18 Mart Çanakkale Zaferi nin yıldönümü. Çanakkale savaşlarında 250 bin evladımızı bu topraklar için toprağa verdik. Bu olayın hatırasına bir yazı yazayım derken AKP nin kapatılması için açılan dava bomba gibi patladı, milletimizi üzüntüye garketti. Bu sebepten ister istemez konuyu değiştirerek bu manşet değişikliğini yaptım.

"Anayasa içinde vurdular beni

Ölmeden mezara koydular beni"

Bu kapatma girişimi niçin çok üzücüdür.Çünki:

1-Milli İrâde hiçe sayılıyor, henüz dumanı üstünde tâzeliğini koruyan 22 Temmuz seçimlerinde milletin, AKP yi tek başına iktidara getirmiş olmasına karşı çıkılıyor, milletin kararı kabul edilmiyor, red ediliyor.

2- Parti kapatılması ne demektir AKP ye oy vermiş olan 16 milyon küsûr seçmenin topyekün, kitlesel olarak cezalandırılması demektir.

3-50 seneden beri, Ceza hukuku ve Siyâsi Partiler hukuku alanında yeni prensipler kabul edilmiştir. Buna göre cezanın gâyesi, ille de sanıklara yaptırım uygulanması değildir, gâye suçluların ıslah edilmesidir denilmiştir.

4- İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi nin ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi nin hükümleri paralelinde hareket edilerek, Siyasal Partiler hukukunda da yeni sistemler kabul edilmiştir. Yani batıda köprülerin altından çok sular geçmiş, parti mensuplarının KİTLESEL OLARAK cezalandırılmasından da vazgeçilmiş, parti yasaklarını ihlal eden kişilerin, "Âdil mahkemelerde yargılanarak cezalandırılması ve siyâsi parti hükmi şahsiyetlerinin KAPATILMAsından vazgeçilmesi görüşü benimsenmiştir.

5- Bu sebepten AKP aleyhinde açılmış olan kapatılma dâvâsı ABD de ve AB deki bütün siyâsi ve hukuki mahfillerde kınanmıştır, abes bir olay olarak nitelendirilmiştir.

Bu satırların yazarı olarak bendeniz, ülkemizde kapatılmış olan beş siyâsi davanın avukatı olarak savunma görevi yaptım. Siyâsi parti kapatma davalarında gerek esas, gerek usul bakımından, mukaddes olduğu söylenen savunma hakkının, ne şekilde kısıtlandığını, hatta yok edildiğini, olayların içinde yaşayarak tesbit ettim. Şöyle ki:

a)Tanık olduğum bu davalarda, siyâsi partilerle ilgili kanunların, partilere tanıdığı savunma hak ve imkanlarını düzenleyen, Siyâsi Partiler Kanunu nun usul hükümleri, önce dava esnasında, verilen bir Anayasa ara kararıyla önceden iptal ediliyor. Sonra, savunma hakkından mahrum kalan parti, ANAYASANIN GENEL VE MUĞLAK hükümleri uygulanarak, partiler kapatılıyor.

Bu kanun iptal etme ve savunma hakkının ortadan kaldırılması işleminde, Anayasa Mahkemesi, kendini hem savcı yerine koyuyor, hem mahkeme yerine koyuyor, partilere ve avukatlarına bile haber verilmiyor, tebligatsız hüküm tesis ediliyor.

b)Katıldığım parti kapatma davalarında, partilerin şahid gösterme, bilirkişi tetkikatı talep etme veya gerekirse keşif istemek gibi savunma haklarının kullanıldığına şahid olmadım..

c)Ülkemizde 24 parti kapatıldığı beyan ediliyor. Kapatılan bu partilerin seçmenlerinin toplamı hesaplanırsa, toplam seçmen sayısını geçen bir rakam ortaya çıkar. Yani yargı önünde, bütün seçme hakkına sâhip olan insanlarımızın hepsi kitlesel sanıktır. Potansiyel suçludur, hepsinin siyâsi haklarının iptal edilmesi caiz ve mümkündür. Ya da girmiş oldukları partiler sabıkalı sayılır.

Milletin topyekûn potansiyel suçlu sayıldığı böyle bir ortamda:

İç barış tesis edilemez,

Devlet millet kaynaşması sağlanamaz,

Kapatılan siyasi partiler değildir, milletin kalkınma, azim ve şevkidir,

Kapatılan milletin huzûr, selâmet ve umûdudur.

Kapatılan, millet ve devletimizin itibarıdır.

Devlet millet kaynaşmasının zedelenmesi, vatan ve milletimizi bölmek, parçalamak isteyenlerin ekmeğine yağ sürer.

Memleketimizin, siyâsi krizler içerisine düşmesi, Emperyalist odaklar için bulunmadık bir fırsattır.

Mânevi ve maddi kalkınma hareketlerimizin yarım kalması, ekonomik potansiyelimizin harekete geçirilemeyişi, sık sık darbeler olmasından ve sık sık erken seçimler yapılmasından, sık sık hükûmet değişiklikleri yapılmasından kaynaklanmaktadır.

Umarız AKP nin kapatılmasından doğan krizler tırmanarak bizi 27 Mayıs modeli bir kaosa sürüklemez.

Allah milletimizi, devletimizi bu ve buna benzer kötü akibetlerden korusun. Amin.