Yıllarını adalete vermiş bir hukukçunun, teknolojinin nimetlerinden faydalanmak isterken şüpheli sandalyesine oturması kafaları karıştırdı. Kızılcahamam'daki Asliye Hukuk Mahkemesi'nde yaşanan olay, UYAP ekranında bir türlü belirmeyen o sahte numaralarla patlak verdi. Beklenen olmadı, hesaplar şaştı. Dijitalleşen adaletin kodlara emanet edilip edilemeyeceği en acı tecrübeyle gözler önüne serildi.
Duruşmada Gelen İtiraf
Karşı tarafın dilekçedeki Yargıtay kararlarını sorgulamasıyla işin rengi saniyeler içinde değişti.
Deneyimli avukat E.Ç., yapay zekanın süslediği metni heyet önüne koymuştu. Numaraların tamamen uydurma olduğu yüzüne vurulunca adeta buz kesti. Hakim UYAP'tan baktı, numaralar yoktu. Olayın hemen ardından mahkemenin Ankara Barosu’na ve Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğu kaydedildi.
"İçerik Gerçek Numaralar Sahte"
Hakkındaki iddialara yanıt veren E.Ç., yapay zekanın kurbanı olduğuna dikkat çekti. "Kararlar tamamen uydurma değildi. İçerikleri mevcut olan Yargıtay kararlarıydı, yalnız daire numaraları yanlış yazılmıştı." ifadeleriyle kendini savundu.
İşin ilginç yanı, ifade için adliyenin yolunu tutan avukatın evraklarda hangi suçla itham edildiğini bile görememesiydi. Çeyrek asırlık meslek hayatında ilk kez böyle bir tabloyla karşılaştığını belirten hukukçu, "Keşke o kolaylıktan yararlanmasaydım" diyerek meslektaşlarının diline düştüğünü itiraf etti.
Savunmaya Müdahale Tepkisi
Krizin patlak vermesiyle hukuk camiası da ayaklandı.
Avukat Hakları Grubu'ndan Emrah Altunoğlu, ortada kasıt olmadığını, basit bir teknik hata üzerinden savunmanın cezalandırılmaya çalışıldığını vurguladı. BM Havana Kuralları'na işaret edilerek, avukatların yürüttükleri davalar nedeniyle baskı altına alınamayacağı ifade edildi.
Teknolojinin mahkeme salonlarına bu sarsıcı girişi, sunulan evrakların artık çok daha ince elenip sık dokunacağının en net habercisi.
Yapay zekanın sebep olduğu bu görülmemiş soruşturmadan çıkacak emsal karar bekleniyor.



