En yakın arkadaşın, dostun, birlikte yediğin, dolaştığın kimse, kimselerse ‘ya huyundan, ya suyundan’ bulaşır derler ya, hani!

Bunu çalışılan yer, mekan için de düşünebiliriz ve uygulayabiliriz…

Çalıştığın yer ne üzerine faaliyet gösteriyorsa buranın icraatlarından etkilenirsiniz.

Bir zaman sonra kendinizi bir anda o icraatların bir parçası olmaktan da kurtaramazsınız!

***

Bunu neden mi anlattım;

Millî Gazete’mizin çaycısı Ahmet (Çelik) ağabeyimiz…

Uzun yıllardır Millî Gazete’de çalışıyor olması hasebiyle, gazetemizin adeta hâfızalarından...

Malum biz gazetecilerin çalışırken, hele hele yazı yazarken en büyük azığımız çay ve kahve…

Millî Gazete’de yıllardır çay demleyen, kahve yapan Ahmet abimizin elinden besmele yazılı “hat sanatlı” bardaklarla çay, kahve içmek isterseniz buyurun Halil İbrahim soframıza…

Yıllardır ‘çaycı Hüseyin vâri’ çaylaaar! diyerek taze çaylarından, mis kokulu kahvelerinden ve şifalı bitki çaylarından ikram eden Ahmet abimizin çay ocağında ‘Duvar Gazetesi’ olduğunu biliyor muydunuz?

Ahmet abinin çay ocağındaki Duvar Gazetesi’nin özelliği şu:

Ay yıldızlı Türk bayrağımız, Erbakan Hoca’mızın posteri, Millî Gazete haber kupürleri, takvim yaprakları ve başka materyaller… Hepsi yerli, hepsi milli… Hepsi bu Duvar Gazetesi’nde yer almakta.

Bir şey daha koyuyor bu köşeye Ahmet abi; önemli gördüğü köşe yazılarını…

Bugüne kadar Millî Gazete’mizin merhum yazarı Mehmed Şevket Eygi’nin, Arslan Bulut’un (Yeniçağ), Mahmut Toptaş hocamızın vd. köşe yazıları kupürleri, Duvar Gazetesi’nde yer alan objeler.

Geçenlerde çay getirdiğinde, “Gördün mü, gördün mü?” dedi, Ahmet abi.

Gittim, gördüm; Ahmet abi, bu önemli Duvar Gazetesi köşesine, bu satırların yazarının da gazete kupürlerini yerleştirmiş!

Nasıl mutlu oldum anlatamam!

Gazetecilik meslek kuruluşlarından ödül alsam, inanın bu kadar sevinmezdim.

Teşekkürler Ahmet ağabey… Mutlu ettin, mutlu olasın, emi!

DEPREM BÖLGESİNDE NELER OLUYOR?

6 Şubat depremlerini unuttuk mu?

Unutmamamız icap eder!

Unutmayalım, unutturmayalım!

Kahramanmaraşlı gazeteci dostumuz Ali Eskalen, kendi ilindeki son durumu yazdı. Bu esasen acı bir gerçekti. Okuyalım;

* "6 Şubat depremlerinden bu yana yaklaşık 1,5 yıl geçti. Şehirde ciddi bir işçi sıkıntısı yaşanıyor. Tabii bunun birçok sebebi var. Şehirdeki inşaat işlerinin yoğunluğu bunların başında yer alıyor. Bunun yanında sağlık hizmetine ulaşmak da sınırlı…”

* “Depremden bu yana yapılması beklenen ve inşaatı devam eden acil durum hastanesini bile acil yapamadık. İnşaat devam ediyor ve yıl sonunda biteceği söyleniyor. Depremden sonra Hatay ve İskenderun’a 3 ayda yapılan ve açılışını Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı acil durum hastaneleri Kahramanmaraş’ta halen yapılamadı. Vatandaşın canı burnunda, sağlık hizmeti alamayan Maraşlı ne yapsın?”

* “…Bahsedilen 1000 yataklı hastane hâlâ söylemde var. Ferhuş ve acil durum hastanesinin yıl sonunda faaliyete geçeceği söyleniyor. Depremde sağlık tesislerinin yüzde 25’inin kullanılamaz hale geldiği söylenirken, biz bunun yüzde 1’inin bile açığını kapatamamışız. Çok acı ama gerçek.”

