Bilmem gördünüz mü Üç Çivi Yayınevi ihtiyacı duyulan
eğitici bir kitabı okuyucusuyla buluşturdu. Anne babalar için kılavuz olma
özelliğinde bir kitap. SOBE - Çocuk Eğitiminin Şifresi adını taşıyan eser
genç bir psikolog tarafından hazırlanmış. Yazarı Abdülaziz Yılmaz. Psikohekim
mahlâsıyla yurt içi ve yurt dışında eğitici seminerler veriyor. İmam Hatip
kökenli ve Kıbrıs Yakındoğu Üniversitesi Psikoloji Bölümü nden mezun olmuş.
Yüksek Lisansını tamamladıktan sonra, şimdi bir kurumda yönetici psikolog olarak
çalışıyor.
Çocuk büyütmek ile çocuk yetiştirmek arasındaki farkı
hepiniz takdir edersiniz. Çocuk yetiştirmek için önce onu iyi tanımak gerek.
Başlı başına bir âlemdir her insan. Keşfedilmeyi bekler. Çocuk da öyle.
Yazar kitabını tanıtırken, Bu kitap çocuğunuzun kullanma
kılavuzu değildir diyor ve ekliyor: Her çocuk kendi kitabını yeniden
yazdırır. Bu kitap çocuğunuzun yetişmesine rehberlik edecektir diyerek anne
babalardan isteklerini sıralıyor: Yeter ki siz `Çocuğum için değer deyip sorumluluk alın, fedakârlık edin, onu anlamak
için bir adım atın. (Sh. 9)
Kitap bir hikâye ile başlıyor. Bağdatlı bir sarrafın
hikâyesidir bu. Bir dilenci kadın
çocuğuyla birlikte dükkânına gelir, sadaka ister. Dilenci sarrafın verdiği
sadakanın zenginliğiyle uyumlu olmadığını söyler. Böyle deyince sarraf dilenci
ile pazarlığa girişir: Çocuğun serçe parmağını kesip alacağım, tüm dükkânım
senin olacak. Dilenci, Deli bu adam diyerek oradan hızla uzaklaşır. Yazar,
bu hikâyeyle fark edemediğimiz hazinelerimize dikkat çekmek ister. İşte, Bize
emanet olarak verilen yavrularımız da bu hazineler arasında.
Çocuğa nasıl yaklaşalım
Kitapta, çocuk gelişimi ile ilgili bilgiler var. Doğum
öncesinden 18 yaşına kadar her yaş grubundaki çocukların fizikî, psikolojik,
dikkat ve algı bakımından durumları anlatılıyor. Anne babaların her yaş
grubundaki çocuğa nasıl yaklaşmaları gerektiği konusunda bilgiler veriliyor.
Yazar bunu yaparken mesleki bilgilerini, uygulama ve gözlemlerini konuşturuyor.
Konu, anne babalar açısından da ele alınıyor. Onların
söz, tavır ve davranışlarının çocuğa yansımaları, çocuk üzerindeki etkileri
zengin örneklerle anlatılıyor. Anne babaların çocuklarına bir doktor şefkatiyle
yaklaşmaları öneriliyor: Hiçbir doktor bedenin hastalıklı bir organıyla
karşılaşır karşılaşmaz, organı kesip atmaya kalkmaz; mikrobu yenmek için bütün
yolları dener. (Sh. 36)
İdeal çocuk eğitiminin dengeli ve güven verici bir
ortamda yapılabileceği anlatılır kitapta. Çocuğun nasihat dinlemekten çok
örnek alma özelliğinde olduğuna dikkat çekilir: Sizin ne söylediğinizden çok
ne yaptığınız önemli. Çünkü çocuklarınız söylediğiniz yere değil, gittiğiniz
yere gitmek isterler.
Sağlıklı bir ortamda yetişen çocuğun kazandığı değerler
şöyle anlatılır: Kendi benliğine ve çevresindekilere saygılı olur. Kendisinin
ve başkalarının sınırlarını bilir ve haklarını ihlâl etmez. Bir şeyler
üretmekten keyif alarak sosyal, girişken bir eğitim ve iş hayatına sahip olur.
(Sh. 42)
Çocukla etkili iletişimin yollarının da ele alındığı
eserdeki bilgiler, ideal örneklerle hayatın içine çekiliyor. Yanlış iletişim
konusunda şu uyarı var: Çocuğuna bağırıp çağırıp hatta darp edip terbiye
edeceğine sanıyorsan Yanıldın! Yanıldın Yanıldın. (Sh. 56)
Çocuğun Manevî Eğitimi
Çocuk demek, oyun demektir diyen yazar, oyunun maddî ve
manevî olarak çocuğa kazandırdıklarından söz ediyor. Filistinli çocuğun bombalı
saldırılar karşısında bile gözünün oyunda olması, oyunun çocuk için ne büyük
bir ihtiyaç olduğunu ortaya koymuyor mu
TV ve bilgisayarın eğitim aracı olarak kullanılmasının
yöntemlerine de yer verilen kitapta, Ailede Pedagojik Din Eğitimi nin de
gerekliliği vurgulanıyor. Allah Resulü nün (s.a.v) Kimin çocuğu varsa, onu
eğitirken onunla çocuklaşsın Hadis-i Şerifi ne atfen muhatabımızın dünyasına
girmenin eğitimdeki olumlu rolü örnekleriyle anlatılıyor. Yaş seviyesi dikkate
alınarak sağlıklı bir din eğitiminin nasıl yapılabileceği anlatılıyor.
Allah Resulü nün (s.a.v), Her çocuk İslâm fıtratı üzere
doğar Hadis-i Şerifi gereği, çocuğun fıtrî özelliğini dikkate alarak, ona
Allah ı sevdirmenin yolları konusunda yeni açılımlar yapmaya çalışıyor yazar.
Sevginin eğitimdeki rolünü anlatırken bir tavsiyesi var
anne babalara: Doya doya sevgi verin çocuklarınıza. (Sh. 104)
Yazar, Viyana ya seminer için gittiğinde yaşadığı bir
hatırasını aktarıyor: Eşinden ayrılan bir Anadolu hanımı üç erkek evlâdına,
hem de bir Avrupa ülkesinde, ideal bir eğitim vermeyi başarmış. Bu nasıl oldu,
diye soruyor anneye: Çok sıkıntı çektim oğul, gecemi gündüzüme kattım, hem
analık, hem babalık yaptım, ama onların böyle temiz olmalarının olsa olsa bir
tek sebebi olabilir: O da, elhamdülillâh asla haram yedirmedim.
Yazar, şöyle sonuca bağlıyor olayı: Ders vermek için
gittiğim Viyana da çok mühim bir ders almıştım: Çocuk eğitimi eşittir helâl
rızk. (Sh. 109)
Yazarı tebrik ediyor, yeni başarılarını bekliyoruz.
Kitabı, Hürriyet Cd. No: 184/ C Çankaya/ANKARA adresinden temin edebilirsiniz.
İletişim için: 0 312 480 51 11