Belli aralıklarla, merkezi otorite Müslümanlara zulüm ediyor.
Yerlerinden yurtlarından canlarından ediliyorlar. toplu tüfekle, satırlarla ölüme gönderiliyorlar.
Resmi rakamlara göre, son birkaç gün içinde üç binden fazla Müslüman şehit edildi.
Dünya suskun… Kör ve sağır.
Avrupa, kendi keyfinde… Ölenler nasıl olsa Müslüman. Kendilerini ilgilendiren bir topluluk değil ya.
Varsın ölsün Müslümanlar diye bakıyorlar olup bitene.
Burmalı yetkililer, hükümet edenler, ne yazık ki, Müslüman avına çıkmış durumdalar.
Budistler, kendilerine inanan halkla ve hükümetle beraber, Müslümanları kendi topraklarında, evlerinde öldürmeye devam ediyorlar. Bu insanlık suçunun ne zaman biteceği belli değil.
Budistlerin bu denli hınçla, nefretle, canilikle Müslüman öldürmeleri ilginç değil mi?
Hani, bu Budistler içe dönük, kendi içlerini, ruhlarını keşfediyorlardı… Ne oldu da, Müslümanları düşman bilip, soykırımı başladılar?
İki üç günde üç bin Müslüman katlediliyor.
Dünyadan çıt yok.
Dünyanın insan hakları konusunda laf ebeliği yapan ülkelerinden ses yok.
Amerika… Amerikalı yetkililer lal oldular. Birleşmiş Milletler topluluğu uyuyor.
İnsanlık suçu işleniyor… İnsanlar, dünyanın gözü önünde toplu katliama tutuluyor…
Dünya bir şey yapmıyor, yapmak istemiyor. Onlar için Müslümanın ölmesi sıradan bir hadise görünebilir.
Zira, şu andaki halleri, düşünceleri, tavırları böylesi bir hadisede kör olmalarını emredebilir. Ya biz, biz ne yapıyoruz?
Başta Türkiye olmak üzere… Müslüman ülkeler… Müslüman topluluklar, neredesiniz, siz neden ses vermezsiniz?
Ölenlerden biri Yahudi olsaydı… Ölenlerden biri Amerikalı olsaydı… Ölenlerden biri Avrupalı olsaydı, ne olurdu düşünün bir… hemen harekete geçmezler miydi? Biz ne yapıyoruz?
Hükümet, diplomasiyi işletmeli, gereğini yapmalıdır.
Fiili olarak olaya bir şekilde müdahale etmelidir… Diğer Müslüman ülkeleri tepki vermeye çağırmalıdır.
Uluslararası kuruluşları harekete geçirmelidir.
İslam İşbirliği Teşkilatı nerde sahi, ne yapıyorlar?
Bugün yoksak ne zaman var olacağız, söyler misiniz?
Kurban bayramında, dağlarda, aç ve susuz, zulümden kaçan Müslümanlar sizden uzatılan bir el bekliyor, ses vermenizi istiyorlar. Haydi, sivil toplum kuruluşları… Haydi, Türkiye… Gün bugün… Birlikte ses verelim, destek verelim. Dünya kamuoyunu harekete geçirelim.
Herkes kendi çapında işbirliğiyle sesini yükseltsin… Arakandaki Müslümanlarla dayanışma içinde olalım.
Yüreklerine ses verelim en azından… Haydi, Türkiye… Haydi, dünyanın vicdanlı insanlar