Adı Mahzun’du. Urfa’dan gelmişti. Ankara’nın izbe uçlarında, İskitlerde sağlıksız bir yerde yaşıyordu.

On iki kardeşi varmış. Daha önce bu işi yapan biri, gel demiş, o da gelmiş Ankara’ya. Karanlık çökünce, çöplerin içinden rızık derliyor Mahsun.

Bir Müddet onunla yürüdüm.

Çite koşulmuş hayvan gibiydi.

Sigara içti, içini döktü, hayata karşı bezginliğini dile getirdi.

Siyaset dedim, boş ver ağabey dedi.

Neden dedim, çoğu yalancı, menfaatçi, çıkarcı dedi.

Partiler dedim, gülümsedi.

Sistem dedim, o da ne ki? Diye çıkıştı.

Başkanlık dedim… Var ya dedi, Başbakanımız var, diye sürdürdü sözlerini.

Kim dedim. Recep Tayyip ERDOĞAN dedi.

O Cumhurbaşkanı dedim. Yanlışın var.

Sustu… Yolun bir yerinde, büyükçe bir çöp yığınına daldı,  oradan önce plastikleri, sonra kâğıtları topladı .

Yürümeye başladık yeniden.

Başkanlık gelecekmiş dedim… Gelirse, iyi olacakmış. Başbakan, Cumhurbaşkanı bir kişi olacak… Bakanları Başkan atayacak, parlamento Meclis yani, kanun yapacak, Başkan isterse veto edecekmiş… Amerika ve Fransa gibi, Rusya gibi Başkanlık olacakmış… Haberin var mı bunlardan?

Sigara yaktı.

Beni işe alırlar mı, dedi. Başkanlık olunca işe girer miyim? Diye de pekiştirdi sorusunu.

Bilmiyorum, dedim.

Sonra birden, sahi biz Amerika gibi, Fransa gibi olacaksak gelsin Başkanlık dedi.

Gülme sırası bendeydi.

Bilmiyorum dedim.

Aman dedi, uzun bir iç çekti… Sistem, mistem bize şans doğmuyor. Başkaları yine kaymağını yer, bize bir şey yok dedi.

Mahsun baktı. Umudu yoktu yarınlardan. 

Bize kurtarıcı lazım, dedi… Kim, dedim bilmem dedi.

Sonra fakir babası, mazlum babası, gerek bize dedi. Kim dedim, aklıma gelmiyor dedi.

Başkanlık gelirse kurtulursun belki, diye ince bir soru yönelttim.

Sahi mi, diye ciddileşti.

Cevap veremedim.

Çok konuştuk Mahzun’la… Mahzun, yeni çöplere doğru adımlarken, ben başka bir yola girdim.

Türkiye, bir türlü tartışmayı beceremiyordu. Hayata siyah beyaz bakmaya, kahraman hain damgasıyla film üretmeye devam ediyordu.

Mahzun’ların mahzunluğu gibi… Altta kalanın canı çıkıyordu… Üsttekiler alttakilerin sesini duymuyordu…