Türkiye, koşar adım 7 Haziran seçimlerine gidiyor. Klasik

bir söz olacak ama, sanırım bir kez daha aynı şeyleri tekrar etmek icap edecek;

her seçim önemlidir, ama bu seçimler daha önemli.

7 Haziran genel seçimlerini önemli kılan asıl neden,

ancak Saadet Partisine duyulan ihtiyaçla açıklanabilir. Seçim tarihi

yaklaştıkça heyecan artıyor. Saadet in bu defa meclise gireceğinden herkes

emin. Kamuoyunda tartışılan ise, Saadet Partisi nin meclise ne şekilde

gireceği. Bu seçimleri diğer seçimlerden ayıran ve önemini arttıran Saadet

gerçeği, Türkiye nin ve dünyanın geleceğiyle yakından ilgilidir. Gittikçe

ağırlaşan ülke ve dünya sorunlarının üstesinden sadece Saadet Partisi

gelebilir. Milletimiz bu hakikati geçmişte tecrübe etti ve şimdi bilinçli bir

tercih yapmaya hazırlanıyor. Geçen yüz yılda olduğu gibi, bu yüz yılda da dünya

yeniden kuruluyor. Osmanlı hinterlandında çok hareketli gelişmeler var;

İsrail in etrafı boşaltıldı, eski yöneticiler gitti, yerlerine yenileri geldi.

Haritalar yeniden çiziliyor... Türkiye yi yönetenler ise Eset kötü demekle

yetiniyorlar. İçeride de durumun iç açıcı olduğu söylenemez. Siyaset, hukuk,

ekonomi... Herşey tıkanmış durumda.

Milli Görüşsüz olmayacağını herkes ve her kesim yaşayarak

gördü ve anladı. Şimdi,  Milli Görüş ün

yeniden bir çıkış yapacağı bekleniyor. Tıpkı 1991 yılında olduğu gibi. O

dönemde de Milli Görüş ün TBMM de olmayışının eksikliği çok bariz bir şekilde

hissediliyordu. Ekonominin liberalize edilme çalışmaları, küreselleşme adı

altında Türkiye nin dışarıya bağımlı hale getirilmesi vs. Bu gibi nedenlerle

insanımız iyice bunalmıştı. Ayrıca ABD, Saddam ı bahane ederek Ortadoğu ya

yerleşmeye çalışıyordu. Bu yanlış gidişata bir tek Refah Partisi karşı çıkıyor

ve alternatif yol öneriyordu. İlerleyen zamanlarda RP toplumun geniş kesimleri

tarafından kabul görmeye başladı; fikirleri desteklendi, kucaklandı,

sahiplenildi. Türkiye yi bir heyecan dalgası kuşatmıştı. Gönüller hızla Refah a

ısınıyor, kapalı zannedilen kapılar bir bir aralanmaya başlıyordu. Sonunda

meclisin kapıları Refah a açıldı. Refah Partili kadrolar, 1991 seçim zaferinin

ardından hız kesmeden; 1994 te yerel seçimleri 1995 te de genel seçimleri

kazanarak hem yerelde hem de genelde iktidar oldular. Bu samimi insanlar;

Türkiye nin çehresini değiştirdi, istikametini doğrulttu.

Şimdi, gene benzer durumlarla karşı karşıyayız. İçeride

ve dışarıda halledilmesi gereken çok fazla sorun birikti. Birinci adım

önümüzdeki genel seçimler. 7 Haziran da hedef meclise girmek. Sonrası kolay.

Hayra motor, şerre fren olma görevini en iyi şekilde yapacak olan Milli

Görüş çüler bir kez daha destanlar yazacaklardır. Bundan sonra Türkiye ve

dünya, Saadet Partisi nin seçim zaferlerine tanık olacak, başarılarını

konuşacaktır. Eğilmeden bükülmeden; işbirlikçiliğe tevessül etmeden, bir millet

nasıl ayağa kalkar, kendi ayaklarının üzerinde nasıl durur, herkes şahit

olacak.

Bu ulvi hedeflere yürümek için olmazsa olmaz şart;

safların sıklaştırılması ve katılımların önünün açılmasıdır. Hiç kimse,

kimsenin eksiğini gediğini arama lüksüne sahip değildir. Milli Görüş ün temel

ilkelerini benimseyen, bu prensipleri hayata hakim kılma mücadelesini veren

veya aklından geçiren, geçmişte az bir süre dahi olsa bu hal üzere bulunmuş

olan herkes çalışmaya davet edilmelidir.

Öyle ise sonucu şimdiden ilan edebiliriz: Hazırmıyız!

Saadet Geliyor!