Şüphe yok ki Allah, fahşâdan (hayâsızlıktan), münkerden
(kötülükten) ve bağy den (isyan, zorbalık ve yoldan çıkmaktan) sakındırır.
(Nahl16/ 90)
Olayların farkında olmak ya da yüksek boyutta farkındalık
özelliğini kuşanmak iyi bir Müslüman olmayı beraberinde getirir. Her Cuma
namazı hutbesinde hoca efendiler; emredilen ve yasaklanan bu üç şeyden
bahsederler. Yani ayeti her Cuma hutbesinde yüksek sesle okurlar. Neden!
Allah (cc) yasakladı; hayâsızlığı, kötülüğü ve isyanı.
Öncelikle bütün müminlere; sonra bütün insanlara. Yani Adem den kıyamet
gecesine kadar gelecek herkese. Ama şeytan şunları emretti: O Size yalnızca
kötülüğü çirkin hayâsızlığı ve Allah a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi
emreder.
Yasaklanan bu üç şeyi önce Kabil yaptı: kendisine helal
olmayan kızı aldı; hayâsızlığı, kardeşi Habil i öldürerek; kötülüğü, ilk
peygamber ve babası Adem e (a) karşı gelerek; isyan, suçunu ve günahını işledi.
Taşlananlardan oldu.
Allah (cc) fahşayı yasaklarken, şeytan ve dostları
fahşayı emretti ve yaygınlaştırdı. Bu günahı ve suçu yaygınlaştırmak için çok
farklı ve yaldızlı alanlar oluşturdu. Öyle ki fahşadan kaçan cennete,
fahşaya yaklaşan cehenneme yolcu olacaktı.
Fahşâ ve fahişe kelimeleri, Kur an-ı Kerîm de birbirine
yakın olmakla birlikte, değişik anlamlarda da kullanıldığı görülmektedir.
Şeytanın emrettiği kötü davranış ve hayâsızlık; Babalarınızın nikâhladığı
kadınlarla evlenmeyin; ancak (câhiliye devrinde) geçen geçmiştir. Şüphesiz o
bir hayasızlık (fâhişe)dir. O ne kötü bir sözdü ve ne kötü bir yoldu (Nisâ,
4/22) Bakara, 2/169 ayeti de aynı anlamdadır.
Fahşâ, evlilikten sonra fuhuş yapma anlamında
kullanılmıştır: ...O halde fuhuşta bulunmayan, gizli dost edinmeyen namuslu
kadınlar olmak üzere yakınlarının izniyle nikâhlayın... (Nisâ, 4/25).
Çıplak olarak Kâbe yi tavaf etme ve şirk koşma anlamında:
(A râf, 7/8); Hz. Lût Kavmi nin yaptığı çirkin fiil (homoseksüellik) anlamında:
...Sizden hiç kimsenin yapmadığı hayasızlığı mı yapıyorsunuz .. Çünkü siz,
kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz haddi aşan bir
kavimsiniz (A râf, 7/80-81, Ankebût 31/28)
Fahşâ, zina fiili olarak da kullanılmıştır: Zinaya
yaklaşmayın; çünkü o fahişedir ve ne kötü bir yoldur (İsrâ, 17/32). Bunlardan
başka insanlar arasında yayılan kötülük ve fuhşiyât anlamında da
kullanılmıştır: Şüphesiz müminler arasında fuhşiyâtın yayılmasını sevenler
için dünyada rezillik ve ahirette çok acıklı bir azâb vardır... (Nûr,24/19).
Ayrıca fahişe kelimesinin çoğul sekli olan fevâhiş ile
had cezasını gerektiren şeylerin kastedildiği rivâyet edilmiştir (En âm, 6/151;
A raf, 7/33; Şûrâ, 42/37; Necm, 53/32). (Ansiklopedi, Şamil İslam)
Kur an ın bu tanımları fahşanın; bütün kötülüklerin ve
günahın adı ve anası olduğunu göstermektedir. Ancak fahşanın anlamları
içerisinde; zina ve çeşitleri öne çıkmaktadır.
Kavimleri helak sürecine götüren günahların başında da;
şirk ile zinanın diğer adıyla hayâsızlığın başat bir rol aldığı görülmektedir.
Fahşa ile haya asla yan yana gelmez. Aynı ortamı paylaşamaz. Fahşa yarasa, haya
ise güneş misali gibidir. Hayânın yokluğu, fahşanın varlığına davetiyedir. Bu
nedenle en güzel insan ve son nebi Hayâ nın azlığı küfürdür ve Hayâ
imandandır (Buharî, İman, 16; Müslim İman, 57-59) buyurmuşlardır.