BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a (C.C.) hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya (S.A.V.), âline ve sahabelerine olsun.

ALDANMAK: Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, bir hileye, bir yalana kanmak, kandırılmak, aldatılmak, yanlış fikre sahip olmak, güvenilmez birine itimat etmektir.

ALDATMAK: Yanılmasını sağlamak, ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek, yanıltmak, beklenilmeyen bir davranışta bulunmak, karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak, birine verilen sözü tutmamak, yalan söylemek, oyalamak, avutmaktır.

YANILMAK: Bir şeyin niteliğini, özelliğini iyi anlayıp değerlendirememek, tanımakta, anlamakta, bilmekte aldanmak, sonucunu düşünmeden ya da bilmeden uygunsuz bir davranışta bulunmak, batıl bir yolu hak zannetmektir.

Bir Müslüman’ın temel kılavuzu KUR’AN ve SÜNNETTİR. Kur’an ve Sünneti yaşamak salim fıkıh iledir. Son zamanlarda kocaman, kocaman adamlar “yanıldık, aldatıldık” deyip duruyorlar. Allah Teâlâ aldanma ve yanılma konusunda bizi uyarıyor. Şu ayet meallerini birlikte okuyalım: 1. FATIR 5: Ey insanlar, hiç şüphesiz Allah’ın va’di haktır, öyleyse dünya hayatı sizi aldatmasın ve aldatıcı (şeytanlar) da, sizi Allah ile (Allah’ın adını kullanarak) aldatmasın.” 2. HADİD 14:“(Münafıklar) Onlara(şuurlu Müslümanlara) seslenirler: “Biz sizlerle birlikte değil miydik?” (O şuurlu Müslümanlar da) derler ki: “Evet, ancak siz kendinizi fitneye düşürdünüz, (Müslümanları acıların ve yıkımların sarmasını) gözetip beklediniz, (Allah›a ve İslam›a karşı) kuşkulara kapıldınız. Sizleri kuruntular yanıltıp aldattı. Sonunda Allah’ın emri (olan ölüm) geliverdi ve o aldatıcı da sizi Allah ile (Allah’ın adını kullanarak) aldatmış oldu.” Peygamberimiz buyuruyor:  “Bizi aldatan, bizden değildir.”(Müslim) Kur’an ve Sünneti kendisine şiar edinen ve salim bir fıkıhla İslam’ı “din ve düzen” olarak yaşamaya çalışanlar, Allah’ın yardımıyla aldanmazlar ve başkalarını dünya menfaati için aldatmaya çalışmazlar. Düşünenler ve böylelikle hakka teslim olanlar için bu müstakim bir duruştur.

ALGILAR

Olayların beyinde işlenerek, anlamlı şeyler olarak kavranmasına algı deniyormuş. Başkanlık sistemi veya Cumhurbaşkanlığı sistemi toplumda nasıl algılanıyor? Bu konuda toplum mühendisleri ciddi çalışıyorlar ve başkanlık sistemine geçildiğinde sanki “içki içen sarhoş olmayacak” algısını oluşturmada maharet gösteriyorlar. Gerçekten TBMM’de görüşülen anayasa değişikliği gerçekleşirse sanki“içki içen sarhoş” olmayacak mı? Algı oluşturanlar; başkanlık sistemine geçildiğinde “içki içen sarhoş olmayacak” diyorlar. Yani başkanlık sistemi olmadığı için “içki içen sarhoş” oluyor demek istiyorlar. Başkanlık sisteminin bulunduğu ülkelerde durum nasıldır? Mesela ABD’de başkanlık sistemi olduğu için sanki “içki içen sarhoş” olmuyor mu? Araştırmak gerekir. Hem de bilimsel olanından bir araştırma yaptırmak gerekir. Birileri bu değerlendirmeyi okuyunca, ama da saçmaladın diyebilir. Desin, sen algıyı üretenden daha mı iyi biliyorsun? Derler adama. Algıyı üreten, bir müddet sora “kandırıldım, yanıldım, yanlış yapmışım” dese de, o haklı çıkar, sen haksız çıkarsın. Çünkü “o ne yaparsa, yaptığında bir hikmet vardır” algısı, genel bir inanca dönüştürülmüştür bir kere. Ne yaparsan yap.  Anayasa görüşmeleri zemin olarak AK PARTİ-MHP ile CHP-HDP karşıtlığı üzerine oturtuldu. Yapılmak istenen anayasa değişikliği ile ilgili olarak “Güçlü ve Denetleyen bir meclis olsun, TBMM’yi Cumhurbaşkanı feshedemesin, partili cumhurbaşkanı olmasın, yargı bağımsız olsun” gibi bir beyanda bulunursanız ALGICILAR devreye giriyor ve sizi CHP-HDP ile birlikte olmakla suçluyor. Sanki herkes, AK PARTİ-MHP tarafını tutmaya, CHP-HDP tarafına düşmanlık yapmaya mecburmuş gibi. Ve insanlar,“AK PARTİ-MHP yanlış yapıyor, ama vatan-millet aşkına bu yanlışı desteklemek zorundayız” demek zorunda bırakılıyorlar. Tehditlerle, oluşturulan korkularla, toplum sindiriliyor ve TEK AKLIN buyruklarına boyun eğdiriliyor. Böylesi bir tutuma yanlış demek ve hakkı ve doğruyu telkin etmek SAADET PARTİSİNİN görevidir ve MİLLİ GÖRÜŞ bu görevini yapıyor ve yapmaya devam edecektir.

