Müslümanlar olarak kendimize gelmediğimiz, farklılıklara
rağmen birlikte yaşamayı öğrenemediğimiz sürece İslam dünyası üzerende
hesapları olan sömürgeci güçler çıkarları için kanımızı akıtmaya devam
edecekler. Dikkat edildiğinde İslam dünyası üzerinde farklılıklar körüklenerek
önce iç çatışmaların fitili ateşleniyor, arkasından da sömürgeci güçler bir
yandan taraflara silah satarken öbür yandan da koruyucu pozlarında güya
taraflar arasındaki çatışmayı durdurmak bahanesiyle hava saldırıları
başlatıyorlar. Neticede ölen, yaralanan yokluğa ve açlığa mahkûm olan benim
kardeşlerim oluyor. İşin acı tarafı aynı senaryo İslam ülkelerinde birbiri peşi
sıra uygulamaya konuyor ve bizim gözümüz bir türlü açılmıyor, oynanan oyunu
göremiyoruz.
Yemen de sahnelenen senaryo yakın geçmişte, Afganistan,
Irak ve Suriye de aynen sergilendi. Önce Müslümanlar birbirlerine kırdırılıyor,
ardından çatışmaları durdurmak(!) adına havadan saldırılarla katlediliyor. Bu
günkü konum Yemen olduğu için oraya dikkat çekmek istiyorum. Şu anda Yemen
halkının hayati yardım malzemelerine ihtiyacı var. Özellikle hasta ve yaralılar
için doktor ve ilaç gerekli. İlan edilen 5 günlük ateşkes sırasında bu
ihtiyaçların ne kadarı karşılanabilir bilemiyorum ama bu konuda Yemen halkının
derdine BM ya da bir başka uluslararası örgütün derman olmayacağını/olamayacağı
söylemek haksızlık olmaz. Çünkü BM İslam dünyasında hayatını kaybedenler
hususunda sadece çetele tutup arada bir onu dünyaya ilan etmekle görevli bir
örgüt olmaktan öte geçmiyor. Buna karşılık Müslümanlar dışında bir yerlerde kan
akarsa dünyayı ayağa kaldırmak gibi bir görev yapıyor. Bunu düşünmek ve
söylemek istemiyorum ama BM, NATO veya bir başka uluslararası örgütlerin görevi
Müslümanları birbirine kırdırmak, bunun alt yapısını hazırlamak, ardından da
sömürgeci güçlerin bu çatışmalarda devreye girmesi için hukuki zemin
hazırlamaktan ibaret.
Yemen e yardım göndermenin en kestirme yolu edindiğimiz
bilgilere göre Suudi Arabistan. Buradan Yemen halkına yardım ulaştırabilmek
içinde Suudi Arabistan ın iznine ihtiyaç var. Bir başka yol ise Cibuti. Ancak,
Cibuti den Yemen e yardım ulaştırılırken bir takım engellerle karşılaşılabilir.
Bunun için bir yandan gıda gibi hayati ihtiyaç maddelerinin Yemen e
ulaştırılmasına çalışılırken, yaralı ve hastaların tedavisini sağlamak amacıyla
acilen bir hava koridorunun açılması gerekiyor. Böylece yaralı ve hastaların
tedavisi bir an evvel ya Yemen e komşu ülkelerde ya da Türkiye de yapılabilir.
Çünkü gelen haberlerden Yemen de çok fazla sayıda acil müdahale bekleyen yaralı
ve hasta olduğunu öğreniyoruz. Hatta gerekli ilaç ve malzemeler sağlanabildiği
takdirde bu yarlı ve hastaların ağır olmayanlarının Yemen de tedavisi de
mümkün. Ancak, şartlar çok kötü. Ülkede elektrik ve su büyük ölçüde kesilmiş
durumda.
Yemen halkının çoğunluğu çatışmalar öncesi de fakirdi.
Çatışmalar bu yoksulluğu daha da artırdı. Bu bakımdan geç kalınmadan Müslüman
dünyanın Yemen halkının yardımına koşması gerekiyor. Yardım kuruluşlarımızın bu
hususta ellerinden geleni yapmaya hazır olduklarını düşünüyorum, hatta bazı
yardım kuruluşlarının bunun için harekete geçtiklerini biliyorum. Ama bunun
için ateşkesle birlikte bir yardım kampanyasının başlatılması, yardımların
sağlıklı bir şekilde Yemen halkına ulaştırılması için bazı tedbirlerin alınması
gerekiyor. Bunun yolu da devletten devlete temaslardan geçiyor. Çünkü ateşkesin
ilan edilmiş olması yardımların Yemen halkına sağlıklı bir şekilde
ulaştırılması için yeterli değil.
Sözün özü, gerek devletler, gerek yardım kuruluşları bir
an evvel harekete geçmeli, bunun için de başta Suudi Arabistan, Yemen halkının
yardımına koşmak isteyenlere kolaylık sağlamalıdır. Çatışmalar bir süre daha
devam ederse sonunda Yemen bitmiş olacak, çatışmaların bitmesi de işe
yaramayacaktır.