Akıl ne büyük nimet!
Rahmetli Erbakan Hocamız, akıl fukarası insanlarla karşı karşıya kalınca hep bu cümleyi kullanırdı!
Şimdi de bizler benzer durumla karşı karşıya bulunuyoruz.
İnsanlar içlerinden geldiği gibi ulu orta konuşuyorlar.
Suriye’de bir dönem sona eriyor.
Mevcut rejim çöküyor, ortalık allak bullak!
Bizim akıl fukaraları, çöken rejime karşı oldukları için bu çöküşe çok seviniyorlar.
Bu sevinçle de maksatlarını aşan beyanlarda bulunuyorlar.
“İsrail yayılmacılığı bitti” gibinden boylarını fersah fersah aşan laflar ediyorlar.
Ama bakıyorlar ki yayılmacılığının bittiğini iddia ettikleri İsrail, tam gaz Şam’a doğru ilerliyor.
Bir satır önce yayılmacılık bitti derken birkaç satır sonra bunun tam aksini söylemek zorunda kalıyorlar.
Bizlere de “akıl ne büyük nimet” diyerek Erbakan Hocamızı bir kez daha rahmetle anmak düşüyor. Akıl, gerçekten en büyük nimet!
Bir de “akılsız başın cezasını ayaklar çeker” derler.
Günümüzde iyi bir şey yapıyoruz zannı ile atılan yanlış adımların cezasını tüm bir toplum çekiyor.
İnanıyoruz ki bu tür açıklamalar art niyetle yapılmıyor.
Onlar gönüllerinden geçenleri gerçekmiş gibi aktardıkları için bu durumlara düşüyorlar.
Gönüllerinden geçen Suriye’de rejimin çökmesi ile İsrail yayılmacılığının sona ermesi!
Ama böyle olmuyor ki!
İsrail, Suriye’de rejimin çökmesini fırsat bilerek Suriye topraklarında daha da ilerliyor.
Keşke gönüllerden geçenler her zaman gerçeklerle örtüşüyor olsa!
Onların gönlünden İsrail’in yayılmacılığını durdurmak geçiyor ve Suriye’de rejimin çökmesi ile bunun sağlanacağını düşlüyorlar.
Ancak gerçekler öyle değil! İsrail, çöken rejimi fırsat bilerek Şam’a kadar ilerlemeyi hedefliyor!
Bu tür yorumları duyunca akıl ne büyük nimet demekten kendimizi alamıyoruz.