ORTA YOL

Başkanlık sistemi ile ilgili olarak Milli Görüş’ün, Saadet Partisi’nin yolu, orta yoldur. AK PARTİ-MHP ittifakının yolu, arabayı sağ uçurumdan yuvarlamak yoludur. CHP-HDP birlikteliğinin yolu ise, arabayı sol uçurumdan yuvarlamak yoludur. Her iki gurubun ortak yanı arabayı yuvarlamaktır. Ayrıldıkları nokta uçurumun yönüdür. AK PARTİ-MHP ittifakı arabayı sağ uçurumdan yuvarlamaktan yanadır. CHP-HDP birlikteliği ise arabayı sol uçurumdan yuvarlamaktan yanadır. Her ikisinin sonunda yuvarlanmak vardır. Her iki yuvarlanmanın sonunda da yok olmak vardır. Saadet Partisi, Milli Görüş ise; arabayı ne sağ uçurumdan, ne de sol uçurumdan yuvarlamayalım, gelin bu arabayı ANA YOLDAN yürütelim ve gideceğimiz hedefe birlikte varalım demektedir. Saadet Partisi arabanın sağ uçurumdan da, sol uçurumdan da yuvarlamasına HAYIR diyor. Saadet Partisi’nin HAYIR dediği şey budur. Bu farkın görülmesi bütün meseleleri çözecektir. Saadet Partisinin HAYIR dediği şeyi görmek istemeyenler, GÜNEŞİ balçıkla sıvamaya çalışanlardır. Bir kez daha belirtmekte fayda vardır.

1. Saadet Partisi başkanlık sistemine karşı değildir. Bu başkanlık sistemi denetlenemeyen bir başkanlık sistemi değil, denetlenebilen bir başkanlık sistemi olmalıdır. 

2. Bu denetleme için “Güçlü ve Denetleyebilir” bir meclisin varlığını şart koşmaktadır. Bu meclis, kanun yapacak, bütçeyi artırarak, eksilterek veya değiştirerek onaylayabilecek ve yürütmeyi denetleyebilecek ve bunları yaparken de bir baskı altında bulunmayacak bir durumda olmalıdır. Bunun için Cumhurbaşkanı’na Meclis’i fesih yetkisinin verilmesini doğru bulmamaktadır.

3. Kuvvetler ayrılığı esası korunmalıdır. 

4. Cumhurbaşkanı partili olmamalıdır.

5. Seçim barajları kaldırılmalıdır. 

6. Yargının bağımsızlığı korunmalıdır.

Saadet Partisi böyle bir başkanlık sistemini savunmaktadır. Bu görüşlerini ilgili herkesle, ya görüşerek ya da yazılı olarak paylaşmıştır. Saadet Partisi ne yaptığını biliyor. Ne yaptığını bilmeyenler bunu anlayamazlar. Selam hidayete tabi olanlara…