Yüz yıllık cumhuriyet dönemi konusunda dostlarımız ile anlaşamadığımız konuların başında “son yirmi yıllık yanlışları” eleştirmemiz geliyor!
Onlar istiyorlar ki “son yirmi yılın yanlışları” yerine geçmiş yılların yanlışlarını eleştirelim!
Tamam, o yıllarda yapılan yanlışları da eleştirelim!
Zaten “son yirmi yıllık yanlışlara” gelinceye kadar hep geçmiş yıllarda yapılan o yanlışları eleştirdik!
Biz o dönemlerde hiç yanlış yapılmadı, yapılan her şey çok doğruydu gibi bir iddianın da sahibi değiliz!
Evet, o büyük yanlışlar yapıldı!
Ve o büyük yanlışları yapanların çoğu şimdi öte dünyada yapmış oldukları büyük yanlışların hesabını vermekle meşguller.
Biz o büyük yanlışları nasıl eleştiri konusu yaptıysak son yirmi yılda yapılan yanlışları da aynı şekilde eleştirmekten başka bir şeyin peşinde değiliz.
İşte bu noktada dostlarımız ile anlaşamıyoruz.
Onlar hep yüz yıllık cumhuriyet döneminin ilk seksen yılında yapılan yanlışların eleştirilmesini, son yirmi yılda yapılan yanlışların ise görmezden gelinmesini bekliyorlar.
Birebir sohbetlerimizde bizden çok eleştirdikleri konuları topluma yönelik olarak yapmaktan da özenle kaçınıyorlar.
Sürekli olarak ilk seksen yılda yapılan yanlışların gündemde tutulmasını ve son yirmi yılın ayrıcalıklı bir muameleye tabi tutulmasını istiyorlar.
Üstelik bunu, kutsal bir görev olarak görüyorlar.
Son yirmi yılda yapılan yanlışlıkları görmezden gelmenin en büyük zararı kendilerine verdiğini ise idrak edemiyorlar.
Onlar kutsal bir görev olarak kabul ettikleri bu mücadelede birilerinin hakkının yenmesini hiç önemsemiyorlar.
“Kavgada yumruk aranmaz” yaklaşımı ile bu tür mücadelelerde hak yemiş olmanın bir önemi olmadığını düşünüyorlar.
Ve geçmiş yıllarda yapılan büyük yanlışların faturasını şimdi o yanlışları yapanların çoluk çocuğuna kesmeye kalkıyorlar.
İş başına gelirlerse onlar da aynı yanlışları yaparlar gibi bir varsayımdan yola çıkarak son yirmi yılın yanlışlarını görmezden gelmeye devam ediyorlar. İdrak edemedikleri gerçek ise toplumun büyük bir kesimi ile aralarının giderek açılıyor olması!
Evet, seçim kazanıyorlar ama her seçimde ciddi manada taraftar yitiriyorlar. Öncekiler de olduğu gibi bu yazdıklarımız da hoşlarına gitmeyecek ama dost acı söyler demişler.