Amerika Birleşik Devletleri (ABD), küresel siyasetteki hegemonyasını ve kurumlar üzerindeki tahakkümünü açıkça itiraf etmeye devam ediyor.
ABD’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Mike Waltz, New York’ta katıldığı bir etkinlikte hem İran’a yönelik küstah tehditlerde bulundu hem de Birleşmiş Milletler’i nasıl kendi güdümlerinde yönettiklerini gözler önüne seren skandal ifadeler kullandı.
Waltz'un "BM'yi diyete soktuk" sözleri, uluslararası kurumların ABD'nin elinde nasıl birer oyuncağa dönüştüğünü bir kez daha kanıtladı.

- İRAN'A "MASAYA DÖN" ÇAĞRISI VE EKONOMİK ŞANTAJ!
İslam coğrafyası üzerindeki hesaplarını sürdüren ABD'nin BM Temsilcisi Waltz, konuşmasında ilk olarak İran'ı hedef aldı.
Tahran yönetiminin ekonomik olarak köşeye sıkıştığını iddia eden Waltz, "İran'ın para birimi çöktü ve ağır ekonomik baskılar altındalar. Rejim, 1979'dan bu yana en zayıf dönemini yaşıyor ve her geçen gün giderek daha da zayıflıyor" diyerek açık bir ekonomik şantaj dilini benimsedi.
Diplomasi maskesi altında dayatmacı bir tavır sergileyen ABD'li temsilci, "İran'ın müzakere masasına dönmesi için kapı açık" ifadelerini kullandı.
ABD yaptırımlarının kaldırılması ve tazminat ödenmesi gibi Tahran'ın öne sürdüğü iddia edilen şartların asılsız olduğunu savunan Waltz, müzakerelerde zamanın ABD'nin lehine işlediğini ileri sürdü.

- "BİRLEŞMİŞ MİLLETLER'İ DİYETE SOKTUK!"
Küresel barışı sağlama iddiasıyla kurulan ancak fiiliyatta Batı'nın çıkarlarına hizmet eden Birleşmiş Milletler'in (BM) içler acısı hali, Waltz'un sözleriyle bir kez daha tescillendi.
BM'yi "tekrar büyük yapmayı" hedeflediklerini söyleyerek Trump döneminin meşhur sloganına atıfta bulunan Waltz, kurum bütçesinde tarihlerinin ilk kesintisini bizzat ABD'nin yaptığını övünerek anlattı.
Waltz'un, "BM tarihinde hiç kesinti yapılmamıştı, bütçe yalnızca büyüyordu. Biz, BM'yi diyete soktuk. Bazen daha yalın ve daha odaklı olmak çok daha iyidir" şeklindeki sözleri, kurumun iplerinin kimin elinde olduğunu dünya kamuoyunun yüzüne bir kez daha çarptı.

- İBRAHİM ANLAŞMALARI GENİŞLİYOR MU?
ABD'nin, Siyonist İsrail'in işgal politikalarını meşrulaştırmak ve İslam ülkelerini parçalamak amacıyla devreye soktuğu 'İbrahim Anlaşmaları' (Abraham Accords) da Waltz'un gündemindeydi.
Ortadoğu'da normalleşme kılıfı altında Filistin davasını yalnızlaştırmayı hedefleyen bu ihanet anlaşmalarına yeni ülkelerin dahil olabileceğinin sinyalini veren Waltz, isim vermekten kaçınarak 'potansiyel üyeler' bulunduğunu dile getirdi.
Bu açıklama, "ABD, İslam coğrafyasında hangi yeni tavizlerin ve karanlık pazarlıkların peşinde?" sorusunu akıllara getirdi.





