Bugün yaşananlar ve olanlar dünyanın ve tarihin karmaşası
değil Müslümanların karmaşası ve çıkmazı.
Başkasına öfkelerimizi ve şiddetimizi yönelteceğimize
önce kendimize bakalım. Neden böyleyiz ve neden Müslümanlar bu kadar aciz,
çaresiz ve dağınık Neden birbirimizi tükettiğimizin üzerinde durmuyoruz Neden
içimizdeki zalimlere, mağrurlara, dünyayı kendilerine ebedi mesken edinenlere,
saltanat sürenlere kızıyoruz Neden Gazze deki bir avuç Müslüman ın o şanlı
direnişine dışarıdan ağıt yakarak kendimizi paralıyor gibi görünüyoruz Neden
Suriye de benzer bir katliamı bir kenarda tutuyoruz Bütün bir İslâm
coğrafyasını saran bu yangının nedenleri nedir
Zalimler zalimliklerini yapacak elbette. Bu onların
mizacında, ruhunda ve karakterinde var. Hıristiyanlar, özellikle haçlı ruhlular
dünyayı içten içe kavururken, onlar adına savaşları sürdüren çıkarcı, köle
ruhlu Müslümanlara dikkatlerimizi yöneltmiyoruz
Kültürü, düşüncesi, edebiyatı, sanatı, vaazı, sohbeti
yapaylıklar üzerine kurulu olan günümüz Müslümanları için bir çaba bir adım
atılmıyor Derdi ve davası olmayan Müslüman ı ben ne yapayım, ne işime yarar.
Gazzeli bir avuç Müslüman ın o acı, o yürek yakan durumu
ve direnişi, varoluş mücadelesinin binde birini yüreklerimizde taşımıyoruz.
Neden hâlâ birbirimizi parçalamak için bu kadar çaba gösteriyoruz
Müslümanların tek ve biricik derdi, birbirimizi daha çok etkisiz kılmak adına
mezhepçilik yapıyoruz Neden, kültür tarihimizi yok eden, ortadan kaldıran
haçlı ruhlu içimizdekilere bakışlarımızı yöneltmiyoruz Ve neden bu gibi
sahteliklerin, sapkınlıkların üzerine gitmiyoruz
Sorun bizde. Sorun, İslâm a ve Müslümanlara karşı
yürütülen bu çok yönlü savaşın ruhunu kavramaktan uzak duruyor olmamız.
Emperyalizmin bu büyük kuşatmasında, onların işini kolaylaştıracak kardeşler
arasındaki fitne, ayrılık, karıştırıcılık ve birbirinden uzaklaştırıcı
eylemlere katkı sağlıyoruz.
Müslüman olma, var olma bilincini, kardeşlik sevgisi ve
bağını sağlayacak adımlar atmıyoruz.
Siyonizm büyük emperyal güçlerle işbirliği içinde.
Onların savaşı Müslümanlarla. Ortak çıkarları bulunuyor. Onlar çıkarları uğruna
aralarındaki farkları, ayrılıkları bir kenara atıyor, görmüyor.
Yahudiler Filistin i işgal ettiklerinden beri sadece
Filistinli Müslümanları katletmiyorlar, onlarla birlikte kültür tarihlerini de
imha ediyor ortadan kaldırıyorlar. Benzer durum Suriye de ve Irak ta yaşanıyor.
Bunu da yapan Müslüman görünümlü emperyalizmin kuklaları, tetikçileri,
oyuncuları ve oyuncakları. Kültür ve düşünce tarihimizin büyük birikimi olan bu
coğrafyadaki hafızamız ve birikimimiz ortadan kaldırıyor. Hazreti Yunus
Peygamberin makamı, türbesi ve külliyatı bir bomba ile havaya uçuruluyor. Biz
ise ayrılık tohumlarını serpmeye devam ediyoruz. Birbirimizin eksik ve
kusurlarını birbirimizin gözleri içine sokuyor, hasım ve düşman kesiliyoruz.
Önce bunları gidermeliyiz. Önce Müslümanların birliğini sağlayacak sevgi
tohumlarını serpmeliyiz, çoğaltmalıyız. Birbirimize olan bağlarımızı
güçlendirmeliyiz.
Emperyalizmi bir bütün olarak görmeliyiz.
Zaman çok hızlı akıyor.
Zamanın bu döneminde yaşananların tek sorumlusu
Müslümanların bilinç kayması, kültür ve düşünce eksikliği, algı yoksunluğu.
Şiir gibi lirik akan hayatımızı, yeniden şiir gibi yaşayacak olan hayatın
ritmini yeniden yakalamalıyız. Kusur, ne dünyada, ne zamanda, ne mekânda. Kusur
bizde, biz günümüz Müslümanlarında. Emperyalizm işini yapıyor ve yaptırtıyor.
Ağıt yakmak, bağırmak
Çırpınmak ne işimize yarar. Bilinç dünyamızı yeniden
sağlamadıktan ve birlik olmadıktan sonra hiçbir işe yaramaz. Ancak kendi
kendimizi avuturuz o kadar.