Konferans salonunu dolduran üniversite gençliğine
konuşuyorum.
Pazartesi günü fakülteye gittiğinizde bu konuşmadan sizde
bir değişiklik olmayacaksa benim konuşmamın hiç bir faydası yok demektir
diyorum.
Her akşam eve geldiğinde çatık kaşlı hanımından şikayet eden
adama Bu akşam eve gittiğinde kapının zilini çaldıktan sonra hanım kapıyı
açtığında gülerek hanımına Selamün aleyküüüüüm demesini tavsiye ettiğim
adamın bu dediğimi yaptığını ve ikinci günü telefonla bana Hocam, dediğini
yaptım, hanımının da hem şaşkın hem de gülerek Ne oldu dediğini anlattığını
anlattım öğrencilere ve o günden sonra hayatlarının iki tane sünneti hayata
sokmakla değiştiğini söyledim.
Ayet ve hadisler, yaşanmak için vardır.
Yalnız bilgi edinmek için değil.
Öğrencilere Pazartesi günü fakülteye gittiklerinde dış
kapıdan girerken ayırım yapmadan bütün öğrencilerin Allah ın kulu olduğunu,
Hazreti Adem in çocuğu olduğunu her birine peygamber çocuğu gözüyle bakılması
gerektiğini anlattım.
Öğrencilerden biri Çok az da olsa ateistim diyeler var,
Allah ı ve Adem i kabul etmiyor ki dediğinde ben de sahneden:
1- Bunların bir kısmı sizin gibi iman ettiği halde fakültede
fark yapmak için ateistlik ayaklarına yatar ve sizi konuşturur.
Aslında sizin bir çoğunuzdan daha iyi iman savunması
yapabilen bu adam okul bitinceye kadar bu durumu devam ettirir. Okul bitince de
bu numaralarını arkadaşlarına eğlenceli bir şekilde anlatır.
Sonraki zamanlarda duyarsınız ki o ateist diye bildiğiniz
arkadaşınız bulunduğu şehirde İslam mücahitlerinin en önde çalışanı olmuş.
Bunun böyle olduğunu okulu bitirip hayatın içinde olanlar
daha iyi bilirler.
Onun için hiç bir insana hatta hayvana saygısız
davranmayacağız.
2- Gerçekten inanmakta zorluk çekenler vardır.
Onların şüphelerini kendi fikir kıvılcımlarımızın ışığıyla
gidermeye çalışırken katı kâfir haline getirmeyeceğiz.
Sizdeki aklın onda da olduğunu bileceğiz ve Bana göre
kitabından deliller yerine hepimize göre olan Kur an ve sahih Sünnetten
delillerle yanan bir yürekle anlatacağız.
Ateşe doğru koşan çocuğun arkasından annesinin koşuşu gibi
koşacağı biz bu dünya kâfirlerinin ardından, sağından, solundan, önünden.
Ben Allah a, ahirete inanmıyorum. Eğer bunlar varsa
ahirette yanmayı kendi özgür irademle seçiyorum diyene de sevgili
Peygamberimizin bir hadisinden hareketle şöyle deyin:
Bir gün seninle beraber okuldan çıktık. Baktık ki okulun
bahçesinde kalabalık toplanmış.
Yanlarına vardığımızda öğrencilerden biri üzerine benzin
dökmüş, çakmağı da eline almış Kendimi yakacağım diyor.
Ne yaparsın
18 yaşını tamamlamışsın, üniversiteyi kazanacak kadar akla
sahipsin. Ülkemizde de özgürlük ve demokrasi var. Buyur, kendini yak da şu kış
günüde sıcağından ısınalım diyebilir misin
Biz, orada o gencin kendisini yakmaması için su hortumunu
hazır tutan itfaiye erinden daha fazla hazırlıklı olacağız.
Onu engellemek için yalvaran, yalvarırken önleyici tedbir
alan polisten daha fazla çalışacağız.
Cehennem doğru koşan kim olursa olsun.
İsterse Bush olsun, isterse Putin olsun.
Can taşıyan herkesin cehenneme giden yolunun önüne iman
ayetleriyle, çocuğunu ateşten koruyan anne hassasiyetiyle çıkacağız.
Allah yardımcımız olsun.