Ülkemiz için olumsuz gelişmelerden biri de yılbaşı ile

piyango arasında kurulan olumsuz ilişkidir. Adeta bu iki kavram arasına bir

“şartlı refleks” geliştirilmiş ve sanki piyango bileti almak yılbaşı

kutlamalarının “olmazsa olmaz” şartı gibi kabul edilmeye başlanmıştır. Zaten

kendi yılbaşısı yerine hıristiyanların yılbaşısını kutlamaya başlayarak

kültürel yozlaşma süreci yaşayan toplumda, bir de piyango yoluyla kumar hoş

görülür, yaşanır ve yaygınlaşır olmuştur. Kendi yerli kültürümüzün hoş

görmediği kumar, ilerleme ve aydınlanma (!) amacına yönelik batılılaşma

sürecinin bünyemize soktuğu bulaşıcı bir hastalık halinde toplum ve fert

sağlığını tehdit etmektedir.

Bugünün Türkiye’sinde bazı resmî kuruluşlar, toplumu piyango

bileti almaya teşvik edip, beş-on gün umut ve hayal içinde yaşatıp oyaladıktan

sonra büyük çoğunluğu bir hayal kırıklığına uğratırken çok az sayıda kişiyi

sonuçta sevindirmekte, böylece gereksiz yere toplum içinde kıskançlık ve öfke

ortaya çıkarılmaktadır. Problemlerin çözümü için umudunu piyangodan çıkacak

paraya bağlayan ve olmayınca da umutlarını tüketerek depresyona giren kişiler

yanında, hazırlıksız olarak çok büyük paralara kavuşan kişilerde de çeşitli şok

reaksiyonları ortaya çıkabilmekte ve bazen kişi veya aile felaketlerine

rastlanmaktadır. Kişinin zenginliğinin de yavaş yavaş ve sindire sindire ortaya

çıkması gerekir. Yoksa halkın deyimi ile haram paranın azdırdığı bir “toplum

dışı” kişi ile karşı karşıya kalabiliriz. Milli piyango zengini olup da doğru

dürüst mutlu(!) olmuş birine henüz şahit olmadık. Kim ki milli piyango zengini

olmuşsa bir şekilde kurulu düzenini bozmuş ve çoğunlukla da yoldan çıkmıştır.

Milli piyango zengini olup da bugün hâlâ bu serveti elinde tutan kimse var mı

Bu büyük servet büyük tantanalar ile gelir ve sessiz sadasız çeker gider kimse

farkına bile varmaz. Büyük ikramiye isabet ettiğinde şanslı(!) kişinin etrafını

saranlar, para elden çıktığında sırra kadem basarlar. Sırtlarını çevirir

giderler. Helal ve haram endişesi taşıyan kişiler için elbette, milli piyango

gibi şans oyunlarının bir değeri olamaz. Amma helal ve haram endişesi

taşımayanların, milli piyango gibi emeksiz kazançları elde etmekte bir beis

görmeyenlerin sonu hep hüsran olmuştur. Gönül ister ki, kimse bu çirkin oyuna

alet olmasın. Emeksiz kazançlarla mutlu olunamayacağını herkes kabullenmeli. Bu

oyun yıllardır oynanıyor ve bu ikramiyeler ile zengin olmuş kişilerden mutlu

olan yok. Hatta mevcut mutlulukları bile bozuluyor. Helal ve haram kavramları

bizim için çok önemli. Az da olsa helal kazanç ile mutlu olmayı öğrenelim,

helal kazancın keyfini çıkaralım. Haram yollardan elde edilmiş büyük

kazançların ise insanları asla mutlu etmediğini hiç unutmayalım.