Bismillahirrahmanirrahim;
Hamdımız âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Cenabı Allah’adır. Salâtımız ve selamımız ise Peygamberimiz, âli ve sahabeleri içindir.
“Hikmetin başı Allah korkusudur” denilmiştir. Hikmet; kötülükleri ortadan kaldırmak, iyilikleri elde etmek, gerçeği yakalama noktasında ilim ve akılla hareket etmektir. Hikmet; Kur’an’ı ve sünneti okuyup anlamaktan doğan doğru ve faydalı bilgi, İslâm’ın temel esaslarına inanmak ve bu esaslar üzerine ikame edilmiş adil bir düzen anlamında kullanılmaktadır. Hikmet; insanı diğer canlılardan ayıran düşünme veya bilme gücünün ürünüdür. Hikmet; hem ilimdir, hem de isabetli, tutarlı, faydalı işler yapmaktır. Bu yüzden Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın indirdiği kitap ile hükmedip yönetmeyenler ağır bir dille kınanmıştır. Allah korkusu ise; insanın uğrayacağı ilahi gazaptan ve azaptan korunmak için, inkârdan, şirkten, nifaktan ve haramlardan kaçınmasıdır. Bundandır ki inananlar, Allah’tan, kıyamet gününün dehşetinden, cehennem azabından korkarlar. Bu korku insanı; Allah’ın gazabına, cehennem azabına neden olacak faiz, kumar, içki, hırsızlık, zina ve yalan söylemek gibi kötü davranış ve eylemlerden sakındırır, Allah’ın emirlerine uymaya yönlendirir. Müminin hayatı, “korku ve ümitten” ibarettir. Yani azaba uğramamak için “faizci kapitalist düzenden” uzak dururken, Allah’ın rahmetine, bereketine nail olmak için de “adil bir düzenin” kurulması için mücadele verir. Korku, kötülüklere engel olmayı sağlarken, ümit, iyiliklerin hâkim olması için insanı cihada yönlendirir. Bunun için dünya hayatımız, bir “iman ve cihad” imtihanıdır. ENFAL 9: “Ey iman edenler, eğer Allah’tan korkarsanız O, size iyi ile kötüyü ayırt edecek bir anlayış verir, suçlarınızı örter ve sizi bağışlar. Çünkü Allah büyük lütuf sahibidir.” Yolların ayrılış noktasında batıl hak kisvesinde görünür ve insana cazip gelir. İste bu noktada Allah korkusu kişinin imdadına yetişir ve onun için hakkı batıldan ayıracak bir hikmet ve hidayet olur ve insan faizciliğe değil adalete yönelir.
HİLE VE TUZAKLAR
Kötülükleri iyilik gibi göstermek, şeytanın ve yolunda yürüyenlerin en mahir olduğu şeydir. Müslüman, bu hile ve tuzaklara aldanmayacak, Cenabı Allah’ın gösterdiği İslam yolundan ayrılmayacaktır. ARAF 16-17: “Şeytan dedi ki: (Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin doğru (İslam) yolunun üzerinde oturacağım. Sonra onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunluğunu şükredenlerden bulamayacaksın.” Şeytan bu görevini yapıyor. Şeytanın adamları da bu saptırma görevlerini yapmaya çalışıyorlar. BAKARA 135: “(Yahudiler): “Yahudi olun ve (Hıristiyanlar da) ‘Hıristiyan olun ki doğru yolu bulasınız’ dediler. De ki: “Hayır, biz hanif olan İbrahim’in milletine tabi oluruz. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi.” Yahudiler ve Hıristiyanlar Müslümanları haktan batıla dönmeye çağırıyorlar. İnsanları, Allah’ın bildirdiği İslam yolundan uzaklaştırmak için şeytan ve adamlarının kurduğu tuzakları, yöneldikleri hileleri bilmek gerekir ki, bunlardan korunulsun. Bunlardan bazıları şunlardır. 