Bu süreçte öne çıkan adımlardan biri, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Mart 2025'te başlattığı “BM80 Girişimi” oldu. Reform hareketi, 1945'te kurulan örgütün 80. yıl dönümüne denk geldi.
BM’nin reform yol haritası, çok taraflılığın uygulanması ve küresel yönetişimin yeniden düzenlenip güçlendirilmesi üzerine kurulu. Örgüt, uluslararası iş birliği için gerekli kurumsal yapıya sahip olsa da programlarının güncellenmesi gerekiyor.
Bu güncelleme; temsilin bugünün gerçeklerini yansıtacak şekilde yenilenmesini, gelişmekte olan ülkelere tarihsel adaletsizliklerin giderilmesi için destek verilmesini, ülkelerin çok taraflılığı adalet ve hakkaniyet temelinde inşa eden amaç, ilke ve normlara bağlılığının sağlanmasını ve barış operasyonlarının modernleştirilmesini kapsıyor.
Yol haritası ayrıca farklı sorunlara çok taraflı çözümlerle yanıt verilmesini, 21. yüzyıla uygun bir küresel yönetişimin güçlendirilmesini ve çok taraflılığa, BM’ye ve Güvenlik Konseyi’ne duyulan güvenin yeniden tesis edilmesini öngörüyor.
BM’nin Gelecek Paktı da çatışma ve gerginliklerin kök nedenlerinin ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor. Pakta göre kalıcı barış, sürdürülebilir kalkınmayı gerektiriyor. Belgenin belki de en önemli vurgusu ise Güvenlik Konseyi’nin 80 yıl önceki dünyayı değil, bugünün dünyasını yansıtması gerektiği.
Bu vizyon, Güvenlik Konseyi’nin genişletilmesini ve günümüzün jeopolitik gerçeklerini daha iyi temsil eder hale getirilmesini; çalışma yöntemlerinin de daha kapsayıcı, şeffaf, etkin, demokratik ve hesap verebilir olacak şekilde geliştirilmeye devam edilmesini gerektiriyor.
Uluslararası gözlemciler, BM Şartı’nın 24. maddesi uyarınca uluslararası barış ve güvenliğin korunmasından sorumlu olan Güvenlik Konseyi’nin, BM’nin dönüşümü önündeki başlıca sorunlardan biri haline geldiği konusunda hemfikir.
2024 yılında yedi karar tasarısına karşı sekiz kez veto kullanıldı. Bu, 1986'dan bu yana en yüksek yıllık rakam oldu. 2025'te veto sayısı dörde düşse de Konsey yalnızca 44 karar kabul edebildi; bu da 1991'den bu yana en düşük seviye. Kararların yalnızca yüzde 61,4'ü oybirliğiyle alındı.
Adayların önceliği
Bu tablo karşısında BM reformunun, Aralık ayında görevinden ayrılacak olan Antonio Guterres’in yerine aday olan isimlerin ortak gündem maddesi haline gelmesi şaşırtıcı değil.
Yarışta dikkat çeken bir gelişme, üst düzey göreve aday olan kadınların sayısındaki artış oldu. Ancak Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) adayı Lana Nusseibeh, göreve ilişkin vizyonunu açıkladığından bu yana öne çıkan isimler arasına girdi. Nusseibeh’e verilen destekler, onun 11 yıl boyunca BAE’nin BM daimi temsilcisi olarak sergilediği performansa dayanıyor.
Nusseibeh, BM yönetimine ilişkin geniş kapsamlı vizyonunu tek bir ilkeyle özetliyor: “BM’nin yerine getirmediği her vaat, örgüt ile hizmet ettiği halklar arasındaki güveni aşındırıyor.”
Nusseibeh bu çerçevede BM’nin “hedeflerinde iddialı, ancak en büyük etkiyi yaratabileceği alanları belirlemede disiplinli” olması gerektiğini savunuyor. Ona göre örgüt, başka aktörlerin üstlenebileceği görevlerden çekilmeli ve çabalarını BM’den başka kimsenin üstlenemeyeceği alanlara yoğunlaştırmalı.
Nusseibeh’in reform programı, sonuçları kaynaklar, faaliyetler ve yetkilerle ilgili kararların merkezine koymayı amaçlıyor. Nusseibeh’e göre örgüt, herhangi bir faaliyeti hayata geçirirken temel sorular sormalı: Neyi başarmaya çalışıyoruz? Maliyeti nedir? Nasıl bir etki yaratacak? Bu işi yapacak en uygun kurum BM mi?
Nusseibeh, “BM80 Girişimi bir başlangıç noktasıydı. Ben onu hedeflerimizin tavanı olarak değil, asgari düzeyi olarak ele alacağım” diyor. Sonuç odaklı çalışmada kararlı olacağını belirten Nusseibeh, performans değerlendirmesinin de bu sonuçlara dayanacağını ve herkes için somut ve açık olacağını taahhüt ediyor.
Eski diplomat Ahmed Atıf ise X’te yaptığı paylaşımda, “Bakan Nusseibeh’in BM’deki geniş deneyimi göz önüne alındığında, bu üst düzey göreve seçilmesi, uluslararası örgütün performansında, dünyada barış, istikrar ve sürdürülebilir kalkınmaya yönelik niteliksel bir sıçrama olacaktır. Kendisi aynı zamanda örgütün uzun tarihinde onu yöneten ilk kadın olacaktır” ifadelerini kullandı.
Crans Montana Forumu, Küresel Diplomasi Akademisi ve Paris Büyükelçiler Çevresi Başkanı Büyükelçi Jean-Paul Carteron da X hesabından yaptığı paylaşımda, forumun mütevelli heyetinin Lana Nusseibeh’in BM Genel Sekreterliği için “cesur ve son derece takdire şayan” adaylığını desteklediğini duyurdu. Carteron, “yüksek yetkinliğe sahip bu saygın isme” verdiği desteğin, çok taraflı işbirliğinin kuşkusuz varoluşsal bir sınavla karşı karşıya olmasından kaynaklandığını vurguladı.
Pek çok Körfez ülkesi diplomatı da Nusseibeh’e verilen desteğin temelde, BAE’yi BM’de on yılı aşkın süre temsil ettiği meslek hayatına dayandığını belirtiyor. Nusseibeh bu süreçte, BAE’nin Güvenlik Konseyi üyeliği döneminde (2022-2023) Konsey başkanlığını iki kez üstlendi; Genel Kurul’da ve BM Kadın Birimi (UN Women) Yürütme Kurulu’nda da liderlik rolleri üstlendi.