* “Biz sanayi tesislerini ayağa kaldıralım diye uğraşırken, getirmek istediğimiz personele sağlık hizmetini veremezsek, bu kentte insanları nasıl getireceğiz? Bu şehir en kısa zamanda nasıl ayağa kalkacak. Aklım almıyor, sağlık tesislerinin yapımı bu kadar niye gecikir?”

* “Ferhuşa yapılan hastane inşaatına deprem öncesi başlanmamış olsaydı ne olacaktı? İnşaatı devam eden hastaneyi bile yaklaşık 1,5 yılda bitiremedik. ‘Demek ki acil yapılması gerekmiyormuş!’ demekten kendimi alamıyorum. Neyse! Sesimizi duyan var mı?”

***

Hülasa, deprem bölgesini unutmayalım, unutturmayalım…

KAMALA HARRIS'İ TANIYALIM

Kamala Harris...

“Ben bir Siyonist’im!” diyen Biden'in, ABD Başkanlık yarışından çekilmesinin ardından öne çıkan isim.

Zaten halihazırda Biden'in başkan yardımcısı...

ABD'de ilk kez başkan yardımcılığına bir kadının seçilmesiyle dikkatleri üzerine toplamıştı.

Eşi Douglas Emhoff da, bu pozisyondaki ilk erkek eş ve ilk Yahudi olmasıyla da...

Kamala Harris, başkan yardımcısı pozisyonuna seçilen ilk kadın, ilk siyahi ve ilk Asyalı Amerikalıydı.

Harris anne tarafından Hintli, baba tarafından ise Jamaikalı.

Emhoff, eşinin kampanyası sırasında verdiği bir röportajda inancı ve ait olduğu Yahudi topluluğuna daha bağlı hale geldiğini belirtmiş, ülke çapında birçok Yahudi cemaat lideri ve haham ile bir araya gelerek sohbet ettiğini belirtmişti.

Sosyal medyada, Emhoff’un Yahudi kimliği konu olmuş, ‘Jewish husband- Yahudi koca’ etiketi trend olmuştu.

Harris, ABD’nin en büyük Yahudi lobisi olarak bilinen AIPAC’a her zaman güçlü desteğini gösteren bir senatör oldu.

Diğer Demokratlar gibi İsrail’e yapılan yardımları herhangi bir siyasi koşula bağlayacağını belirten bir söyleme de girmedi.

Başkanlık yarışında Harris, kendini ılımlı senatörlerden bile ayırarak BM’nin İsrail’i kınama oylamasına karşı olduğunu belirtti.

Siyonist, işgalci İsrail’e herhangi bir eleştiride bulunmaktan kaçındı!

Harris, İsrail’in Batı Şeria’nın bazı bölgelerini olası ilhak planına karşı çıktı ve her iki ülkenin de tek taraflı hareketlerde bulunmaktan kaçınması gerektiğini belirtti; bu da tamamen göstermelik ve göz boyama taktiklerinden biri olsa gerek. Zira, küfür tek millettir.

Eski bir savcı olan Harris, San Francisco’da savcıyken nefret suçları birimini kurmuş, başsavcıyken ise 2012’de yazdığı rapora göre Kaliforniya’da en fazla nefret suçu Yahudilere karşı işlenmişti.

Senato’dayken Harris, nefret suçlarının raporlanmasını daha düzenli hale getirmiş ve dini kuruluşları nefret suçlarının öncelikli hedefi olduğunu ve korunması gerektiğini belirten bir kararnamenin geçmesini sağlamıştı.

***

ABD'de Başkanlık yarışına girmesine kesin gözüyle bakılan Kamala Harris'in eşi bir Yahudi.

Kendisi de politikaları ve duruşuyla Yahudilere yakın duran bir politika izlemekte.

Hülasa, garp cephesinde değişen bir şey yok!

Ha Bush… Ha Obama… Ha Trump... Ha Biden... Ha Kamala Harris... Hepsi aynı...

Kasım 2024’teki ABD Başkanlık seçimlerinde hangi isim kazanır, sizce?

Fark etmez!

Küfür tek millettir. Nokta.