Türkiye siyasetinin, medyasının ve egemen güçlerin kıblesi [bu deyimi sevmiyorum ama kullanmak durumundayım] Amerika. İman noktasında bir bakış. Bu, Müslümanları da içine almış durumda. Bir hafta boyunca Anadolu daydım. Sahih Müslümanların "Abedesiz olmaz" [Milli Görüş mensupları hariç] psikolojisi iyice baskın durumda. Bu teslimiyet bir yenilgidir. Bu düşünceyi bir felsefe haline dönüştürüyorlar. Piramidin tepesini ele geçirenlerin eteğine tutunma duygusu. Piramidin tepesinde tutunurken, tepeyi ele geçirenlerin inisiyatifi, gücü, hilesi unutuluyor. Orada olmayı bir nimet olarak görüyorlar.

Kendi tepesini kurmak yerine başkasının tepesine tırmanma kişiliksizliği.

Cumhurbaşkanı nın Amerika ziyareti sırasında gazeteler, ara sayfalarda, küçük bir haber geçti.

"Hürmüz Boğazı nda ABD ye İran Tacizi" Bu haber Hürriyet gazetesinde böyle yer aldı. Hürmüz boğazı neresi, Abede nerede Kim haklı, niçin bu haber böyle yer alıyor, Türkçe yayımlanan bir Türkiye gazetesinde Bu haber bize kurt kuzu meselini anımsatıyor. Bir de Türkiye yi medyasıyla yönlendirenlerin tutum ve bakışını da gösteriyor.

Abede nin kuzey Irak ve PKK konusunda ayak değiştirmesiyle hava birden farklı bir atmosfere dönüştü. Amerikancıların ağzı kulağında. Ne zamandır  kıvranıp duruyorlardı. Başta "çuval olayı" olmak üzere bir çok şeyi izah edemiyorlardı. Son hamle sonrasında hava değişti. "Amerika ya medyunu şükranız efendim!" Nerden nereye, değil mi

Biz habere dönelim:

"ABD Başkanı George W. Bush un Orta Doğu ziyaretine günler kala Hürmüz Boğazı nda İran ve amerikan gemileri arasında gerginlik çıktı. CNN televizyonunun haberine göre, İran Devrim muhafızlarına ait 5 tekne [hani bir üst cümlede gemiler ifadesi geçiyordu. A. H. H.], Hürmüz Boğazı nda Amerikan deniz kuvvetlerine ait 3 gemiyi taciz etti. CNN, İran teknelerinin, ABD gemilerinin 200 metre yakınına kadar yaklaştığını ve telsizle tehditte bulunduğunu ileri sürdü. Amerikan askeri gemileri İran teknelerine ateş açma noktasına geldi. İranlılar "Oraya geliyoruz, birkaç dakika içinde sizi havaya uçuracağız" diye telsiz mesajı yolladı." [Hürriyet gazetesi, 08. 01. 2008] Salt buradan yola çıkarak iyi bir dalga yazısı yazılabilinir. Haber bu kadar. Haberin yer alış mantığındaki gülünçlük, bir yana gazetenin bakış açısı ve mantığı bizim için daha önem kazanıyor.

5 tekne, 3 gemiyi taciz ediyor! Ne komik değil mi Bu, el-Kaide nin kasıp kavurmasına benziyor. Haberin kaynağı CNN. Telsiz mesaj burada çok önemle öne çıkıyor. "Gelip sizi havaya uçuracağız" Tarzlı tehdit. Nasıl da önemli bir haber, değil mi

Aslında bu  resmi ideolojinin iç ruhu bakımından daha bir önem kazanıyor. Nasıl mı : Amerikancılık hiçbir zaman tehlike değildir. Hatta bu bir nimet. Şimdilerde resmi ideolojinin savunma refleksi sigara ve içki. Asıl açmaz burada gizli. Amerika ya yönünüzü ancak içki ve sigara ile çevirebilirsiniz.

İran ın 5 teknesi dünya barışı için büyük bir tehlike. Tıpkı resmi ideolojinin en güçlü kaleleri olan içki ve sigara gibi.

Türkiye de büyük çoğunluk abede gemilerine binmiş, yüzünü oraya çevirmiş, bir tapınma duygusu içinde.

Küçük hesaplar büyük yenilginin başlatıcısı. Değerler küçük hesapların kurbanı. Özgürlük kavramı köleliğe teslim edilmiş. Bu, günümüz hayat anlayışının felsefesi. Erdemsizlik erdemi yeni bakış. Böyle olunca katil komşumuz baş tacı ediliyor.

Çıkarlar öne çıkınca ne din, ne iman, ne vatan, ne duyarlık ne bilinç kalıyor.

Zor dostum zor.

Bilinç yolculuğu zorlu bir yol. Erdemliler yerini seçmek zorunda. Zorlukları, çileyi, aşkı ve sevdayı göze alarak. Aşk damarı kirlilikleri kaldırmıyor, ihanetleri de. Aşk bu başka bir şeye benzemiyor.