Kovid 19’un toplumda oluşturduğu tedirginlikler henüz tamamen giderilememiş iken, yeni varyantı Eris devreye girdi. Kovid 19’un devreye girdiği günler, aylar boyunca maruz kalacağımız hastalığın her gün farklı bir boyutu topluma duyuruldu. Ama salgın boyunca değişmeyen tek cümle Kovid’in yaşlıları sevdiği, yaşlıların maskesiz sokağa çıkmamaları, hatta kalabalıklara yanaşmamaları hemen her gün tekrarlandı. Bu arada aşılar devreye girdi, aşı olmanın kişiyi salgından koruduğu belirtildi. Netice itibarıyla Kovid 19 toplumun tüm kesimlerini etkiledi, çok sayıda insanımız salgın nedeniyle hayatını kaybetti. Bir gün önce karşılıklı sohbet ettiğimiz bir sevdiğimizin ertesi günü hastaneye kaldırıldığını duyup ziyaretine gittik. Aradan çok zaman geçmeden sevdiğimiz insanın salgından vefat ettiğini öğrendik. Bunları hatırlatmaktan maksadım bu tür salgınlardan toplumu korkutmamak için hastalığın her gün farklı bir boyutunu vermenin faydası var mıdır bilmiyorum. Ama insanlar genellikle bu alıştırma açıklamalarının arkasına sığınarak almaları gereken bazı tedbirleri ihmal etmeyi tercih ettiler.

Bu arada salgın piyasada iyice yayıldıktan sonra aşılama kampanyaları başlatıldı. Bu defa da aşıya karşı olanlar ile destek verenlerin gruplaşması gündeme geldi. Sonuçta aşıya karşı olanlardan da aşıyı destekleyenlerden de hayatını kaybedenler oldu. Bir süre sonra Kovid ortalıktan çekildi görüntüsü oluştu. Ancak uzun sürmedi, bu defa yeni salgınlar gündeme geldikçe her seferinde Kovid 19’un yeni varyantından söz eder olduk. Öyle anlaşılıyor ki, bu tür salgınlar yeni ortaya çıkmış değil. Belki yeni adlar verdiğimiz için ilk defa görünüyormuş duygusuna kapıldık.

Sözü uzatmadan Kovid 19’un yeni varyantı Eris’in ortaya çıkışı ile birlikte hep yaşlılara yönelik tehlike uyarılar yapıldı, yapılıyor. Bir bakıma yaşlılar için yeni bir öcü isimlendirildi. Kovid 19 da genellikle grip ile mukayese edilir, her iki rahatsızlığın belirtilerindeki benzerliğe dikkat çekilir, insanlar bu grip ile kıyaslama karşısında biraz rahatlarlar ama sonuç olarak pek çok kişiyi yatağa düşürdüğünü ve hayatını kaybedenleri gördük. Eris varyantının devreye girmesi ile yapılan açıklamalarda sanıyorum toplumu panikletmemek için salgının etkileri parça parça topluma ulaştırılıyor. Buna rağmen her gün medyada yer alan, “Evdeki yaşlılar için maske şart”, “Kırmızı grupta bulunanların gribe karşı etkili silah aşı”, “Maske riski azaltır” gibi başlıklar altında Eris ile ilgili her gün haberler gündeme geliyor. Bu arada bilerek mi yapılıyor yoksa bilmeden mi ya da toplumu tedirgin etmemek için mi sık sık söz konusu salgın geçmişte de, şimdi de grip ile kıyaslanıyor. Bu durum ise insanların söz konusu hastalığı fazlaca ciddiye almamalarını gündeme getiriyor. Bu ise salgının yaygınlaşmasını kolaylaştırıyor. Bu bakımdan ilgililer her fırsatta bu grip ile benzerliğini ön plana çıkarmaktan vazgeçerler ve söz konusu salgına karşı ne gibi önlemlerin alınması gerektiğini insanımıza iyice anlatılırsa sanıyorum gerekli tedbirleri almış oluruz. Elbette alınacak tüm tedbirler, ölümün öldürüleceği anlamına gelmez, gelmiyor.