Amerika’nın kökleri sömürgeci, katliamcı, entrikacı Avrupa’ya dayanır.

Daha kurulmadan önce yüz milyona varan Kızılderili katliamı, soygun, talan, entrika.

Kuruluş yıllarında acımasız katliamlar, entrikalar.

Osmanlı’nın yıkılmasında onların “Wilson Prensipleri” adı ile çevirdikleri entrika da var.

En büyük kitle imha silahı olan “atom bombasını” bunlar kullanıp, yüzbinlerce insanı öldürdükleri gibi, günümüzde bile sakatlık ve ölüm sebebi olarak etkileri devam etmekte.

Entrika ile dünyayı parselleyen ve sömüren bunlar.

İsrail ’i dünyanın başına bela eden bunlar.

“Dünya 5’ten büyüktür” formülü ile ifade edilen haksızlığın arkasında bunlar.

Askerlerimizi Kore savaşına sürdüren ve binlerce şehit verdiren bunlar.

Türkiye’nin sanayileşmesini, yani kalkınmasını engelleyen bunlar.

Komünist Blok- Hür Blok sürtüşmesi icat edip, dünyada milyonlarca insanı öldüren veya sakat bırakan bunlar.

Ne kadar hurda, atılacak silah ve teçhizat varsa bize kakalayan ve bizi öde öde bitmeyen borçlara batıran bunlar.

Darbeler, ihtilaller, kaos ortamları ile Türkiye’yi mahveden bunlar.

Kıbrıs’ta katliamcıların EOKA’cı entrikacıların arkasında duran, haklarımızı korumak için yaptığımız harekâta en büyük engel olmaya yeltenen bunlar.

Terör örgütlerini kurduranlar, Alevi-Sünni, Solcu-Sağcı, İlerici-Gerici diye milletimizi bölüp çatışma çıkarmaya çalışanlar, bunlar.

İçimizdeki hainleri maşa olarak kullanıp, dinler arası diyalog gibi, ılımlı İslam gibi safsataları destekleyen bunlar.

Türkiye’nin kurtuluş reçetesi olan Milli Görüş hareketini duraklatan, bölen, aslından saptırmak için her entrikayı çeviren ve halen de buna devam eden bunlar.

İkiz kuleler mizansenini yürürlüğe koyup, kendi halkını katlederek bahane icat edip, Haçlı seferleri başlatanlar bunlar.

Türkiye’deki planlarını uygulayabilmek için “ibrik otu” tuzağını kurarak, iktidarları bu tuzağa çekip oyalayan bunlar.

İşbirlikçiler kullanarak, İslam dünyasını kanlı bir şekilde parçalayan, katliam yapan, entrika çeviren bunlar.

İsrail’in arkasında durarak, Ortadoğu’yu ve tüm dünyayı ifsat ederek kana bulamasını destekleyen bunlar.

Büyük Ortadoğu Projesi adı ile bir ifsat programı uygulayarak onlarca İslam ülkesini parçalayan bunlar.

Türkiye’mizi de parçalamaya yeltenen bunlar.

Türkiye’nin kırmızı çizgilerini hoyratça çiğneyen, silen, yok eden bunlar.

Askerimizin başına çuval geçirip zindanlara tıkma cüretini gösteren bunlar.

Türkiye’yi ve İslam dünyasını tehdit eden başta terör örgütleri olmak üzere, resmi ve gayrı resmi ne kadar oluşum varsa arkasında bunlar. Bu terör örgütleri ile mücadele bahanesini ileri sürüp, iktidarı aldatarak, mevcut üslere güç yığmakla kalmayıp, başka emperyalist güçlerin de ülkemize sokulmasını planlayan ve uygulayan bunlar.

Silah ve teçhizat satacağız, diyerek iktidarları kandırıp, paraları cukkalayıp, silah ve teçhizatın üstüne yatmakla kalmayıp, bunları terör örgütlerine veren de bunlar.

Savunma sanayimizin gelişmesini engellemek için olmadık entrikaları çeviren ve bol keseden silah ve teçhizat satmayı vaat ederek, bunları vermeyerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan ’ın valilere hitap ederken söylediği gibi, bizi tembelliğe itmek sureti ile yerli silah imalatımızın önünü kesenler bunlar.

15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin arkasında bunlar. Darbe elebaşlarını besleyip, himaye eden, yeni melanetler planlamaları için azmettirici, dürtücü olanlar bunlar.

İslam yurtlarında katliam yaptırmak, soygun, tecavüz, yıkım yaptırmak ve buraların sahiplerini dağlara ve çadır kentlere sürerek boşalttırmak için maşalar kullananlar bunlar.

İçimizdeki hain ve gafilleri kullanarak kendilerini melek pozlarda milletimize pazarlatanlar bunlar.

Faiz ve rant ekonomisi belasının arkasında bunlar.

Yazmakla, saymakla bitmeyen entrika ve katliamların planlayıcısı bunlar.

Peki, bunlarla ilişkileri keselim mi?Hiçbir devletle ilişkileri keselim diye bir hüküm veremeyiz.

Karşılıklı çıkar esasları içinde, ticari ve diğer konularda iyi ilişkiler elbette olmalıdır. Yalnız hayati konularımızda inisiyatif kaptırmadan, entrika çevirmeleri için ellerine koz vermeden.

İnisiyatifi ve entrika yapacakları açık kapıları onlara bırakırsanız, mutlaka ama mutlaka bunu aleyhinize değerlendirirler. Parmağınızı vermişseniz elinizi, kolunuzu ve tüm bedeninizi almaya kalkışırlar. Bugün gelinen noktada olduğu gibi.

Yüzünüze gülerler, kırmızı halılarla karşılarlar, sizi kucaklarlar, bol keseden vaat ederler, ama mutlaka

KANDIRIRLAR!

Onların bu yönünü belki herkes bilemeyebilir. Bunun için tarih okumak, sömürgeci ruhu tanımak ve tedbirli olmak gerekir. Baştakiler belki bunu yeterince kavrayamamış olabilirler ama uzman danışmanlar neden istihdam edilir? İşte bu bilgileri aktarıp tedbirli olmaları için.

Böyle danışmanlar da yoktu diyelim. Bu konuda en donanımlı lider olan Rahmetli Erbakan Hocamızın sözlerine neden kulak verilmedi? Onun atasözü haline gelen “Bana ne Amerika’dan” deyişinin sebepleri hiç mi tetkik edilmedi?

Köşeler ve ekranların ekseriyeti Amerika ve Amerika yanlısı politikalara methiyeler düzerken, Milli Görüş’ün bunların gerçek yüzlerini ortaya koyan fikirlerine neden kör ve sağır olundu?

Milli Gazete’nin bu konudaki başından beri yaptığı uyarılardan, özel olarak da bu fakirin köşe yazılarından hiç mi haberdar olunmadı?

Bunların hepsi, “tarihe düşülen notlar” kabilinden arşivlerde mevcuttur.

Bu son casusluk olayları, vize dondurulması, sınırlarımızdaki silah tehditleri konularında belki daha çok tavizler vererek darboğazı aşabilirsiniz. Ama asla unutmayın, eninde sonunda, bizzat savaş açmak dâhil her türlü entrikalarını yürürlüğe koymaktan asla geri durmayacaklardır.

Çünkü Amerika demek, entrika demektir.

KARTLAR AÇILINCA

Amerika’ya dayayınca sırtını,

İmkânlar boldu, derede çakıldı.

Entrikacı açıverince kartını;

Hayaller nasıl da dereye çakıldı!