1. Ilımlı İslam: Bu girişimin hedefi, İslam’ın içinin boşaltılması, Müslümanların Siyonizm’e ve faizci düzenine rıza göstermelerini sağlamak, zalime karşı mücadeleyi engellemektir. Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığına bir kadının atanması ve Fatih Müftülüğü’nün “Mutlu Aile Semineri”nde bir kadın vaizin camide imamlara konuşması, bunun en çarpıcı örneklerindendir. Erdoğan’ın bu konuya “Eğer bugün huzurlarınızda bir Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı hanım hocamız varsa, işte bu tabuları yıkmaya başladığımızın alametidir” şeklinde yaklaşması manidardır. Yıkılmak istenen tabular nedir ki yıkılıyor. 2. Avrupa medeniyetinin üstün medeniyet olarak benimsenmesi: Bu girişimin amacı, İslam medeniyetinin izlerinin silinmesi ve yerine Hıristiyan ve Yahudi medeniyetinin ikame edilmesidir. BOP bu girişimin en önemli adımlarından birisidir. 3. Faizin dünya gerçeği sayılması: Bu girişimin hedefi ise; Müslümanların ve insanlığın bütün birikim ve zenginliklerinin Haçlı Batı’ya ve Siyonizm’e sermaye olarak aktarılmasıdır. Bu ise, faizci kapitalizmin emrindeki bankacılık sistemi aracılığı ile yapılmaktadır. 4. Materyalist eğitim: Bu girişimin amacı, Müslüman nesillerin Müslümanlık şuurundan uzaklaştırılmasıdır. Ülkemizde bu yıkım çalışmaları “AK Parti ve Erdoğan” iktidarı eliyle yürütülmektedir. Milli Görüş; bu yıkım çalışmalarını bilip gördükten sonra engellenmesi ve yerine yeni bir saadet dünyasının kurulması için mücadele etmeyi göze alabilme uyanıklığıdır. Milli Görüş; Saadet Partisi çatısı altında toplanarak “Adil Bir Düzen” için mücadele eden dirayet sahibi bir teşkilat olabilmek demektir. Allah’tan korkanlar, O’nun her ikazına itibar ederler.
ENFAL 27: “Ey iman edenler, Allah’a ve Resulüne ihanet etmeyin ve bilebile emanetlerinize de ihanet etmeyin.” Bu, algılar ile tersyüz edilecek bir konu değildir. İnsanlardan değil Allah’tan korkmak emredilmiştir.
ESASLAR
Eğer biz hakikati arayanlardan isek, şu gerçekleri bilmek, tavrımızı ve seçimimizi ona göre belirlemek zorunda olduğumuzu fak ederiz. 1. Maneviyatsız saadet olmaz. Hiçbir şart altında materyalizm saadet kaynağı olamaz. 2. Adil düzensiz saadet imkânsızdır. Komünizm gibi faizci kapitalist düzen de çökmeye mahkûmdur. Adil Düzen bir tercih değil, kurtuluşun tek çaresidir. Milli Görüş saadetin tek adresidir ve bu kapıyı sadece Saadet Partisi tutmaktadır. 3. Bizim hakkı üstün tutan medeniyetimiz, Hıristiyan ve Yahudilerin kuvveti üstün tutan medeniyetinden üstündür. 4. Saadet için bugünkü zulüm dünyası yerine Yeni Bir Saadet Dünyasının kurulması kaçınılmazdır. 5. Bulunduğumuz tarihi dönüm noktasında Türkiye, asla Avrupa kapısına zincirle bağlanmayacak ve İsrail’e vilayet olmayacaktır. Sonunda Milli Görüş ile tarihteki şerefli yerini yeniden alacaktır. 6. Milli Görüş uyanıklıktır, işbirlikçilere destek olmamak esastır. 7. Milli Görüşçüler “güncel yanılgı” hastalığına kapılmadıkları gibi milletimizin de bu hastalığa kapılmaması için gereken mücadeleyi yapmaktadırlar. Selam hidayete tabi olanlara…