Amerika ve Rusya, Türkiye’nin güvenli bölge tesisi için attığı adımlar karşısında terör unsurlarının çekilmesi için kollarını sıvayınca yandaş medya bunu “büyük bir zafer” olarak kabul etti ve okurlarına da böyle göstermeye çalıştı.

Oysa Amerika ve Rusya’nın güvenli bölge tesisi için atılan adımlar karşısında terör unsurlarının çekilmesi için kolları sıvamaları Türkiye’ye hak verdikleri için değil, bu terör yapılanmalarının daha fazla zayiata uğramaması içindi!

Bir yandan “Bizim Suriye’de ne işimiz var, çekiliyoruz” diyenlerin hemen akabinde “petrol sahalarını korumak” için canla başla çalışmaya başlamaları başka nasıl izah edilebilir?

Onların attıkları bütün adımlar terör unsurlarını korumak ve onlarla beraber çalışmaya yönelik! Bakın şimdi terör PKK’nın yurt dışı uzantısı YPG’ye iş teklif ediyorlar!

Suriye’deki petrol sahalarını yeniden DEAŞ’ın kontrol altına alma ihtimaline karşı YPG’nin bu görevi yerine getirebileceğini ifade ediyorlar.

Yani bugün bizim birinci derecedeki hedefimiz halindeki terör örgütünün yurt dışı uzantıları YPG ve benzeri oluşumlar ABD ve Rusya’nın bölgedeki en yakın işbirlikçileri!

Türkiye ülkesinin güneyinde güvenli bir bölge tesisi için harekete geçince ABD ve Rusya’yı bir telaştır aldı.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin terör örgütüne büyük çapta zarar vermesinin önüne geçmek için hemen “bölgeden çekilmeleri” teklifi ile ortaya çıktılar.

Terör unsurları “Bizi sattınız” diye feryat ederken aslında kendilerine en büyük iyiliğin yapılmakta olduğunun farkına varamamış olmalıydılar.

Amerika ile mutabakatta 120 saat, Rusya ile mutabakatta 150 saat operasyona ara verilerek terör unsurlarının başlarının çaresine bakmaları için büyük bir fırsat sağlanmıştı,

Evet, yandaş medya büyük zaferden söz ediyor ama önümüzdeki dönem terör unsurlarının hepten yok olmamaları ve yeniden derlenip toparlanmaları için büyük bir olanak sağlamış olacak.

Söylendiği gibi ciddi kontrol imkânı sağlanabilirse terör unsurları 30 kilometre uzakta faaliyetlerini sürdürecek demektir.

Bölgeden çekilip çekilmedikleri de çok ciddi bir tartışma konusu olmaya namzettir.

Yani “güvenli bölge” sanıldığı kadar “güvenli bir bölge” olamayacak gibi görünüyor. Zira ABD’nin bölgeye yığdığı silahların çok büyük bir bölümünden henüz hiç haber yok.

Önümüzdeki dönemde o silahları kimlerin kullanacağı meçhul!