Milletimiz yapay bölünmeler ve zihni dağılmalar yüzünden

çok acı çekti, çekiyor. Millet bilinci dışında yabancı kavramlarla oluşturulan

sürecin giderek hayatı zorlaştırdığı yadsınmaz bir gerçek. Milletimizin

bölünmesi, dağılması enerjimizin tükenmesine, moral değerlerimizin

sarsılmasına, varlık bilincimizin yok sayılmasına neden oldu.

İslâm, inanlarını kardeş olarak tanımlar. Bu, biyolojik

kardeşlik duygusunun çok ötesindedir. Mekke den Medine ye hicret edenlerle

Medineliler evlerini, işlerini, tarlalarını, ürünlerini bölüştüler. Bu, hiçbir

millette, kültürde ve hatta dinde rastlanmayan bir durum.

İslâm a dâhil olan kavimler kendi değerlerini ve varlık

bilinçlerini kazandılar. Her kavimden gelenler İslâm ile yüceldiler,

kendilerine düşen sorumluluklarda üstlerine düşeni yerine getirdiler. Bu büyük

fedakârlık kavimlerin daha bir kaynaşmasını sağladı.

Günümüz Müslümanlarının dağılmışlığı, egemen ve sömürü

çevrelerinin işine geliyor. Müslümanlar da küçük basit çıkarlar için bu oyuna

geldiler. Fakat bu, onlara çok pahalıya mal oldu.

İslâm bilinci içinde Araplar, Türkler, Kürtler, Acemler,

Berberiler, Urdular ve diğer kavimler kardeşlik ruhunun en soylusunu asırlarca

birlikte yürüttüler.

Anadolu coğrafyamızdaki kavimler birbirinden ayrılmaz

birer unsurdurlar. Bu, öylesine bir kenetlenmişliktir ki salt din olgusuyla

izah edilemez. Kan akrabalıkları da etkili bir unsur. Ticari birliktelikler,

komşuluklar ve daha birçok neden. Komşuluk kültürü, akrabalık kültüründen çok

daha ötededir. Hz. Ali, Sevgili Efendimizden komşulukla ilgili bilgi

aktarırken: Komşuluk konusuna öylesine önem veriyordu ki, biz onların

varislerimiz olduğunu sandık der. Bu, bir abartı değil.

Müslümanların kardeşliği, irsi kardeşlikten çok çok

ötededir. Müslümanlar, müşriklerle karşılaştıklarında, baba oğla, oğul babaya,

kardeşler birbirine karşıydılar.

Otuz yılı aşkın bir zamandır, Müslüman olduklarından beri

Türkler ile Kürtler hiçbir zaman birbirlerine hasım olmamışlardır. Birbirlerine

silâh çekmemişlerdir. İslâm dışılık, egemenlerin, emperyalizmin oyunları sonucu

on yıllardır birbirlerinin kanını akıtıyorlar.

Elimiz kalem tuttuğundan ve biz İslâm kardeşlik bilinci

edindiğimizden beri, bu karmaşanın ancak İslâm özü ve ruhuyla, kardeşliğiyle

giderilebileceğini yazdık, anlattık, konuştuk. En zor zamanlarda bile.

Siyasal bölünmeler ve çıkar ya da parçalanmışlıklar

içinde bu gibi durumları anlatmak kadar zor durum yok. Savaşın, hele hele

Müslümanlar arasındaki savaşın hiçbir mantığı yok. En kutlu değerler bile yok

sayılabiliyor.

Türklerle Kürtler yeni bir sürecin başında yeni bir şans

yakalıyor. Görüşmelerin, arka plânda yaşananların hangi hesaba dayandığı, neler

olduğu çok da önemli değil. Bu fırsat ele geçmişken yeniden kardeşlik ruhunun

ihyasını sağlamak Müslümanların ve özellikle tarafların çıkarınadır. Geçmişteki

kimi durumları deşmek, kusur aramak hiçbir zaman yarar sağalamaz. Müslüman

kardeşlerin kimi zihni ayrışmalara ve hatta siyasal bölünmelere rağmen ortak

düzlemleri çok daha fazla. Yeter ki, bakışlar oraya odaklansın. Siyasal

etkilenmelerden insanlar dalgalarla savrulabiliyorlar. Günümüz siyasası

düşüncesizlik ve inançsızlık üzerine kuruludur. Bu dalgalar etkilerini

yitirdiklerinde insanlar yeniden ana akarlarını bulurlar.

Büyük acılar yaşanmasına karşın taraflar birbirilerine

hoşgörüyle baksınlar. Sevgiyle birbirlerini kucaklasınlar. Kan, kan ile

yıkanmaz.

Gerilimin sürekli hâle gelmesi yeni acılara neden olur.

Bu millet bin yıl nasıl bir arada yaşadıysa, edindiklerini bölüştüyse, aynı

saflarda omuz omuza durdukça, savaşlarda birlikte canlarını feda ettiyse, evlilik

yoluyla akrabalık kurduysa, iş ortaklığıyla, yolculuklarıyla aynı ruhu

soluduysa yeniden aynı edimler kazanılabilir ve sağlanır.

Biz bir milletiz. Aynı toprağın hamurunda yoğruluyuz.

İrsi kardeşlik ötesinde bir kardeşliğe sahibiz. Yeter ki iyi niyetlerimizle

yeni bir yolculuğa çıkalım. Siyasal hesap ve çıkarları bir kenara atalım. En

doğudan en batıya kadar hemen herkes birbirini kucaklamaya hazırlansın. Gönül

kapılarını geniş tutsun, sevgiyle baksın. Hallolmayacak bir şey yok.

Biz Müslüman ız ve İslâm milletindeniz.