Piyasaları sarsan ve yüz binlerce yatırımcıyı mağdur eden dev fon skandalında sular durulmuyor. İktidara yakın Sabah gazetesinin iki yazarı, bugünki köşe yazılarında bürokrasideki soru işaretlerine, geciken müdahalelere ve AK Parti cephesindeki vurdumduymazlığa dikkat çekerek dikkat çeken eleştirilerde bulundu.

Hilal Kaplan “Yenin içi...” başlıklı yazısında adaletin işleyişine ve siyasi duruşa dair soru işaretlerini sıralarken; Ekonomi Yazarı Dilek Güngör ise "Bu sefer geç kalmayın" başlıklı köşesinde, SPK'nın aylarca süren ihmalini sert sözlerle hedef aldı.

KAPLAN: “SABAHA KARŞI KONAN TEDBİR GÜN DOLMADAN KALKIYORSA MİLLET MERAK EDER!”

Hilal Kaplan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Kol kırılır yen içinde kalır değil, vücudu sarmaması için gerekeni yapacağız" sözlerini hatırlatarak başladığı yazısında, adli süreçteki şüphe uyandıran kararları ve siyasetçilerin vurdumduymaz görüntüsünü eleştirdi: "Kamuoyunu sorgulamaya iten de bazı gelişmeler var. Örneğin, 27 Eylül'de 42 kişi, 46 şirket ve 18 fona tedbir konuldu; aynı gün ikinci bir yazıyla 45 firma ve 19 fonun tedbiri kaldırıldı. Dün de yine üç kişinin mal varlığına sabaha karşı tedbir konuldu, gün dolmadan kalktı... Vatandaş dosya okumaz ki; sabaha karşı konan tedbir gün dolmadan kalkıyorsa, aradaki saatlerde ‘Birilerinin kulağı mı çekildi’ diye merak eder.”

Sokakta yangın varken iktidar kanadının sosyal medyadaki umursamaz paylaşımlarına da sert tepki gösteren Kaplan, eleştirilerini şöyle sürdürdü: “Bu arada sosyal medyaya bakan AK Parti seçmeni ne görüyor? Gezi kareleri, nazik ziyaret fotoğrafları, kurdele kesimleri, bol hasbihalli toplantılar. Sanki memlekette altı haftadır fon diye bir şey hiç konuşulmamış gibi. Üzücü... Bugün hesabına ara ödeme yatacak olan da, hiçbir kanunun kapsamına girmeyen bu ikinci grup da aynı soruyu soruyor: Bedeli neden hep aynı taraf ödüyor? Bu insanlara teknik açıklama değil, adaletin herkese aynı saatte işlediğini gösteren işaretler lazım.”

GÜNGÖR’DEN SPK’YA: “BEYLER BİRAZ GEÇ KALMADINIZ MI! ATI ALAN ÜSKÜDAR’I GEÇTİ”

Dilek Güngör ise köşesinde, Borsa İstanbul’un ve uluslararası kuruluşların aylar öncesinden yaptığı uyarılara rağmen SPK’nın kılını kıpırdatmadığını rakamlarla ortaya koydu. SPK'nın skandal patladıktan sonra peş peşe bülten yayımlamasını ikiyüzlülük olarak niteleyen Güngör, şu sert ifadeleri kullandı: “Fon krizi patladığından bu yana hemen her gece Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) bir bülteni önümüze düşüyor... Beyler biraz geç kalmadınız mı! Atı alan Üsküdar'ı geçmiş, 455 bin kişi mağdur olmuş, yeni mi aklınıza geldi bu kağıtları incelemek! Vallahi kimse lafı eğip bükmesin, karşı mahalleye yazılar yazdırıp kendini aklamaya kalkmasın, suçunu bastırıp başkalarına çamur atmasın. Her şey kabak gibi ortada...”

SPK'nın taslak rehberi hazırlamasına rağmen 8 ay boyunca süreci nadasa bıraktığını belirten Güngör, kurumun vurdumduymazlığının faturasını vatandaşın ödediğini vurguladı: “Düşünün, olayın boyutu Kasım 2025'te fark edilmişti. Şubat 2026'da taslak rehber vardı. Fakat ne hikmetse 8 ay beklendi! Eğer şubatta taslak rehber görüşe açıldığında SPK düğmeye bassaydı, güçlü bir irade gösterebilseydi, bugün ne bu kadar mağdur olurdu ne de fatura bu kadar kabarırdı! ... Maalesef, geç kalınmışlığın bedeli vatandaşın sırtına bırakıldı.”

SORUMLULAR NE ZAMAN HESAP VERECEK?

İktidara yakın medyada dahi yüksek sesle dile getirilmeye başlanan bu skandal ve bürokratik ihmaller zinciri karşısında, iktidar kanadının ve yetkili organların nasıl bir adım atacağı; mağdur edilen yüz binlerce vatandaşın zararının nasıl tazmin edileceği kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

Kaynak: Milli Gazete