Efendim; bugün yazımın başlığı sizi şaşırtabilir. Tam Trabzonspor
- Beşiktaş maçı varken vali ile ne işin var diyebilirsiniz.
Maça, pardon kör döğüşüne, birazdan gireceğim.
İstanbul Valisi Sayın Mutlu, ne zamandan beridir Kadıköy
halkının canına okumaktadır. Daha önce Türkiye Gazetesi nde iki defa yazmıştım;
etme eyleme şu Kadıköy Meydanı na miting verme diye... Al sana inat dercesine
bu yazılarımdan sonra Altıyol a şöyle bir pankart astırdı: Bundan böyle bütün
Kadıköy mitingleri Kadıköy Meydanı nda yapılacaktır...
Dün yine bir miting vardı. Polis arkadaşlar Cumartesi günü
de miting olduğunu söyleyip dert yanmaya devam ettiler. Yazık ve ayıp Sayın
Vali!
Şimdi size su soracaklarıma cevap vermenizi dilerim. Ah
keşke karşı karşıya gelsek de sizin ağzınızdan duysam bu cevapları...
1) Söğütlüçeşme den Altıyol Meydanı kaç dakika sürüyor
biliyor musunuz miting günleri Mesafe aşağı yukarı 200 metredir. Miting
günleri otobüs veya otomobille en az 30 dakika...
2) Böyle bir süreçte, kış-yaz, insanların psikolojilerinin
ne hale geldiğini bilir misiniz Siz evinizde pazar keyfi yaşarken tabii ki
3) Siz Kadıköy esnafının çektiği çileden haberdar mısınız
Çok kişi dükkân açmaktan korkmaktadır. Nereden mi biliyorum Sayın Vali; ben
aileden gelme 200 yıllık Kadıköylüyüm... Tanımadığım esnaf hemen hemen yoktur.
4) Sayın Vali; siz bu miting süreçlerinde bu ülkenin ne
kadar yakıt kaybettiğini hiç hesapladınız mı Bu mitinglere Kadıköy de izin
vererek devleti ne kadar zarara soktuğunuzu biliyor musunuz
5) Sakın ola ki mitinglere karşı olduğumu sanmayın!
İnsanların fikirlerini açıkça söylemesi haklarıdır. Ama bu yapılırken ne devlet
zarara uğratılabilir, ne halkın nabzı yükseltilir, ne insanların ekmek parası
kazanması önlenebilir. Doğru mu
6) Size eski bir önerimi tekrarlayacağım. Kadıköy deki yeni
Salı Pazarı tam bu mitinglerin alanıdır bence... İsterseniz emniyet güçlerine
sorun. Hatta esnafa, vatandaşa da... Tabii hakikaten İstanbul a hizmet amacı
taşıyorsanız...
VE MAÇ
Trabzonspor Beşiktaş öyle bir maç oynadılar ki, sormayın
gitsin. Daha doğrusu oynayamadılar ki... Bu maçı yazmaya üşendim doğrusu... Ama
Fırat Aydınus kardeşimin, Serkan ın Fernandes e yaptığı penaltıyı burnunun
dibinde görmemesine şaştım. Ya da çalacak cesareti olmadığını düşünmek bile
istemiyorum. İşte maçtan aklımda kalanlar.