerini sayamasak ta 529 lar olur. Bu meyvelerin

hepsi cennettendir. Cennettedir. Ey iradesini kardeşinin kanına karşılık satmış

millet. Bu meyve bir tek size haramdır. Gelin kendinize bir iyilik yapın.

Uyanın. Yeter.

Ya da boş verin. Yormayın kendinizi. Cuma günü geldiğinde

bir tane kardeşlik ayeti, bir tanede şehadet hadisi sallarsınız olur biter.

Kalbinizin sahibine emanet olun

Eyvallah