Bir derneğin, bir vakfın, bir birliğin, kabaca da olsa bir yol haritası mevcuttur.
Siyasi partilerin ise hayda hayda yol haritası olmak zorundadır ve vardır. Buna tüzüklerinde, kuruluş beyannamelerinde ve programlarında yer verirler, halka açıklarlar.

Mesela Milli Görüş partilerine bakalım. İlk MNP ve son Saadet’in tüzüklerine baktığınızda ifade farkları ile aynı ana konuların yer aldığını görürsünüz. Bu onların yol haritaları demektir. Bir iki örnek verirsek:
Önce ahlâk ve maneviyat.
Devlet-millet kaynaşması.
Eğitimin millileştirilmesi.
Sanayinin geliştirilip yaygınlaştırılması.
Tarımın teşvik ve himaye edilmesi.
İslam Birliği’nin kurulması.

Milli Görüş partileri hep bu ve benzeri başlıklar altındaki hususları gerçekleştirmek için çabalamışladır. Tek başına iktidara gelen bir Milli Görüş partisi olmamıştır ama koalisyonlarla da olsa ellerine imkân geçtiğinde bunları gerçekleştirmek için çaba harcamış, mesafe kaydetmişlerdir. Başta Lider Erbakan olmak üzere, genel başkanlar, parti sözcüleri, edipleri, hatipleri, yazarları, çizerleri hep bu yol haritasına uygun konuşmuşlar ve hareket etmişlerdir. Bakınız 40-50 sene önceki arşivlere konuşulanların ve yapılanların benzeştiğini görürsünüz. Yol haritasını grafik ve çizgiye dökseniz zikzak bulamazsınız.

Mesela bu köşe yazarı da 20 sene önce ne yazmış veya ne konuşmuş ise bugün de altına imza atacak bir yol haritası takip etmiştir, etmektedir. Buna tutarlılık da diyebiliriz. Bu örnekleri siyasi partilerin bir yol haritası olması gerektiğini, seçim öncesi neler söylemişse seçim sonrası iktidara gelirse bunları hayata geçirmek durumunda olduğunu anlatmak için verdik.
İktidar partisi AKP’ye bir göz atalım mı?

Tüzüklerinde ve programlarında cafcaflı bir şekilde çok güzel şeyler yazmışlar. Bu onların yol haritası olmalı.
Ama gelin görün ki, konuşmalarında ve icraatlarında tamamen ters şeyler sıralanıyor.

Örnek mi yok?

Dindar nesil yetiştirmek. Neler konuştular neler. Ama icraatın neticesine baktığınızda 22 yıldır hapishanelerin ağzına kadar dolduğu, ahlâk ve maneviyatın mumla arandığı, şehir eşkıyalarının adeta sokaklarda kol gezdiği, sokak ve caddelerde alenen zina işlendiği, rüşvetin vurgunun yaygınlaştığı, ateizmin, deizmin gençliği teslim aldığı, “pudra şekerinin” gençlerin eğlencesi olduğu ve daha neler neler. Bu onların icraatlarının aslını gösteriyor.

İşsizlik konusu, ekonomi yönetimi, tarım konusu, dış işleri konusu, hemen hemen her konu U dönüşleri ile o hale geldi ki, yol haritalarına bunları grafik olarak işleseniz, karmakarışık, düğüm olmuş yumak yığınları görürsünüz.
AKP yöneticilerinin faiz hakkında, enflasyon hakkında, “vatanı satma” anlamına gelen icraatlar noktasında, şahlanış döneminin başladığını beyan etme noktasında, seçim öncesi ve seçim sonrası dedikleri ve yaptıklarını mukayese etseniz bunların yol haritası değil, duruma uygun konuşup icraat yapma bakımından “rol haritası” olduğunu görürsünüz. Bunların başbakanları demedi miydi:

"Seçim öncesi söylenenle, sorumluluk omuzlarınıza yüklenince, söylemler hiçbir zaman aynı olmaz. Bu siyasetin gereğidir, siyasetle hakikat, her zaman birbiriyle örtüşmez.”
Bu seçim öncesi söylediklerinin, seçimden sonraki tezat uygulamaları ile yol haritası değil, “rol haritası” olduğunu gösterir. Bu mantıkla ülke yönetilmez.

Efendim 22 yıldır yönetiyorlar diyecek olursanız, her bakımdan gelinen, adeta iflas durumuna baktığınızda, kıytırık devletlere dahi el açmak zorunda kalmalarına, dünyanın kanayan yarası olan İsrail ile ilişkilerine baktığınızda “bu nasıl bir yönetmek” olduğunu anlarsınız.

Seçim öncesi söyledikleri, 2023 yıl sonuna doğru faizin de enflasyonun da tek haneli rakamlara ineceği sözü, seçildikten hemen sonra bunun “ 2025’e doğru ancak gerçekleşeceği” şeklinde değiştirmeleri, enflasyon tahminlerinin misli misli artırılması, faizi bir misli yukarı çekmeleri, daha da çekeceklerini açıklamaları, ülkeyi uçuruma doğru adeta itelemeleri, “rol yaptıklarının” yeni göstergeleridir.

Bu ülke duruma göre rol yaparak yönetilemez.
Yıllara yazık oluyor, yollara yazık oluyor, millete yazık oluyor, umutlara yazık oluyor.

UÇURUM VE KOYUN SÜRÜSÜ

Hak yolu araştırın emek verip,
Bilene sorun, kitaptan okuyun;
Uçuruma gideni etmeseydi takip,
Şimdi yaşıyor olurdu o koyun!